Mardin’in Midyat ilçesine bağlı Ezidilerin yaşadığı kırsal Bacinê Mahallesi’nde kurulmak istenen Güneş Enerji Santrali’ne (GES) tepkiler sürüyor.
Midyat’ta Êzidîlerin yaşadığı sekiz köyden biri olan ve 1990’lı yıllarda baskılar sonucunda boşaltılan köyün merası yok edilmek isteniyor. Yeniden geri dönüşlerin başladığı köyde, yerleşim yerine sadece 500 metre uzaklıkta bulunan 22 hektarlık mera alanı projeden etkilenecek. Buna karşı dün köyde yapılan basın açıklamasına katılan mahalle sakinleri, Danıştay’ın verdiği onay kararına tepki göstererek GES’e izin vermeyeceklerini belirtti.
Mahalle sakinlerinden Romiya Ağırman, yalnızca Bacinêlilerin değil, herkesin projeye karşı çıkması gerektiğini belirterek “Bugün adeta köyümüz işgal ediliyormuş gibi hissediyoruz. Biz Êzidîyiz ve Êzidî topraklarının işgal edilmesini istemiyoruz. Avrupa’dan köylerimizi görmek için geliyoruz, evlerimizi yapıp geri dönmek istiyoruz. Ama bu projeler yapılırsa nasıl geri geleceğiz? Sanki bizi yeniden göçe zorlamak istiyorlar,” dedi.
Bahar Akpınar ise köy topraklarının kendileri için yalnızca bir yaşam alanı olmadığını ifade ederek “Topraklarımızın bu şekilde değersizleştirilmesini istemiyoruz. Almanya’dan, Avrupa’dan gelip mezarlarımızı ziyaret ediyoruz, yeniden topraklarımızı görüyoruz. Bu bize büyük bir sevinç veriyor. Ama bu projeler sevincimizi yarıda bırakıyor,” diye konuştu.
‘Geri göndermeye çalışıyorlar’
“Çocuklarımızın geri dönmesini istiyoruz,” diyen Malya Mutlu da şunları söyledi:
“Bizler barış isterken yine bizi geri göndermek istiyorlar. Burası bizim evimiz, bizim toprağımız. Şimdi burada yeniden evler yapmak istiyoruz ama bu projeler olursa çocuklarımız geri gelmek istemeyecek. Herkesin bize destek vermesini ve bu projenin iptal edilmesini istiyoruz.”
Yaklaşık beş yıl önce köye dönüş kararı aldıklarını anlatan Şevki Atalan, yapılan yatırımların şimdi tehdit altında olduğunu söyledi. Atalan, “Köylülerimizle birlikte geri dönmeye karar verdik. Geldik, evlerimizi yaptık, yatırımlarımızı yaptık. Ama bu proje bize engel oluyor. Yapmak istedikleri santral benim evime sadece 300 metre uzaklıkta. Burada iş yeri açtım. Gençlerimizin, çocuklarımızın artık buraya gelmesini istiyoruz. Ama bu proje yapılırsa kimsenin geleceğini sanmıyorum,” ifadelerini kullandı.
‘Êzidî halkına yapılan bir hakarettir’
Bacînêliler Divanı’ndan Zekiya Ağırman projeyi “hakaret” olarak nitelendirerek “Hepimiz geri dönmek için yatırımlarımızı burada topladık. Ama bu proje köyümüze yönelik bir saldırı gibi. Bunu hiçbir şekilde kabul etmiyoruz. Aynı zamanda kültürümüze yönelik bir saldırıdır. Biz sadece büyüklerimizin burada sürdürdüğü yaşamı ve kültürü yaşatmak istiyoruz. Bize bu hakareti yapmasınlar,” dedi.
Köy sakinlerinden Bozo Ağırman da projenin planlandığı alanın yalnızca mera olmadığını, aynı zamanda eski ziyaret ve mezarlık alanı olduğunu söyledi. Ağırman, “Bugün burada enerji sistemi yapmak istiyorlar ama yapmak istedikleri yer evlerimizin dibidir. Burası bizim dedelerimizden ve babalarımızdan aktarılanlara göre eski ziyaret ve mezarlık alanıdır. Dedelerimizden, babalarımızdan böyle biliyoruz. Nasıl mera yaptılar bilmiyoruz; yaptıysalar da kendi kendilerine yapmışlardır,” dedi.
Kürt meselesinin çözümü için devam eden Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne dikkati çeken Ağırman, devamında şunları söyledi:
“Bizler geri dönmek, evlerimizi yeniden yapmak istiyoruz. Mezarlarımızı ziyaret ediyoruz. Ama şimdi bu projeyle bize hakaret ediyorlar. Eğer vicdan, insanlık ve birlikte yaşam varsa bu proje durdurulmalıdır. Biz Êzidî halkı bu dünyaya zulüm yaşamak için gelmedik. Hep birlikte yaşamak istiyoruz. Dostlarımız, arkadaşlarımız bizi ziyaret etmeye geliyor. Biz bu topraklara ölerek değil, yaşayarak dönmek istiyoruz. Onun için ellerini boğazımızdan çeksinler.”
‘ İzin vermeyeceğiz’
Avrupa’da sürgünde olan ve köyüne geri dönmek için gün sayan Bacinê Kadın Meclisi üyesi Kasem Ağırman, “16 yaşında köyden çıkmak zorunda bırakıldık. 41 yıldır sürgündeyiz. Şu an dönmek için altı yıldır bir mücadele var. Arada gelip mezarlarımızı ziyaret ediyoruz. Kadınlar olarak gelecek kuşaklara yaşanabilir bir köy bırakmak istiyoruz. Bunun için bir çaba içindeyken meramıza GES yapılmasını kabul etmiyoruz. Elimizden ne gelirse yapacağız. Bu GES’e izin vermeyeceğiz. Şimdi Avrupa’dayız; gerekirse köye gelerek mücadele edeceğiz. Hiçbir şirket bizim köyümüzde bir GES kurmayı aklına koymasın. Şu an köyde olan arkadaşlarımız buna karşı direniyor. Biz de gelerek onların direnişine katılacağız. Kararlıyız, umut ediyoruz şirket geri adım atar,” şeklinde konuştu. (MA)




