• Ana Sayfa
  • Ekoloji
  • Murat Nehri altın madeni ve JES kuşatması altında: ‘Bu projeler hayata geçirilmemeli’

Murat Nehri altın madeni ve JES kuşatması altında: ‘Bu projeler hayata geçirilmemeli’

Murat Nehri’nin altın madeni ve JES tehdidi altında olduğunu belirten Ziraat Mühendisi İntizar Güzelçay, halk sağlığının ciddi bir tehditle karşı karşıya olduğunu söyledi.

Murat Nehri altın madeni ve JES kuşatması altında: ‘Bu projeler hayata geçirilmemeli’
Murat Nehri altın madeni ve JES kuşatması altında: ‘Bu projeler hayata geçirilmemeli’
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 10 Mayıs 2026 10:21
  • Güncellenme: 10 Mayıs 2026 10:23

Bölgede sürdürülen ekolojik tahribatla birlikte sular kirletiliyor, ormanlar tahrip ediliyor ve hayvancılığın sürdürülmesini sağlayan meralar yok ediliyor. Murat Nehri de maden projeleri ve JES tehdidiyle karşı karşıya.

Ağrı’nın Diyadin ilçesine bağlı Meleqerê köyünde, Koza Holding tarafından Murat Nehri’nin kollarının tam ortasındaki 470 hektarlık alanda verilen “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu” raporunun ardından maden arama faaliyetleri başladı.

İşletmenin siyanürle altın araması yapacak olması, siyanürün nehir sularına karışma ihtimali nedeniyle bölge için büyük bir tehlike barındırıyor.

16 köyü etkileyecek JES projesi

Murat Nehri’ne yönelik bir diğer tehdit ise Muş’un Varto ilçesine bağlı Xwarik köyü sınırları içerisinde planlanan JES projesi. En az 16 köyü doğrudan olumsuz etkileyecek bu projeden sızacak kimyasal maddelerin suya karışmasından endişe ediliyor. Derê Mengelî, Derê Civarka, Derê Çorî ve Derê Goşkarbava gibi birçok su havzası, projenin planlandığı köylerden geçerek Murat Nehri’ne dökülüyor. Uzmanlar, nehrin zehirlenmesinin halk sağlığı açısından bir felaket olacağı uyarısında bulunuyor.

Ziraat Mühendisi İntizar Güzelçay, Ağrı’daki siyanürlü maden faaliyetleri ile Gimgim’daki JES projesinin tarıma ve ekosisteme vereceği zararları değerlendirdi.

‘Bor minerali toprağı kayaçlaştırıyor’

Varto’ya  hayvancılık yapmak amacıyla döndüğünü belirten İntizar Güzelçay, bölgedeki projelerden duyduğu endişeyi şu sözlerle dile getirdi:

“JES projelerinde yer altından çıkarılan sıcak suyun içinde yoğun mineraller bulunur. Bunlardan biri de bordur. Bor, bitkiler için belirli oranda ihtiyaç duyulan bir mineral olsa da bilimsel bir eşik vardır; ihtiyaçtan fazla kullanıldığında bitkide su kaybına neden olur. Bor toprakta birikerek kayaçlaşmaya yol açar. Bu durum bitkilerin topraktan su çekme potansiyelini düşürür ve bir yıkıma neden olur. Bu yıkım ise hayvansal üretimi ve tüm ekosistemi zincirleme olarak olumsuz etkileyecektir.”

‘Deprem riskini tetikleyebilir’

Siyanürün tarım için geri dönülemez bir tehdit olduğunu ifade eden İntizar Güzelçay, Murat Nehri’nin çok geniş bir havzayı beslediğine dikkat çekti. Şirketlerin “çevre dostu reenjeksiyon” (suyun geri basılması) yöntemi iddialarına da değinen İntizar Güzelçay, şunları söyledi:

“Reenjeksiyon yönteminde, yer altından çıkarılan ve içinde ağır metaller bulunan akışkanın tekrar yer altına basılması gerekir. Şirket bunu yapacağını iddia ediyor ancak bölgemiz çok sayıda aktif fay hattı üzerinde bulunuyor. Suların yüksek basınçla tekrar yer altına basılması, fay hatlarını hareketlendirerek deprem riskini tetikleyebilir. Proje gerçekleştiği takdirde çevre üzerinde çok ağır etkileri olacaktır. Ayrıca Murat Nehri havzasındaki siyanür birikimine dair kapsamlı bir rapor hazırlanmalıdır. Koza Holding’in benzer çalışmalarının olumsuz sonuçlarını daha önce gördük; burada da farklı bir sonuç beklenemez. Bu projeler kesinlikle hayata geçirilmemelidir.”

‘Bölgenin tarım potansiyeli korunmalı’

Genç bir girişimci olarak hayvancılık teşviklerinden yararlandığını belirten İntizar Güzelçay, bölgenin tarım ve hayvancılık potansiyelinin yüksek olduğunu vurgulayarak, “Genç ve eğitimli bir birey olarak buradaki potansiyeli görüyorum. Doğayı ve kültürel mirasımızı önemsiyorum, bu değerlerin zarar görmesini kabul edemeyiz” diyerek projelerin durdurulması gerektiğini belirtti. (MA)