Şeb-i firkatle düşen âh ile her dem yanarım
Gitti bir şîr-i kelâm, kaldı elem, yanarım
Hastahâne dergehinde bî-karâr u nâtüvân
Dönerim pervâne-veş sensiz yine yanarım
Yedi gündür nevha-hânım, sût u sâzım hep sükût
Akmayan eşk ile cânımda tutuşur, yanarım
Her lisândan yükselen âh-ı derûnî bu şeb
Nâmını zikr ile çarpar yürekler, yanarım
Kilisâdan mescide aks eyler o feryâd-ı âh
Bir kavmin kalbi olur sine-i gam, yanarım
Şeb uzar, keştî-i gamda bî-lenger bî-sâhilim
Mevc-i hicrân savurur rûhumu, hem yanarım
Bir kebûter gibi doğsa yine sırr-ı safâ
Zahr-ı devrân şifâ bulsa dahi ben yanarım
Ey bir halkın oğlu, ey söz ile dâğ-ı devâ
Sensiz eksik kalır âvâz-ı bahâr, yanarım
Çarh-ı devrân döner ammâ ne fâide sensiz
Nâr-ı hasretle yanar cân u cihân, yanarım
Ey Yücel, sabr ile dirense de bu dil-i zâr
Sırr-ı kelâmın adın andıkça yine yanarım
II
Bir Halkın Oğluna Mersiye
Matla
Şeb-i firkatle düşen âh ile her dem yanarım
Gitti bir şîr-i kelâm, kaldı elem, yanarım
Hastahâne dergâhında bî-karâr u nâtüvân
Dönerim pervâne-veş sensiz yine yanarım
Yedi gündür nevha-hânım, sût u sâzım hep sükût
Akmayan eşk ile cânımda tutuşur yanarım
Girizgâh
Her lisândan yükselen âh-ı derûnî bu şeb
Nâmını zikr ile çarpar yürekler, yanarım
Kilisâdan mescide aks eyler o feryâd-ı ah
Bir kavmin kalbi olur sine-i gam, yanarım
Şeb uzar, gemi-i gamda bî-lenger bî-sâhilim
Mevc-i hicrân savurur rûhumu hem yanarım
Şeb uzar, keştî-i gamda bî-lenger bî-sâhilim
Mevc-i hicrân savurur rûhumu, hem yanarım
Bir kebûter gibi doğsa yine sırr-ı safâ
Zahr-ı devrân şifâ bulsa bile ben yanarım
Methiye
Ey bir halkın oğlu, ey söz ile dâğ-ı devâ
Sensiz eksik kalır âvâz-ı bahâr, yanarım
Çarh-ı devrân döner ammâ ne fayda sensiz
Nâr-ı hasretle yanar cân u cihân, yanarım
Dua
Ey Yücel, sabr ile dirense de bu gönül
Sırr-ı kelâmın adın andıkça yine yanarım
Rûh-ı pâkin şehper-i rahmete ersin yâ Rab
Ben bu dünyâda kalan âh-ı hicrân ile yanarım
Fâilâtün Fâilâtün Fâilâtün Fâilün
Bir Halkın Oğluna Ağıt
Türkçe
Ayrılık gecesinin içime düşürdüğü ah ile her an yanıyorum.
Sözün aslanı gitti; geriye acı kaldı, yanıyorum.
Hastane köşelerinde huzursuz ve güçsüzüm;
Sensiz, ateş etrafında dönen pervane gibi yine yanıyorum.
Yedi gündür ağıt yakıyorum; sesim de sazım da suskun.
Ak(a)mayan gözyaşları içimde alev olup tutuşuyor, yanıyorum.
Bu gece her dilden yükselen içli ahlar
Adını anarak çarpıyor yüreklere; yanıyorum.
Kiliselerden mescitlere kadar yankılanıyor o feryat;
Bir milletin kalbi kederle dolmuş bir göğüs gibi, yanıyorum.
Gece uzuyor; keder gemisinde demirsiz, sahilsizim.
Ayrılık dalgaları ruhumu savuruyor, yanıyorum.
Bir güvercin gibi yeniden doğsa bile sevinç sırrı,
Zamanın zehri şifa bulsa bile ben yine yanarım.
Ey bir halkın evladı, ey sözü yaraya merhem olan,
Sensiz baharın sesi eksik kalır; yanıyorum.
Kader çarkı dönüyor ama sensiz neye yarar?
Hasret ateşiyle can da cihan da yanıyor; ben de yanıyorum.
Ey Yücel, bu gönül sabretmeye çalışsa da
Adını andıkça yine yanıyorum.
Şiirle ilgili notlar:
Her beyit “yanarım” ile biter. Vezin, Fâilâtün Fâilâtün Fâilâtün Fâilün kalıbına göre hizalanmıştır. İlk hal vezinli ama yine de serbesttir. Divan tarzı yazıldı, girizgah, methiye ve dua eklendi. Matla ve Girizgâh: Segâh veya Hicaz ile başlanır. Methiye ve Dua: Hicaz veya Hüseyni tonuna uygundur; ağıt, hafif bir yükseliş ve teslimiyet hissi verir, yaratılır. Tempo: Yavaş, ağır aksak, ağıt formuna uygundur. Usûl: Düyek veya Aksak semâî, ağıt havası.




