• Ana Sayfa
  • Manşet
  • İran savaşı: Şam Hükümeti ne kadar tarafsız kalabilecek?

İran savaşı: Şam Hükümeti ne kadar tarafsız kalabilecek?

ABD ve İsrail’in 28 Şubat’tan bu yana yürüttüğü İran savaşı ve Tahran’ın bölge ülkelerine yaptığı misilemeler Şam yönetimini de tehdit ediyor

İran savaşı: Şam Hükümeti ne kadar tarafsız kalabilecek?
İran savaşı: Şam Hükümeti ne kadar tarafsız kalabilecek?
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 4 Nisan 2026 22:29
  • Güncellenme: 5 Nisan 2026 00:15

ABD ve İsrail’in 28 Şubat’tan bu yana yürüttüğü İran savaşı, Şam yönetimini de tehdit ediyor. Geçici Hükümet Başkanı Ahmed Şara tarafsızlık politikasını sürdürmek istediklerini açıklarken uzmanlar bu tutumun ne kadar sürdürülebilir olduğunu sorguluyor.

Irak’taki Şii milislerin ve Tahran destekli Hizbullah’ın saldırılarının hedefindeki Şam, İran savaşında tarafsız kalmaya çalışıyor. Geçici Şam Hükümeti Başkanı Ahmed Şara, bu hafta gerçekleştirdiği Birleşik Krallık ziyaretinde Başbakan Keir Starmer ile bir araya geldi. Londra yönetiminden yapılan açıklamada iki ülkenin de Hürmüz Boğazı’nın yeniden tam kapasite faaliyet göstermesi için uygulanabilir bir planın gerekliliği üzerinde durduğu belirtildi.

Şara, Birleşik Krallık merkezli düşünce kuruluşu Chatham House’un düzenlediği etkinlikte ülkesini savaşın dışında tutmak istediğini yineleyerek “Yeterince savaş yaşadık. Başka bir savaş deneyimine hazır değiliz” dedi.

14 yıl süren yıkıcı iç savaşın ardından Suriye’yi yeni bir çatışmanın içine sokmak istemediğini vurgulayan Şara şöyle devam etti: “Suriye herhangi bir tarafın hedefi haline gelmedikçe herhangi bir çatışmaya dahil olmayacak. Ancak ne yazık ki bugün işler akıllı kişiler tarafından yönetilmiyor. Durum istikrarsız ve öngörülemez.”

Tarafsızlık politikası zorlanıyor

Financial Times’ın analizinde, İran savaşının başından bu yana Suriye topraklarına düzenlenen saldırıların ülkenin tarafsızlık politikasını zora soktuğuna dikkat çekiliyor. Beyrut’taki Carnegie Ortadoğu Merkezi’nden Suriye uzmanı Kheder Khaddour, savaşın uzamasıyla Şam yönetiminin çatışmalara çekilebileceğine işaret ediyor: “Bu savaş ne kadar uzun sürerse, bu çatışma ne kadar yayılırsa Suriye’ye sıçrama riski de o kadar artar.”

Reuters’ın geçen ay yayımladığı haberde ABD’nin Lübnan’daki Hizbullah’ın silahsızlandırılmasına yönelik operasyonlara katılması için Şara yönetimine baskı yaptığı öne sürülmüştü. ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack iddiaları yalanlarken Khaddour da “Suriye silahlı kuvvetlerinin böyle bir şey yapma imkânı yok. Kendi topraklarını zar zor koruyacak kadar güce sahipler” demişti.

Şam krizi fırsata çevirmeye çalışıyor

Öte yandan Şam yönetimi, İran savaşının yarattığı enerji krizini kullanarak yatırım çekmeyi de amaçlıyor. Avrupa temasları kapsamında Almanya’yı da ziyaret eden Şara, Berlin’deki iş insanlarıyla bir araya geldiği toplantıda Hürmüz Boğazı’ndaki durumun yarattığı enerji krizinde Suriye’nin “güvenli bir alternatif rota” işlevi görebileceğini vurguladı: “Suriye’nin stratejik konumu sayesinde tedarik zincirlerinin güvenliği sağlanabilir, Akdeniz kıyıları üzerinden enerji tedariki güvence altına alınabilir.”

Irak da yıllarca aradan sonra bu hafta Suriye üzerinden karayoluyla petrol ihracatına başladı. Politico’nun aktardığına göre Iraklı yetkililer, kamyonlarla sevkıyatın başarılı olması halinde Kerkük-Baniyas boru hattının tamir edilerek yeniden kullanılabileceğini söylüyor.

Financial Times analizinde, İran savaşının yarattığı krizde Şara’nın “farklı bir yol çizmeye çalıştığı” vurgulanıyor. Medya kuruluşuna konuşan bir kaynak ise “Savaş, Ortadoğu’yu farklı şekilde düşünmeye zorluyor” diye belirtti. (indyturk)