• Ana Sayfa
  • Manşet
  • İran’da bütçe savaşa ayrılıyor: Halk sofraya koyacak yemeği zor buluyor

İran’da bütçe savaşa ayrılıyor: Halk sofraya koyacak yemeği zor buluyor

İran’da resmi veriler enflasyonu gizlese de bağımsız raporlar gıda fiyatlarındaki artışın bazı kalemlerde yüzde 200’e ulaştığını ortaya koyuyor. Bütçenin büyük kısmının savaş politikalarına ayrılması, halkın mutfağındaki krizi her geçen gün derinleştiriyor.

İran’da bütçe savaşa ayrılıyor: Halk sofraya koyacak yemeği zor buluyor
İran’da bütçe savaşa ayrılıyor: Halk sofraya koyacak yemeği zor buluyor
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 6 Mayıs 2026 20:28

Yıllardır yaptırımlar, yapısal yolsuzluk, kronik kötü yönetim ve güvenlik ile bölgesel politikaların ağır maliyeti altında yıpranan İran ekonomisi, son yaklaşık iki buçuk aydır süren İsrail/ABD-İran savaşıyla birlikte yeni bir kaos evresine girdi. Bu dönemin en belirgin sonucu ise gıda fiyatlarındaki sert artış ve İranlı ailelerin sofralarının giderek küçülmesi oldu.

Ekonomik tahminler, son aylarda gıda enflasyonunun olağanüstü bir hızla arttığını ve bazı ürün gruplarında yüzde 100 ila yüzde 200’ü aştığını gösteriyor. İran yönetimi enflasyonu yaklaşık yüzde 53 olarak açıklamayı sürdürürken, bağımsız raporlar ve uluslararası ekonomik kaynaklar gerçek oranın yüzde 70’e yaklaştığını ortaya koyuyor. Bu durum, resmi veriler ile halkın yaşadığı ekonomik gerçeklik arasındaki derin farkı gözler önüne seriyor.

Gıda enflasyonu yüzde 200’e dayandı

Verilere göre gıda enflasyonu bazı kalemlerde yüzde 140 ila yüzde 200 bandına kadar yükseldi. Temel gıda ürünleri, daha önce de geniş kesimler için zor erişilir hale gelirken, artık milyonlarca aile için tamamen ulaşılamaz bir noktaya geldi.

Krizin merkezinde İran para birimi riyalin sürekli değer kaybı yer alıyor. Riyal, yaptırımların yanı sıra siyasi istikrarsızlık, sermaye kaçışı ve ekonomik yönetim zafiyetinin de etkisiyle son dört ayda yüzde 16’dan fazla değer kaybetti. Bu durum ithalat maliyetlerini artırarak temel gıda ürünlerine doğrudan yansıdı.

Fiyatlar katlandı, temel ürünlere erişilemiyor

Piyasa verileri, krizin doğrudan günlük yaşama yansıdığını gösteriyor. Şeker 40 bin toman’dan 120 bin toman’a çıkarken, bir koli yumurta 90 bin toman’dan 300 bin toman’a yükseldi. 5 litrelik yağın fiyatı 900 bin toman’dan 3 milyon toman’a fırladı.

Hayvansal ürünlerde de benzer bir tablo oluştu. Kırmızı et 700 bin toman’dan 1 milyon 500 bin toman’a çıkarken, tavuk eti 80 bin toman’dan yaklaşık 400 bin toman’a yükseldi. 10 kiloluk Pakistan pirinci ise 1 milyon toman’dan 3 milyon 400 bin toman’a ulaştı.

Bütçenin büyük kısmı savaşa

Ekonomistlere göre yaşanan kriz yalnızca dış baskıların değil, güvenlik merkezli yönetim anlayışı ve ekonomik planlama eksikliğinin sonucu. Bütçenin büyük kısmının askeri ve güvenlik alanlarına ayrılması, halkın geçim sorunlarını daha da derinleştiriyor.

Mevcut koşullarda hükümetin piyasayı dengeleyecek etkili bir program sunmadığı, kırılgan kesimleri koruyacak şeffaf bir mekanizma işletmediği belirtiliyor. Krizin maliyeti ise doğrudan topluma yansıyor.

Gıda fiyatlarındaki kontrolsüz artış, yalnızca ekonomik bir veri değil; uzun yıllardır “dirençli ekonomi” söylemiyle yönetilen ülkede geçim güvenliğinin ciddi biçimde zayıfladığının göstergesi olarak değerlendiriliyor. Milyonlarca İranlı için ekonomik kriz artık yalnızca piyasalarda değil, doğrudan mutfaklarda hissediliyor; her gün sofralardan yeni bir ürün eksiliyor. (JİNHA)