• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Suriye’de sağlık sistemi alarm veriyor: ‘Beş ameliyat geçirdim, hastanelerde gerekli tıbbi cihaz ve ekipman yok’

Suriye’de sağlık sistemi alarm veriyor: ‘Beş ameliyat geçirdim, hastanelerde gerekli tıbbi cihaz ve ekipman yok’

Taha El Gazi uzun yıllar Türkiye’de yaşadı ve mülteci hakları için çalıştı. Talihsiz bir trafik kazası nedeniyle iki aydır Azez hastanesinde tedavi görüyor. Ağır tedavi sürecinde sağlık sisteminin sorunlarına kafa yoran El Gazi, geçiş sürecindeki Suriye’de yaşanan sağlık sorunlarını anlattı.

Suriye’de sağlık sistemi alarm veriyor: ‘Beş ameliyat geçirdim, hastanelerde gerekli tıbbi cihaz ve ekipman yok’
  • Yayınlanma: 5 Mayıs 2026 17:33

Taha El Gazi Suriyeli insan hakları savunucusu. Aynı zamanda fizik öğretmeni olan El Gazi uzun yıllar Türkiye’de yaşadı ve mülteci hakları için çalıştı. Talihsiz bir trafik kazası nedeniyle iki aydır Azez El Hakim Hastanesi’nde tedavi görüyor.

Ağır tedavi sürecinde sağlık sisteminin sorunlarına kafa yoran El Gazi, geçiş sürecindeki Suriye’de yaşanan sağlık sorunlarını anlattı. Sorularımıza yanıtlayan El Gazi, “Kaldırıldığım hastanede gerekli tıbbi cihaz ve ekipmanlar yoktu” diyor.

Öncelikle geçmiş olsun, trafik kazası nasıl gerçekleşti, şu an sağlık durumunuz nasıl?

Kaza, Deyrizor yolu üzerinde meydana geldi. Kötü yol koşulları ve çok sayıda çukur nedeniyle araç kontrolünü kaybettik. Suriye’de savaşın ardından şehirlerarası yolların büyük kısmı zarar gördü. Bu durum aylık trafik kazalarının yüzde 65’ine neden oluyor. Kaza sonrası hazırlanan tıbbi rapora göre sağ omuzda kırık, sağ kalça bölgesinde parçalı kırık ve sol topukta parçalı kırık tespit edildi. Toplamda 5 ameliyat geçirdim; bunlar arasında kırıkların plak ve metal vidalarla sabitlenmesi de var.

Acil müdahale, sonraki hastane ve tedavi sürecinde hangi sorunları yaşadınız? Kaç aydır hastanedesiniz?

Kaza sonrası hemen Deyrizor Şehir Hastanesi’ne kaldırıldım. Ancak hastanede cerrahi operasyonları gerçekleştirmek için gerekli tıbbi cihaz ve ekipmanlar bulunmuyordu. Bu nedenle ambulansla Suriye’nin kuzeyindeki hastanelerden birine sevk edildim. Savaş yıllarında kuzey Suriye’deki hastaneler, rejim kontrolünde bulunan şehirlerdeki hastanelere kıyasla daha iyi durumdaydı. Bunun nedeni, uluslararası kuruluşların ve tıbbi projelerin büyük ölçüde kuzey bölgelerine odaklanmış olmasıydı. Şu an Azez El Hakim Hastanesi’nde ikinci ayıma girdim.

Tedaviniz ne kadar sürecek, doktorlar ne söylüyor?

Hekim heyetinin raporuna göre tedavi süreci bir yıl veya daha uzun sürebilir. Bu süre zarfında sol topuk ve sağ kalça için fizik tedavi seansları göreceğim. Kişisel olarak normal hayata, özellikle spor yapmaya geri dönmem zor görünüyor.

On üç yıl devam eden bir iç savaş ve ardından Esad rejiminin çöküşü. Ülkede hala anayasa ve genel seçimler yapılmış değil. Ekonomiden sağlığa, eğitimden sosyal hizmetlere kadar bir yığın birikmiş sorun gündemde sanırım. Suriye’de sağlığa erişim konusunda durum nedir? 

Yayınlanan çeşitli raporlar, gerek iç savaş gerekse Esad rejimin ardından sağlık sektöründe yaşanan birikmiş sorunları açığa çıkardı. Daha önce gizli kalan ya da kısmen yönetilebilen yapısal sorunlar bu dönemde görünür hâle geldi. Siyasi dönüşümün ilk aylarında yaklaşık 7,4 milyon Suriyelinin sağlık hizmetlerine erişim kapasitesinde belirgin bir gerileme yaşandı. Nüfusun kendi bölgelerine geri dönüşüyle birlikte birçok hastanenin ya yıkılmış ya da ciddi ölçüde donanım yetersizliği içinde olduğu ortaya çıktı. Sağlık sistemi savaşın, zorunlu göçün ve derinleşen ekonomik krizin birikimliyle sürekli baskı altında faaliyet gösteriyor.

Kişi başına düşen hekim sayısı ne durumda?

Sağlık sektöründe çalışanların yüzde 70’i ya ülke dışına göç etti ya da ülke içinde yer değiştirdi. 2011 öncesinde yaklaşık 30 bin olan doktor sayısı, bugün bu sayının yarısının altına düştü. Bazı bölgelerde her 10 bin kişiye yalnızca bir doktor düşüyor. Bu durumu altyapı yıkımından daha kritik bir kriz olarak görmek lazım. Hastanelerin yalnızca yüzde 57’si ve birinci basamak sağlık merkezlerinin yüzde 37’si tam kapasiteyle çalışabiliyor.

