• Ana Sayfa
  • Gündem
  • 56 milyonluk ihale, 3 milyonluk gerçek: Halfeti kayyımı hakkında yolsuzluk dosyası

56 milyonluk ihale, 3 milyonluk gerçek: Halfeti kayyımı hakkında yolsuzluk dosyası

Tutuklanan Halfeti kayyımı Şeref Albayrak’ın, 56 milyon TL ödediği bir ihale kapsamında sadece 3 milyon TL’lik iş yaptırdığı ortaya çıktı.

56 milyonluk ihale, 3 milyonluk gerçek: Halfeti kayyımı hakkında yolsuzluk dosyası
56 milyonluk ihale, 3 milyonluk gerçek: Halfeti kayyımı hakkında yolsuzluk dosyası
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 29 Nisan 2026 11:27

Şanlıurfa’nın Halfeti ilçe belediyesine 23 Aralık 2016 tarihinde kayyım olarak atanan ve 2019 yerel seçimlerinde AK Parti adına belediye başkanı seçilen eski Kaymakam Şeref Albayrak’ın da aralarında bulunduğu 46 kişi; “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” ve “edimin ifasına fesat karıştırma” gerekçeleriyle 24 Nisan’da gözaltına alındı.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 46 şüpheliden, Albayrak’ın da aralarında olduğu 29 kişi tutuklandı. Diğer 17 şüpheliden 3’ü serbest bırakılırken, 14’ü hakkında adli kontrol kararı verildi.

‘Kayyım, rant için kaymakamlıktan istifa etti’

31 Mart 2024 seçimlerinde Halfeti Belediyesi’ni kazanan ancak 4 Kasım 2024 tarihinde yerine kayyım atanarak görevinden alınan Halfeti Belediyesi Eşbaşkanı Mehmet Karayılan, Albayrak dönemindeki yolsuzlukları tespit ettiklerini belirtti.

Göreve geldikleri ilk günden itibaren Albayrak’ın usulsüzlüklerini kamuoyuna duyurduklarını ifade eden Karayılan, “2016’da kaymakam, kayyım olarak Halfeti Belediyesi’ne atandı. Bu kişi, kayyım sürecinde devletin imkanlarını kullanarak kendisine bir grup oluşturdu ve bir rant alanı yarattı. Rant ağını o kadar genişletti ki, 2019’da kaymakamlıktan istifa ederek AKP’den belediye başkan adayı oldu” dedi.

Albayrak’ın AK Parti’den aday olduğu süreçte binlerce seçmen taşıdığını hatırlatan Karayılan, şunları ekledi:

“Çevredeki birçok insanı tehdit ederek ve nüfuzunu kullanarak hileyle seçimi kazandı.  2019 ve 2024 yılları arasında Halfeti’de bir suç örgütü oluşturdu. Niye suç örgütü diyorum? Çünkü böyle bir çete oluşturarak hem ihalelere fesat karıştırma, ihalelere özellikle ihaleye farklı kesimlerde giren varsa onları ihale dışına bırakma, kendi çevresine ihale verme konusunda bir organizasyon geliştirdi. Kendi nüfuzunu kullanıp hazine alanını belediyenin üzerine geçirerek arsa haline getirdi. Bu arsaları da özellikle kendi yandaşlarına sattı.”

Bilirkişilerden araştırma komisyonu kuruldu

2024 yerel seçimlerinde belediyeyi devraldıklarında 480 milyon TL borçla karşılaştıklarını vurgulayan Karayılan, şunları da söyledi:

“Göreve başladığımız zaman hemen bir komisyon oluşturduk. Bu araştırma komisyonu içerisinde emekli mali müşavir arkadaşımız, Sayıştay’dan emekli olan bir arkadaşımız, mühendis ve mimar arkadaşlarımız vardı. İhale kanuna hakim olan muhasebeci ve avukat arkadaşlarımız vardı. Bu komisyon 2019’dan 2024’e kadar birçok ihale dosyalarını inceledi, araştırdı ve bunların sonucunda bir baktık ki ciddi anlamda bir suistimal var. İhalede yapılmayan iş yapılmış gibi gösterilme, hazine arsalarının belediyenin üzerinden şahısların üzerine yapma gibi durumları somut olarak tespit ettik. Bir örnek vereyim. İlk geldiğimizde bir teraslama işi vardı. Yani bir arsanın alt yapısını oluşturarak onu imara uygun hale getirme ihalesi. Bu çalışmayı 56 milyon TL olarak ihaleye vermişler ve parasını ödemişler. Neler yapmış noktasında bilirkişi araştırması yaptığımızda ise, sadece 3 milyon TL’lik bir iş yapılmış. Geri kalan para ise onlara kalmış. Bunun gibi çok sayıda örnek var.”

Komisyonun tespit ettiği usulsüzlükleri savcılığa, Şanlıurfa Valiliğine ve İçişleri Bakanlığına ilettiklerini belirten Karayılan, 20 ay önce yapılan suç duyurularına rağmen yasal sürecin yeni başladığını söyledi.

‘Halfetî Halkların bahçesidir, kayyımlar gitsin’

Halfeti’nin  Türklerin ve Kürtlerin yüzyıllardır bir arada yaşadığı bir “halklar bahçesi” olduğunu dile getiren Karayılan, “Kayyım mantığı, devletin tekçi anlayışının bir ürünüdür ve bu halkın doğasına aykırıdır. Sayın Öcalan’ın memleketi olması dolayısıyla siyasi hesaplar çerçevesinde kayyım atandığını düşünüyoruz. Kayyım pratiklerinin, halkın trilyonlarca lirasının çalınmasından ibaret olduğu bugün açıkça görülmektedir” diye konuştu. (MA)