Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu, Tutuklu Aileleri ile Yardımlaşma Derneği (TUAY-DER) ve Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD), Batman’ın Beşiri ilçesinde bulunan cezaevlerinde (Beşiri T Tipi, L Tipi, Yüksek Güvenlikli ve Açık Cezaevi) yaşanan şüpheli ölümlere dair hazırladıkları raporu açıkladı.
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Batman İl Örgütü’nde yapılan açıklamada “Hapishanelerde ölümü değil, yaşamı savunuyoruz” pankartı asılırken, açıklamaya DEM Parti milletvekilleri ve siyasi parti ile sivil toplum örgütü temsilcileri katıldı.
‘Tecrit ve keyfi uygulamalar ölümleri derinleştiriyor’
TUAY-DER yöneticisi Veysi Atmaca, cezaevlerinde yaygınlaştırılan tecrit rejimi, keyfi infaz uygulamaları ve hasta tutukluların tedaviye erişememesi nedeniyle son yıllarda artan şüpheli ölüm ve intihar iddialarının derinleşen bir krize işaret ettiğini söyledi.
Atmaca, bu ölümlerin münferit olaylar olarak değerlendirilemeyeceğini vurgulayarak, “Uzun süreli yalnızlaştırma, tekli tutma, ortak yaşam alanlarının sınırlandırılması, sosyal haklara erişimin fiilen daraltılması, psikososyal destek eksikliği ve etkili denetim yokluğu bu tablonun ayrılmaz parçalarıdır” dedi.
Son yıllardaki şüpheli ölümler ve intiharlar
Atmaca, “Son bir yıl içerisinde bir intihar girişimi ve iki intihar vakası yaşandı. 25 Mayıs 2022’de Sıddık Uğur, Malatya nüfusun kayıtlı Mustafa isimli başka bir mahpusun ölümü; yine İskender Ak adlı mahpusun açlık grevi sonrası yaşamını yitirmesi; Eylül 2025 Yücel Balıkçı, Ekim 2025 Harun Şanlı’ya ilişkin intihar iddiaları ise kamuoyuna yansıyan şüpheli ölümlerdir” diye belirtti.
Atmaca, 15 Nisan’da yaptıkları cezaevi ziyaretinde Beşiri Cezaevi’nde Dılbaz Abi’nin pencereden düştüğü iddiasının da olduğunu kaydetti.
Mehmet Çeviren dosyası
Atmaca, 13 Nisan’da Beşiri Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde yaşamını yitiren Mehmet Çeviren’e ilişkin bulguları da paylaştı.
13 Nisan’da Beşiri Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde şüpheli şekilde yaşamını yitiren Mehmet Çeviren’in, cezaevinde tutulma koşullarına ilişkin elde edilen bilgileri paylaşan Atmaca, “Mehmet Çeviren yaklaşık 2 buçuk yıl tekli odada tutulmuştur. Aynı hapishane içinde ortaklaşma imkânını artırabilecek 3’lü ortak havalandırmalı sisteme geçme talebi karşılanmamıştır. Ortak havalandırma hakkı kullandırılmamış; günde yaklaşık 2 buçuk, 3 saat tek başına havalandırmaya çıkarılmıştır. Kurs, sohbet ve ortak sosyal faaliyetlerden fiilen yararlanamamıştır. Oda değişikliği talepleri sonuçsuz bırakılmıştır. Koridor ve oda yerleşimi, iletişimi ve dayanışmayı zayıflatan bir yalnızlaştırma düzeni yaratmıştır. Spor hakkı son derece sınırlı kullandırılmış, sosyal temas imkânları daraltılmıştır” diye konuştu.
Yazdığı mektup kayıp
Mehmet Çeviren’in ölümüne ilişkin olarak açıklığa kavuşturulması gereken hususlara dikkat çeken Atmaca, “Görüşülen mahpuslardan biri, olaydan bir gün önce Çeviren’in 4-5 sayfalık bir mektup yazdığı yönünde aktarımları olmuştur. Ancak kurum idaresi, olay yeri incelemesinde odada herhangi bir mektup ya da not bulunmadığını ifade etmiştir. Bu çelişkinin giderilmesi, şüpheli ölümün aydınlatılması bakımından zorunlu olduğunun altını çizmek isteriz” dedi.
Cezaevlerine ilişkin talepler
“Cezaevlerinde yaşamı koruyan değil; riski büyüten uygulamalardan vazgeçilmesi” çağrısında bulunan Atmaca, Mehmet Çeviren’in şüpheli ölümünün açığa çıkması için talepleri şöyle sıraladı:
-Mehmet Çeviren’in yaşamını yitirmesine ilişkin süreç, yalnızca ölüm anı ile sınırlı kalmaksızın infaz ve gözlem süreciyle birlikte soruşturulmalıdır.
-Olay gününe ve öncesine ilişkin kamera kayıtları, sayım kayıtları, nöbet çizelgeleri, oda yerleşim planları, koridor planları, görevli personel listeleri ve tüm tutanaklar eksiksiz biçimde muhafaza altına alınmalıdır.
-Son 6 aya ilişkin revir başvuruları, psikolog ve psikiyatri görüşmeleri, ilaç kayıtları, disiplin işlemleri, dilekçeler, koğuş değişikliği talepleri ve bunlara verilen cevaplar temin edilip incelenmelidir.
-Mehmet Çeviren’in yaklaşık 2 buçuk yıllık tekli tutulma süreci ile 3’lü ortak havalandırmalı sisteme geçme talebinin neden karşılanmadığı özel olarak araştırılmalıdır.
-Spor, havalandırma, kurs ve sohbet hakkının kullanımına ilişkin resmi çizelgeler istenmeli; mahpus beyanlarında geçen somut veriler kurum kayıtları ile karşılaştırılmalıdır.
-Olaydan bir gün önce yazıldığı belirtilen 4-5 sayfalık mektuba ilişkin çelişki açıklığa kavuşturulmalı; olay yeri inceleme tutanakları, arama kayıtları ve delil muhafaza zinciri ayrıntılı biçimde incelenmelidir.
-Kurumda yaşanan önceki ölüm ve teşebbüs vakaları birlikte değerlendirilerek risk önleme ve psikososyal destek mekanizmaları bağımsız biçimde denetlenmelidir.
-Ağırlaştırılmış müebbet ve yüksek güvenlikli infaz rejiminin tecrit, sosyal izolasyon ve umutsuzluk üretici sonuçları yaşam hakkı ve kötü muamele yasağı bakımından özel inceleme konusu yapılmalıdır. (MA)
Rojhat Babat’ın şüpheli ölümü: Psikolojik rahatsızlığı olan mahpuslar ölüme mi terk ediliyor?




