• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Erdoğan’dan Kabine sonrası açıklamalar: Erken ya da ara seçim yok

Erdoğan’dan Kabine sonrası açıklamalar: Erken ya da ara seçim yok

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ne hükümetimizin ne de milletimizin yakın vadedeki gündeminde erken ya da ara seçim yer almamaktadır. Tek gündemimiz ülkemizi bölgedeki ateşten uzak tutmaktır.” diye konuştu.

Erdoğan’dan Kabine sonrası açıklamalar: Erken ya da ara seçim yok
Erdoğan’dan Kabine sonrası açıklamalar: Erken ya da ara seçim yok
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 6 Nisan 2026 19:23
  • Güncellenme: 6 Nisan 2026 20:30

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı sonrası gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

“Bize kimse gündem dayatamaz.” diyen Erdoğan, siyasi koordinatlarında erken ya da ara seçimin yer almadığını söyledi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in konuşmalarında gündeme gelen erken seçim tartışmalarına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ne hükümetimizin ne de milletimizin yakın vadedeki gündeminde erken ya da ara seçim yer almamaktadır. Tek gündemimiz ülkemizi bölgedeki ateşten uzak tutmaktır. Biz havanda su dövme değil, iş yapma, hizmet üretme, milletimize hizmet etme peşindeyiz” diye konuştu.

Erdoğan’ın gündeminde Kürt meselesinin çözümü için devam eden süreç de vardı. Meclis Komisyonu’nun bu konuda hazırladığı ortak rapora işaret eden Erdoğan, “Komisyonumuz, nihai raporuyla sürece ufuk çizmiştir. Uzlaşı temelinde yürütülmesi noktasında bir anlayış oluşmuştur. Bunu çok kıymetli buluyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan “Raporun çizdiği perspektif çerçevesinde süreçle ilgili çalışmaların ivme kazanmasında fayda olduğu kanaatindeyiz. Özellikle bölgemizin yeniden dizayn edilmeye çalışıldığı, Türkler, Kürtler, Araplar ve Farsların arasına duvarlar örülmeye çalışıyorken oynanan oyunları ancak ‘Terörsüz Türkiye’ vizyonuyla üstesinden gelebiliriz. Partilerin de bu zaviyeden bakmasını temenni ederim. Söz söyleyen herkesin yapıcı bir üslup kullanması gerektiğinin altını çizmek isterim.” diye kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın toplantının ardından yaptığı açıklamalardaki satır başları şöyle:

“Dünya Ekonomik Forumu Ülke Stratejisi toplantısı vesilesiyle küresel iş dünyasının üst düzey yöneticilerini Türkiye’de ağırladık. Toplantıya 16 ülkeden imalat, teknoloji, enerji, finans, varlık yönetimi gibi farklı sektörlerden toplam değeri 1,2 trilyon doları bulan yatırımcılar iştirak etti.

Türkiye’nin uluslararası yatırımcıların gelecek planlamalarında bir istikrar adası, güvenli bir liman olarak öne çıktığını görmekten büyük memnuniyet duyuyoruz.

Hürmüz Boğazı fiilen kapandı. Hürmüz, sıradan bir geçiş olmanın ötesinde, dünyadaki petrolün yüzde yirmisinin ve doğal gazın çok önemli bir kısmının taşındığı kritik bir hattır.

Mesele sadece enerjiyle değildir. Petrokimya ürünleri, gübreler, ilaç ham maddeleri ve yarı iletken üretiminde kullanılan helyum gibi birçok kritik mamul de bu boğazdan geçiyor.

Hürmüz’ün kapanması yalnızca bir sektörü değil, enerjiden tarıma, sanayiden teknolojiye her alanda küresel ekonomiyi derinden sarsıyor. Mesela, Avrupa’nın son 30 günde fosil yakıt faturası 17 milyar dolar kabardı. Doğalgaz fiyatı yüzde yüz, petrol ise yüzde 60 oranında artış kaydetti.

Enerji arz güvenliği, tedariki ve depolama noktasında bizim sorunumuz yok. Türkiye’nin Hürmüz geçişli herhangi bir LNG tedariki bulunmuyor.

