• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Siyasi parti temsilcilerinden Demirtaş’a ziyaret: ‘AİHM ve AYM kararlarını uygulayın’

Siyasi parti temsilcilerinden Demirtaş’a ziyaret: ‘AİHM ve AYM kararlarını uygulayın’

Siyasi parti temsilcilerinin Edirne Cezaevi’nde Demirtaş ve Mızraklı’yı yaptığı ziyaretin ardından konuşan Bakırhan, iktidara seslendi: “Ülkeyi yönetenler samimiyse barışa ulaşacağımız merdivenin ilk basamağı olan AHİM ve AYM kararlarını bir an önce uygulamalıdır.”

Siyasi parti temsilcilerinden Demirtaş’a ziyaret: ‘AİHM ve AYM kararlarını uygulayın’
Siyasi parti temsilcilerinden Demirtaş’a ziyaret: ‘AİHM ve AYM kararlarını uygulayın’
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 22 Nisan 2026 11:52
  • Güncellenme: 22 Nisan 2026 13:33

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Emekçi Hareket Partisi (EHP), Emek Partisi (EMEP), Türkiye İşçi Partisi (TİP) ve Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP) temsilcileri,  ESP, DBP, Devrimci Parti, SODAP, SYKP, SMF ve Yeşil Sol Parti temsilcilerinden oluşan heyet, Edirne’de Selahattin Demirtaş ve Selçuk Mızraklı’yı ziyaret etti.

Edirne Cezaevi’nde tutulan eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Selçuk Mızraklı’yı ziyaret etti.

Ziyaret sonrası siyasi parti temsilcileri cezaevi önünde basın açıklaması yaptı.

Açıklamada ilk sözü Emekçi Hareket Partisi (EHP) Genel Başkanı Hakan Öztürk aldı.

Hakan Öztürk, şunları söyledi:

“Bugün buradaki niyetimiz barışı başlatmak, barış için kapıyı aralamaktır. Bu nedenle Selahattin Demirtaş’ı ve Selçuk Mızraklı’yı ziyarete geldik. Onlara düşüncelerimizi ilettik, onların düşüncelerini aldık. Bir yıldan beri barış konusu gündemde. Fakat artık bunun hayata geçirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü gereken görüşmeler yapıldı, raporlar yazıldı, ateşkes sağlandı. Bundan sonra önemli bir adım atmak istiyoruz. İlk adımı atmak istiyoruz ve bu ilk adımı atmakla geri dönüş yolunun kapatılmasını istiyoruz. Bu nedenle toplum tarafından kabul gören konularla ilgili adım atılması meselesini gündeme taşımış oluyoruz.” 

Birçok cezaevinde siyasi rehineler var’

EMEK Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, “Sadece Edirne değil, Silivri, Sincan, Kandıra, Türkiye’nin birçok cezaevinde siyasi rehineler var. Bugün burada Anayasal hak olan ve uluslararası mahkemelerin almış olduğu kararların uygulanması talebiyle, Türkiye’de siyasal operasyonlara son verilmesi gerektiğini talep ediyoruz. Bu ülke, bu halk, işçiler, emekçiler, Türk ve Kürt halkı bu anti-demokratik uygulamaları hak etmiyor. İktidarın adım atması gerekir. İktidarın Anayasal kayıtsız şartsız bir şekilde uygulaması gerekir. Bugün tutukluk hali, mahkumiyet hali adeta iktidarın elinde bir silaha dönüştürülmüş durumda. Bakın bugün bir kez daha gözaltına alınan belediye başkanları ve onların çalışanları tutuklandı. Edirne Cezaevi’nden buradan çağrımız şudur. Türkiye’nin demokratikleşmesi, Türkiye’nin hak ve özgürlüklerini halkın kullanması, eşit koşullarda bir arada yaşamasının teminatı bir an önce düzenlemelerin yapılarak hayata geçirilmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı.

