Rusya merkezli devlet yayın kuruluşu Russia Today’de (RT) yayımlanan analizde, Ankara’daki NATO Zirvesi sonrası Batılı ülkelerin Türkiye’yi Rusya karşıtı bir hatta çekmeye yönelik girişimleri ele alındı.
Değerlendirmede, Ankara’nın yürütmekte olduğu “stratejik denge” politikasını tavizsiz bir şekilde sürdürme kararlılığında olduğu belirtildi.
Rusya Halkların Dostluğu Üniversitesi’nden siyasi analist Ferhad Ibragimov’un kaleme aldığı analizde, Türkiye’nin NATO üyesi olmasına rağmen Rusya’yla enerji, ekonomi ve diplomasi alanlarındaki ilişkilerini Batılı ülkelerin talepleri doğrultusunda sonlandırmaya yanaşmadığı belirtildi.
Analizde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın NATO üyeliğini Türkiye’nin çıkarlarını güçlendirmek için kullanılan bir araç olarak değerlendirdiği ifade edildi. Ankara’nın Washington, Brüksel veya Kiev’in çıkarları doğrultusunda Rusya’yla ilişkilerinden vazgeçmeye sıcak bakmadığı yorumu yapıldı.
Fidan’ın Rusya ziyareti Ankara-Moskova ilişkileri açısından değerlendirildi
Analizde, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın 16-17 Haziran’da Rusya’ya gerçekleştirdiği ziyaret de Ankara-Moskova ilişkileri açısından ele alındı.
Fidan, Rusya’ya bağlı Tataristan Cumhuriyeti’nin başkenti Kazan’da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Kremlin Dış Politika Danışmanı Yuriy Uşakov ile görüşmüştü.
Putin, görüşmeler sırasında iki ülke arasındaki ilişkilerin istikrarlı biçimde geliştiğini ve bundan memnuniyet duyduklarını belirtmişti.
Fidan ise Rusya-Ukrayna savaşının diplomasi yoluyla sona erdirilmesi amacıyla Türkiye’nin yeniden arabuluculuk yapmaya hazır olduğunu açıklamıştı.
F-35 ve savunma fonları üzerinden teşvik değerlendirmesi
RT analizinde, Batılı ülkelerin Türkiye’yi kendi politikaları doğrultusunda hareket etmeye yöneltmek amacıyla çeşitli teşvikler sunduğu değerlendirmesi de yer aldı.
Bu kapsamda Türkiye’nin F-35 programına yeniden dahil edilmesi ve savunma fonlarına erişim gibi başlıkların gündeme getirildiği belirtildi.
Analizde, Cumhurbaşkanı Erdoğan yönetiminin Rusya’nın dahil olmadığı bir yaklaşım üzerinden Suriye, Ortadoğu, Güney Kafkasya, Karadeniz, enerji ve Avrasya politikalarına ilişkin sorunların çözülmesinin mümkün olmadığı görüşünde olduğu değerlendirildi.
Ankara’nın stratejik özerklik politikası
Ibragimov’un analizinde, Erdoğan’ın dış politikasının “pragmatizm, denge ve büyük güçler arasındaki rekabetten siyasi ve ekonomik avantajlar elde etme” anlayışına dayanan bir stratejik özerklik politikası olarak değerlendirildiği görüldü.
Analizde, Türkiye’nin bir yandan NATO üyeliğini sürdürürken diğer yandan Rusya’yla ilişkilerini korumaya çalışmasının bu yaklaşımın bir sonucu olduğu belirtildi.
RT’nin değerlendirmesine göre, Batılı ülkelerin Türkiye’yi Rusya’yla açık bir çatışmaya yönlendirme girişimlerinin sonuç vermesi beklenmiyor. Analizde Ankara’nın temel hedefinin ise Moskova, Washington ve Brüksel’in Türkiye’nin çıkarlarını dikkate almasını sağlamak olduğu ifade edildi.



