Kürt meselesinin çözümüne ilişkin devam eden süreç kapsamında İmralı Adası dün kritik bir görüşmeye daha ev sahipliği yaptı.
Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Faik Özgür Erol’dan oluşun Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İmralı Heyeti, 27 Mart’ta adaya giderek Abdullah Öcalan ile görüştü.
Yaklaşık 5 saat süren bu görüşmeye ilişkin detaylar henüz kamuoyu ile paylaşılmazken “Kadınlar Barışı Konuşuyor” başlıklı etkinlik için Diyarbakır’da bulunan DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, görüşmenin önemine dair İLKE TV’nin sorularına yanıt verdi
İmralı Heyeti’nin İmralı’da Abdullah Öcalan ile yaptığı son görüşme öncesinde, bunun önemli bir görüşme olacağı yönünde açıklamalar kamuoyuna yansıdı. bu görüşmeyi önemli kılan nedir?
Bu görüşmeyi kritik kılan aslında geldiğimiz an, zaman. Bu görüşmeyi kritik kılan ortak raporun çıkmış olması, Meclis Komisyonu’ndan raporun gereklerinin henüz nasıl yerine getirileceğine ilişkin bir takvimlendirmenin kamuoyuyla paylaşılmamış olması, çeşitli iddiaların yer alıyor olması, işte Haziran diyen var, Temmuz diyen var. Öyle kulis haberlerinin çıkıyor olması ama buna ilişkin yetkili kişilerin, ilgililerin bir açıklama yapmamış olmaları henüz.
Yine bir yıl olacak neredeyse 11 Temmuz Süleymaniye’de silahların yakılarak imha edilmesinden bugüne. 30 kişi silah bıraktı, yaktı ama o 30 kişi de dönemedi. Türkiye’de demokratik siyaset hakkından faydalanamadı. Ne olacak? Silah bırakanların akıbeti, geçiş hukuku yasası ya da müstekil yasa ya da kod yasa çeşitli isimlendirmeler yapılıyor ama siyaseti şiddetten arındıracak yasal düzenlemeler nasıl gerçekleştirilecek? İşte bunlara ilişkin de bir görüşme olması, görüşme olacağını varsayıyorduk. Neticede heyetimiz bu gündemlerle toplandı.
Fakat o 5 saat süren görüşmenin detaylarına ilişkin henüz bizim de bir bilgimiz yok. Önümüzdeki günlerde, zaten İmralı Heyetimiz her zaman olduğu gibi yazılı bir biçimde bunu bir açıklamayla kamuoyuna iletilecektir.
Heyet’ten bu konuda henüz bir açıklama gelmedi ama Öcalan’ın Newroz meydanlarında okunan son bu mesajında “demokratik entegrasyon” vurgusu öne çıktı. Önümüzdeki günlerde bu noktada hangi adımların atılmasını bekliyorsunuz?
Şimdi demokratik entegrasyon tabii böyle hani birkaç cümleyle birkaç dakikada ayak üstü anlatılabilecek bir şey değil ama demokratik entegrasyon vurgusu önemli. Yeniden bir bütünleşmeden, toplumsal bir bütünleşmeden bahsediyoruz. Çeşitli ayakları olan bir konudan bahsediyoruz. Hak ve kazanımlardan bahsediyoruz. Bunların korunmasından bahsediyoruz ve bunlar aynı zamanda bir anayasa meselesi. Türkiye’de de bir toplumsal sözleşmeye ihtiyaç olduğu, sanıyorum herkesin ortak fikri ama bu toplumsal sözleşme nasıl yapılacak, hangi yöntemle olacak? Tüm bunlar da ayrı ayrı tartışılması gereken konular.
Dolayısıyla demokratik entegrasyon, asimilasyona karşı geliştirilen, inkar politikalarına karşı geliştirilen bir güçlü yeni hayat önerisi. Bunun altı nasıl doldurulacak? Hukuken ne tür güvencelerle sağlam hale getirilecek? Tüm bunlar önümüzdeki dönemin tartışma başlığı.
Eş Genel Başkanınız Tuncer Bakırhan, Abdullah Öcalan için İmralı’da yeni bir yer inşa edildiği bilgisini paylaştı. Daha önce de Öcalan’ın yasal statüsü belirlenmeden bu yeni yere geçmeyeceğini söylediği yönünde kimi kulis bilgileri kamuoyuna yansımıştı. Öcalan’a statü talebine dair yaklaşımınız nedir?
Şimdi bizim statü meselesi ile ilgili yaklaşımımız şöyle: Bunu yıllardır söylüyoruz. Şimdi Öcalan önemli bir aktör. Meselenin çözümünde ana muhatap, baş aktör, baş müzakereci. Şimdi temel özne ve içinde bulunduğu koşullar imkansızlıklardan ibaret. Özgür iletişim kuramıyor, özgür yaşayamıyor, özgür çalışamıyor. Ama bu süreci yürütmesi gerekiyor ve bu sürecin temel muhataplarından biri. Şimdi bu nasıl olacak?
Öcalan’la kurulan hukukun adının konulması gerekiyor. Yeni bir yerleşke yapılsa bile o yerleşkenin statüsü ne olacak mesela? Bütün bunların netleştirilmesi gerekiyor ve hukuken de tarif edilmesi gerekiyor. Bizim için statü tartışmalarının karşılığı böyle.
Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’a, yeni sürecin takviminin belirlenmesi çağrısında bulundunuz. Bu konudaki çağrınıza henüz bir yanıt gelmese de beklentiniz nedir?
Biz bu konuda önümüzdeki günlerde bir yanıt gelmesini, bizim yaptığımız çağrı dolayısıyla değil, toplumsal beklenti bu olduğu için biz de bu çağrıyı yapıyoruz. Yani dolayısıyla önümüzdeki günlerde bu konuya dair bir gelişme olması gerekiyor. Böyle bir beklentimiz var. Hatta önümüzdeki günlerde koordinatör grup başkan vekilleriyle de bir araya gelme ihtimali var. Meclis başkanı, komisyon başkanı olması sıfatıyla da.




