• Ana Sayfa
  • Gündem
  • DEM Parti heyeti Siverek’te: Şiddet dili ve zihniyeti uyarısı

DEM Parti heyeti Siverek’te: Şiddet dili ve zihniyeti uyarısı

Siverek’te saldırının gerçekleştiği okul binası önünde açıklamaya yanan DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, “Şiddet dilinden, şiddet zihniyetinden kendini kurtaramayan insanlar aslında bu topluma kötülük yapmaya devam ediyor” dedi.

DEM Parti heyeti Siverek’te: Şiddet dili ve zihniyeti uyarısı
DEM Parti heyeti Siverek’te: Şiddet dili ve zihniyeti uyarısı
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 16 Nisan 2026 18:55

DEM Parti heyeti Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde önceki gün (14 Nisan) gerçekleşen saldırının yapıldığı okulu ziyaret etti.

Saldırganın hayatını kaybettiği ve 16 kişinin yaralandığı Ahmet Koyuncu Mesleki Teknik Anadolu Lisesi önüne gelen heyet, burada yaşananlara ilişkin bilgi aldı. Yurttaşlarla bir araya gelen heyet, yaşananlardan dolayı üzüntülerini ifade etti.

Heyet, okul binası önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “Ne okulda ne sokakta ne bugün ne yarın şiddeti normalleştirmeyeceğiz” ve “Öğretmenlerin ve öğrencilerin en temel hakkı, yaşam hakkıdır. Okul güvenliği tartışılamaz, korunmalıdır” pankartları açıldı.

Açıklamada ilk olarak DEM Parti Eğitimden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı İlknur Birol konuştu. İlknur Birol, 30 yıl boyunca eğitim kademelerinde çalıştığını belirtti.

Son iki gündür okullarda yaşananların büyük bir alarm olarak gözüktüğünü ifade eden İlknur Birol, “Yaşananlar, bugün çocukların çocukları vurduğu ülke haline geldiğimizin göstergesidir. Art arda yaşadığımız iki olay çocuklara çocuklar tarafından kurşun yağdırıldığı bir iklimden geçiyoruz. Onlarca ölüm ve yaralıdan söz ediyoruz. Başka ülkelerde yaşanan ve televizyonlarda haber diye izlediğimiz şeyler hemen yanı başımızda yaşanıyor. Yıllardır eğitim sistemi üzerinde siyasi kaygılarla oyun oynayanların, eğitim sistemini sermayeye ucuz iş gücü olarak peşkeş çekenlerin, eğitim sistemini bir grubun inancına mensupları için kayrılma haline getirildiği siyasi zihniyetin sonuçlarını yaşıyoruz. Bu ölümler ve saldırılar asla münferit değildir. İnanılmaz derecede politiktir. Bir sonuçtur. Bu işin sorumluları var. Bunlar kendiliğinden olmadı” dedi.

Öğretmenlerin çaresiz, çocukların ise geleceksiz bırakıldığını dile getiren İlknur Birol, “DEM Parti, çocuklara ve gençlere sahip çıkan bir demokratik toplum, barışçıl toplum, şiddetsiz toplum ve geleceği umutla kavrayan bir neslin yetiştirilmesi için taşın altına elini koyması gerekiyorsa sonuna kadar koyacak. Barış lafını boşuna etmedik bugüne kadar. Biz ettiğimizde bazıları gülümsedi. Bazıları bize karşıdan laf yetiştirmeye çalıştı. Barış lafını işte bu yüzden ettik. Hepimiz aklımızı başımıza alacağız. Siyaset sorumlu davranacak. Bu işin sorumluları var. En tepede oturuyor. Hesap vermek zorundalar. Kaçamazlar. Bugün bu çocukların gölgesinden kaçamazlar. Siyasi sorunlarla bunu geçiştiremezler” diye konuştu.

Ardından konuşan DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, “Siverek’te, Maraş’ta yaşanan bu olaylar münferit olaylar değil. Tesadüfen karşılaştığımız olaylar değildir. Sistematik bir şiddetin sonuçlarını yaşıyoruz. Ve bu sistematik şiddet bu toplumu öyle bir sarmalamış ki onlarca yıldır bu şiddetin içinde adeta yoğrulmuşuz. Bu şiddet yeni çıkmadı karşımıza. Onlarca yıldır aslında bir şiddet dilinin, bir nefret söyleminin, bir ayrımcılığın, bir kötülüğün bütün ülkeyi kapladığını çok iyi biliyoruz. Sadece bu iktidar değil, bundan önceki iktidarlar kadar uzanan bir şiddetin aslında bugün bedelini bütün toplum olarak katlanıyoruz” dedi.

Toplumsal barışın kolay olmadığını kaydeden Temelli, “Herkesin dilinde, herkes barış sever, herkes barıştan yana konuşuyor. Ama şiddet dilinden, şiddet zihniyetinden kendini kurtaramayan insanlar aslında bu topluma kötülük yapmaya devam ediyor. Gerçekten barıştan yanaysak barış için mutlaka inisiyatif almak, sorumluluk almak, cesaretle adım atmak gerekir. Şimdi siz bu adımları atmadığınız zaman bugün bu cenazelerin müsebbibi de olursunuz. Toplumsal barış için, toplumu şiddetten kurtarmak için, şiddetsiz bir toplumu var etmek için artık hiçbirimizin bahanesi olamaz. Kabul edilemez. Onlarca yıldır bu topluma ekilen bu nefret söylemleri, bu şiddet tohumları İşte çocuklarımızı bizden alıp kopartıyor. Kadın şiddeti zaten onlarca yıldır sürüyor. Emekçi şiddeti onlarca yıldır sürüyor. Kürt düşmanlığı onlarca yıldır sürüyor. Dolayısıyla dönüp baktığınızda bu ülkede şiddetin her rengini yaşıyoruz biz. Şimdi şiddetsiz toplum diyorsak o zaman bütün bu alanlarda hep beraber dayanışmayla güçlü bir mücadeleyi var etmek zorundayız. Barışın mücadelesini var etmek zorundayız. Aksi halde biz her cenazede sonra aynı hamasetle topluma seslenip sonra bunun unutulması için yine bir bekleyişe sürüklenebiliriz” ifadelerini kullandı.

“Toplumu zaten bekçiyle, çavuşla yeterince militarize ettiniz” diye seslenen Temelli, “Maraş’ta yaşanan olayda bir evde var olan yedi silahtan bahsediliyor. Evet, bir evde yedi silah. Bu ülkede ruhsatlı 10 milyon, ruhsatsız da 25 milyon silah var. Yani 35 milyon silah bireysel silahlanma sonucu evlerimizde. Toplumun her yerinden silah çıkıyor. Artık biz bu işlerin silahla değil, gerçekten eğitim sisteminin ihtiyaç duyduğu bir güvenlikli okulu var ederek ancak çözüm üretileceğine inanıyoruz. Bunu da hep birlikte yapabiliriz. Velisiyle, öğretmeniyle gerçekten eğitimli güvenlik görevlileriyle güvenli bir okul var etmemiz mümkün” diye konuştu.

Açıklama, konuşmaların ardından son buldu.