‘Sandıkta yenemediği muhalefeti yargı eliyle susturmak istemektedir’

Türkiye’nin uzun süredir siyasal yargı eliyle şekillendirilen ağır baskıcı bir dönemden geçtiğini vurgulayan CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftçi, mahkeme salonlarının siyasi rekabeti bastıran, topluma gözdağı veren ve muhalif siyasetçilerin susturulmak istendiği bir merkeze dönüştüğünü belirtti. Gül Çiftçi, “Seçilmiş belediye başkanlarının, gazetecilerin, aydınların, toplumsal muhalefetin farklı kesimlerinin ceza tehdidi altında tutulduğu bu düzende demokrasi sistematik bir biçimde yok edilmek istenmektedir. Partimizin kurumsal kimliğine, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız ve 15,5 milyon yurttaşımızın oylarıyla belirlediği Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu’na, belediye başkanlarımıza ve yol arkadaşlarımıza yönelik yargı kuşatması, Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın haksız yere cezaevinde tutulması, yine tutuklanan Tayfun Kahraman, Çiğdem Mater ve Osman Kavala’ya yönelik ağır hak ihlalleri ve son dönemde yaşadığımız tüm hukuksuzluklar tek bir şeye işaret etmektedir. İktidar, sandıkta yenemediği muhalefeti yargı eliyle susturmak istemektedir. İktidarın bu anlamda AİHM kararları Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası yükümlülüklerin parçasıdır ve uygulanmaları anayasal bir zorunluluktur” dedi.

Türkiye’nin birçok meselesi olduğunu vurgulayan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, toplumun neredeyse yediden yetmişinin adalet aradığını kaydetti. Meclis komisyonu raporu, Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına uyulması gerektiğinin altını çizen Bakırhan, “AİHM’in defalarca ihlal kararı vermiş olduğu Edirne Cezaevi’ndeyiz. Kobanê davası tutukluları var. Eğer gerçekten bu konuda ülkeyi yönetenler samimiyse merdivenin ilk basamağı olan AİHM ve AYM kararlarının bir an önce uygulanması gerekir. Can Atalay, Osman Kavala, Tayfun Kahraman’la ilgili de aynı karar var. Bugün AİHM ve AYM kararlarına dikkat çekmek için Edirne Cezaevi’ndeyiz. Şimdi adalet arayanları niye cezaevinde tutuyorlar? Anlamakta insan güçlük çekiyor. Ya emin olun, siz Tayfun Kahraman’ı bıraksanız, Osman Kavala’yı bıraksanız, Can Atalay’ı, Selahattin ve Figen başkanları, Kobani kumpas davasında yargılanan diğer arkadaşları bıraksanız hiçbir yere gitmezler. Çünkü onlar bu ülkeyi sevdikleri için bu ülkenin adil, demokratik, eşitlikçi bir ülke olması için mücadele ettiler. Dolayısıyla bıraksanız da bir yere gitmeyecekler. Bıraksanız bu barış sürecine katkı sunacak, destek verecek bu arkadaşlarımızın, yoldaşlarımızın içeride kalmasını kabul etmiyoruz, hazmetmiyoruz. Ve eğer bu süreçte samimiyseniz bu kararları uygulayın diyoruz” diye konuştu.

 ‘Hak ihlalleri son bulmalıdır’

“Barış Figen’siz olmaz. Barış Selahattin’siz olmaz. Barış AİHM ve AYM’nin serbest bırakın dediği yoldaşlarımız olmadan olmaz” diyen Bakırhan, “AİHM’in kararları Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası yükümlülüklerin parçasıdır ve uygulanmaları Anayasal bir zorunluluktur. Bu kararların uygulanması anayasal düzenin, hukuk devletinin ve uluslararası hukuka bağlılığın gereğidir. AYM kararlarını etkisizleştiren, AİHM kararlarını yok sayan her uygulama, hukuk güvenliğini zedelemekte, yurttaşların adalete olan inancını sarsmakta, devletin kendi hukukuyla kurduğu bağına yıpratmaktadır. Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Diyarbakır Belediye Başkanı Selçuk Mızraklı hakkında, Gezi tutukları, TİP Hatay Milletvekili Can Atalay hakkında yıllardır süren hak ihlalleri son bulmalıdır” dedi.