Peki, sözüne ettiğiniz altyapıdaki tahribat sağlık alanını nasıl etkilemiş olabilir?

Şöyle anlatayım: Hastaneler ve birinci basamak sağlık merkezleri kısmen ya da tamamen tahrip oldu. Ayrıca elektrik kesintileri ve tıbbi ekipman eksikliği kronik sorun. Özellikle Suriye’nin kuzey bölgelerinde, finansman yetersizliği nedeniyle yüzlerce sağlık tesisinin kapanma riski var. Örneğin yalnızca bir bölgede 246 tesis kapanma riskiyle karşı karşıya.

BM veya uluslararası kurumlar destek vermiyor mu?

Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) Nisan 2026 sonunda yayımladığı “Suriye Sağlık Sektörü” raporuna göre; Suriye’de yaklaşık 16,5 milyon kişi insani ve sağlık yardımına muhtaç. Özellikle sağlık altyapısı ve sağlık personeli mevcudiyetinde ciddi bozulma söz konusu. Rapor, bulaşıcı hastalıkları temel risk unsuru olarak vurguluyor. Ülke genelinde kolera, kızamık gibi bulaşıcı hastalıklar görülüyor. Aşılama oranları ise oldukça düşük. Bireylerin ilaç satın alması oldukça zorlaşmış durumda. Kuraklık, tekrarlayan çatışma şokları, finansman gibi etkenler sorunu daha da büyütüyor.

DSÖ tüm Suriye’yi kapsayan insani bir yardım çağrısı yaptı. Örneğin Mart-Ağustos 2026 dönemi için yaklaşık 30 milyon dolara ihtiyaç var. Ayrıca sağlık alanındaki acil malzeme ve müdahaleler için 500 bin dolar gerekiyor. DSÖ bazı hayat kurtarıcı hizmetler sunuyor, hastalık izleme sistemini destekliyor ve ilaç temininde bulunuyor. UNICEF birinci basamak sağlık hizmetleri ve aşılama faaliyetleri yürütüyor. Fakat yine de acil durum fonları sınırlı ve büyük ihtiyaçları karşılamaktan uzak. İnsani yardım fonlarındaki azalma, çocuk beslenme programları gibi hayati hizmetlerin bile durmasına yol açtı. Mevcut durumun devam etmesi hâlinde sağlık sisteminin tamamen çökebileceğine dair ciddi uyarılar var. Öte yandan nüfusun büyük bir kısmının yoksulluk sınırının altında yaşaması sağlık hizmetlerine erişimi doğrudan kısıtlıyor. Artan yetersiz beslenme vakaları ise toplum sağlığı ve bağışıklık düzeyi üzerinde olumsuz etki yapıyor.

Ülke genelini kapsayan bir sağlık politikası henüz oluşmadı sanırım?

Sağlık sektörü, farklı coğrafi bölgelerde farklı otoritelerin kontrolü altında olan çok katmanlı ve parçalı bir yönetişim yapısından mustarip. Bu durum, ulusal sağlık politikalarının oluşturulmasını ve uygulanmasını zorlaştırıyor. Sağlıkta koordinasyon eksikliği bariz sorun.

Bazı analizler, rejimin çöküşünün krizi çözmekten ziyade görünür kıldığını gösteriyor. Bu çerçevede, bazı bölgelerde idari yolsuzlukların devam ettiği gözleniyor. Ayrıca sağlık personelinin işten çıkarılması ya da yeniden yapılandırılması süreci, sistemin işleyişinde yeni aksaklıklara neden oluyor. Öte yandan sağlık sektörünün özelleştirilmesi bir çözüm seçeneği olarak tartışılıyor. Ancak bu yaklaşımın düşük gelirli kesimlerin sağlık hizmetlerine erişimini daha da kısıtlayabileceği yönünde ciddi endişeler var.

Sağlık alanındaki bu durum Suriye’ye geri dönüşleri etkiliyor mu?

Sağlık sektörünün zayıflığı, sürdürülebilir geri dönüşün önündeki en büyük engellerden biri. Çünkü mülteci aileler; özellikle çocuklar ve yaşlılar için tedavi imkânlarını değerlendirerek geri dönmeye veya dönmemeye karar veriyor.

Anladığım kadarıyla zorlu hastane süreciniz sağlık alanında sizi araştırmaya yönlendirmiş. Peki, size göre sağlık alnında acil atılması gereken adımlar nelerdir?

Hasar gören hastaneler ve birinci basamak sağlık merkezleri yeniden rehabilitasyona tabi tutulmalı. Özellikle kronik hastalıklar ve salgınlar için temel ilaç ve aşıların temini sağlanmalı. Sağlık personeli desteklenmeli ve adil şekilde bölgelere dağıtılmalı. Hastalıkların yayılmasını önlemek için epidemiyolojik izleme sistemi güçlendirilmeli. Yanı sıra daha düşük maliyetli ve etkili olduğu için birinci basamak sağlık hizmetleri genişletilmeli. Sürdürülebilirliği sağlamak için sağlık finansman sistemlerinde reforma gitmek lazım. Bu adımlarla çözüme başlanabilir.

Bu zorlu durumda röportajı kabul ettiğiniz için teşekkür ederim. Tekrar geçmiş olsun.