DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları Çerçeve Yasa’nın Meclis’te kabulünün ardından açıklamalarda bulundu.
Halk TV yayınına konuk olan Hatimoğulları Kürt meselesinni çözümüne dair süreç için dile getirilen “Bu sürecin tuzakları olur mu? Seçim hesabı için mi yapılıyor?” sorularına da yanıt verdi.
Hatimoğulları şunları kaydetti:
Olabilir. Biz barış sürecinin herhangi bir siyasi partinin, biz dahil, dar talebi olarak ele almıyoruz. Yorganı sürekli kendine çekmeye çalışan er ya da geç başarısız olur. Bu yasayı hakkaniyete uygulamak gerekiyor. Handikapları var. Meclis’te siyasi bir komisyon
olacak. Diğeri devletin güvenlik bürokrasisinden oluşacak. Bu kurulun süreci takibi ve teyidi yapabilmek amacıyla oluşacak. Her şey bu kurula bağlı. En büyük handikap. Güvence verdikçe güven oluşur, güven oluştukça güvenceler verilir. Usta bir duvar ustasının tuğlaları dizmesi gerekir.”
‘Türkiye bölünmez, halkların çok daha güçlü kenetlendiği bir dönemi zorluyoruz’
Sürecin iktidar tarafından seçimde bir koza dönüştürülebileceği” iddialarına dair de konuşan Doğan “Bu toplumsal bir kaygı. Bu bir seçim anlaşması değildir. Bu Kürt sorununun barışçıl yöntemle çözülmesi sürecidir. Bu bir demokrasi meselesidir. Eşit yurttaşlık hakkı ve hukuku ile çözülür. İtirafçılık dayatan bir yasa değil. Dün ret oyunu hararetle savunan vekiller ‘Silah bırakıp Meclis’e
gelmek istiyorlar’ dediler. Bunun nesi kötü? Silahı bırakması iyi değil mi? Türkiye bölünmez, halkların çok daha güçlü kenetlendiği bir dönemi zorluyoruz. 72 milletten 86 milyon vatandaşımız eşit yaşasın. Hepimiz asli yurttaşlarıyız. Ana dil bölmez, müsterih olalım. Türk kardeşlerim bu kaygılarla daha fazla yaşamayalım” ifadelerini kullandı.
‘Bu atmosferde yeni bir anayasa fiilen imkansız’
Hatimoğulları, partisinin Anayasa değişikliği teklifine ne diyeceğine ilişkin merak edilen soruyu da yanıtladı:
“Mevcut iktidar var olan Anayasa’yı da uygulamıyor. Kobane davasındaki bütün arkadaşlarımızın AYM kararı çerçevesinde bırakılmalı. AİHM kararını uygulamıyor. Figen Yüksekdağ’ın, Demirtaş’ın ve arkadaşlarımızın tutuklu olması yasadışı. Demokratik bir anayasa olmaz. Şahsa uygun anayasa olmaz. Demokratik anayasaya ihtiyaç vardır. Ama gökten zembille inmez. Yol temizliği yapılmalı. Gezi tutukluları gibi AYM’den faydalanması gerekir. Kayyum anayasaya aykırı. Cumhur İttifakının kabul ettiği ve anayasaya aykırı bir yasa. Seçme ve seçilme hakkını ortadan kaldırır. Bu atmosferde yeni bir anayasa fiilen imkansız.”