Adalet mücadelesinin önemini vurgulayan SMF Sözcüsü Mahir Gürz, “Aynı zamanda Türkiye’nin yani Türkiye açısından da bağlayıcı olan AİHM, AİHM gibi ulusal ve uluslararası sözleşmelerinde esasen uygulamalı” dedi. Gürz, siyasi tutsakların serbest bırakılması gerektiğinin altını çizdi.

 ‘Halkın iradesi gasp edilmiş durumdadır’

İktidarın yargıyı araçsallaştırdığını vurgulayan TİP Genel Başkanı Erkan Baş, “Maalesef her gün tekrar tekrar siyasi kumpas davalarıyla karşılaştığımız için hatırlatmak zorundayız. Şu anda Türkiye cezaevlerinde geçmiş dönemde genel başkanlık yapmış, Cumhurbaşkanlığı adaylığı yapmış, halen genel başkanlık yapmakta olan en son örneğin Ezilenleri Sosyalist Partisi (ESP) Eş Genel Başkanı Murat Çepni arkadaşımız, seçilmiş milletvekilleri, seçilmiş belediye başkanları, geçmiş dönem seçilmiş milletvekilleri, geçmiş dönem belediye başkanları, belediye meclis üyeleri, Türkiye’de muhalif siyasetçilerin her kesimini temsil eden arkadaşlarımız şu anda cezaevinde tutuluyor. Biz bu ülkede bir demokrasiden söz ediyoruz, bu ülkede seçme ve seçilme hakkından söz ediyoruz. Bugün Türkiye’de halkın büyük çoğunluğunun iradesi gasp edilmiş durumdadır. Biz böyle bir ülkede, böyle bir coğrafyada özgürlük için, demokrasi için, barış için mücadele ettiğimizi her seferinde bir kez daha hatırlamak durumundayız” diye kaydetti.

‘Mesele siyasi’

 TÖP Sözcüler Kurulu üyesi Juliana Gözen, “İçeride bulunan mücadele arkadaşlarımız, Selçuk Mızraklı’nın, Selahattin Demirtaş’ın, Figen Yüksekdağ’ın neden tutuklu olduğuna dair hiçbir yetkili açıklama yapamıyor. Ama memleketin dört bir tarafına bakalım, nerede bir direniş varsa, nerede bir halk mücadelesi varsa orada devlet eliyle, sermaye eliyle hukuksuzluk işleniyor. Cumartesi Annelerinden, Soma ailelerine bakalım, Rojin Kabaiş’ten, Zeren Ertaş’a bakalım, Ankara’da katledilen Mehmet Türkmen’den Esra Işık’a bakalım, ana muhalefet partisine dönüp bakalım. Her gün bu ülkede hukuksuzluk bir boyu hem devlet hem sermaye işbirliğiyle işleniyor. Mesele şu sevgili dostlar, mesele hukuki sınırları içerisinde açıklanabilecek bir boyutta değil. Mesele siyasi. Bu ülkede yaşayan milyonlarca halkı bir umut beklentisi içerisine sokacaklar ama diğer yandan atması gereken en asgari ilk adımlardan olan bu adımları gerçekleştirmeyecekler hukuksuz uygulamalara son verilmelidir” diye konuştu.

Açıklamada Selahattin Demirtaş ve Selçuk Mızraklı’nın da mesajı okundu.

Demirtaş ve Mızraklı’dan mesaj | ‘Türkiye değişiyor, demokrasi mücadelesi şimdi başlıyor’