Gübre ve ham madde tedariklerimizi de zaten çok önceden yapmıştık. Savaştan bu yana alternatif ülkelerden uygun fiyata üre gübresi temini için gümrük vergisini sıfıra indirdik. Keza bazı gübre cinslerinde de gümrük vergisini sıfırladık.

İhracat kapasitesine sahip olduğumuz gübrelerin ihracatını da durdurarak bu ürünlerin yurt içinde daha fazla kullanılabilmesinin önünü açtık. Ayrıca antrepolarda bulunan üre gübresinin Türkiye üzerinden yurt dışına transitini ve yeniden ihracını durdurduk. Gübre gibi tarımsal üretim girdilerinde sıkıntımız yok.

Aldığımız tedbirler sayesinde inşallah gıda arz güvenliğinde de hiçbir sorun yaşamayacağız.

Dış borcumuzun ve toplam dış finansman ihtiyacımızın milli gelire oranı tarihsel ortalamaların altında.

Savaşın başlamasından sadece beş gün sonra eşel mobil sistemini devreye aldık.

Motorinde litre başına 17 lira, benzinde ise 12 liraya yakın artış pompaya yansıtılmadı. Şimdiye kadar toplam 50 milyar lirayı bulan ek maliyet, Eşel Mobil sistemi sayesinde devletimiz tarafından şu şekilde bahsedilmiş oldu.

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın kefalet desteğiyle turizm ve ihracat odaklı sektörlere yönelik yeni bir kredi imkânını bu hafta sonu devreye aldık. Bu kredinin toplam büyüklüğü 120 milyar liradır. Turizm işletmeleri için 60 milyar lira, ihracatçılar için 42 milyar lira ve katılım finans alanında 18 milyar lira ek limit tanımladık.

Finansmana erişimde yaşanabilecek daralmaların önüne geçmeyi ve reel sektörün nakit akışını korumayı hedefliyoruz.

Dezenflasyon programımızda da herhangi bir taviz söz konusu değil. İstihdamın, üretimin ve ihracatın korunması bu süreçte de önceliğimiz.

Ülkemize düşmanlığı bilinen yabancı medya organlarında bile Türkiye’nin yeni dönemin parlayan yıldızı olacağına dair haberler yazılıyor.

Tıpkı salgın döneminde olduğu gibi, bu küresel krizin de ülkemizin önünde yeni kapılar açacağına biz yürekten inanıyoruz.

Türkiye’nin dört bir yanını 5G altyapısıyla donattık. 1 Nisan itibarıyla 81 il merkezimizde hizmete aldığımız 5G’yi inşallah iki sene içinde ülkemizin her karışında hizmete sunacağız.

5G teknolojisi ülkemizin önünde iletişimin yanı sıra ulaştırmadan sağlığa, tarımdan üretime, ekonomiden eğitime birçok alanda yeni fırsat pencereleri açacak.

Geçen hafta hizmete açma kıvancını yaşadığımız bir diğer alan sulama yatırımlarıydı. 54’ü baraj ve gölet, 109’u sulama tesisi, 18’i içme suyu tesisi olmak üzere toplam 563 yeni tesisimizi ekonomimize kazandırdık.

Güncel yatırım bedeli 137 milyar lira olan bu eserlerle 896 milyon metreküp su depolama kapasitesi geliştirmiş, 1 milyon 190 bin dekar araziyi sulamaya açmış olduk.

Senelik 212 milyon metreküp içme suyu sağlamanın yanı sıra içme suyu arıtma kapasitemizi günlük 301 bin metreküp daha artırdık.

Tamamladığımız tesisler güncel rakamlarla ekonomimize yıllık 22 milyar lira katkı yapacak.

7 Nisan Ulusal Kanser Haftası vesilesiyle erken teşhisin önemine dikkat çekmek istiyorum. Biliyorsunuz dünyada pek az örneği olan bir uygulamayla ülkemizde kanser taramalarını tamamen ücretsiz gerçekleştiriyoruz. Bu kapsamda son bir yılda 7 milyon 700 bin vatandaşımıza ücretsiz kanser taraması yapıldı.”