• Ana Sayfa
  • Ekonomi - Emek
  • Bağımsız Maden-İş’ten Sözcü’ye yalanlama: ‘Doruk Madencilik işçilerinin ücretsiz izne çıkarıldığı haberi gerçek dışı’

Bağımsız Maden-İş’ten Sözcü’ye yalanlama: ‘Doruk Madencilik işçilerinin ücretsiz izne çıkarıldığı haberi gerçek dışı’

Bağımsız Maden İş, Sözcü gazetesinin “İktidar madenciyi yine yalnız bıraktı” haberinin gerçeği yansıtmadığını açıkladı. Sendika, yakın zamanda direnişin kazanımla sonuçlandığı Doruk Madencilik’te işçilerin ücretsiz izne çıkarıldığı ve istifaya zorlandığı yönündeki haberlerin gerçek dışı olduğunu belirtti.

Bağımsız Maden-İş’ten Sözcü’ye yalanlama: ‘Doruk Madencilik işçilerinin ücretsiz izne çıkarıldığı haberi gerçek dışı’
Bağımsız Maden-İş’ten Sözcü’ye yalanlama: ‘Doruk Madencilik işçilerinin ücretsiz izne çıkarıldığı haberi gerçek dışı’
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 14 Mayıs 2026 13:16

Bağımsız Maden-İş, yakın zamanda direnişin kazanımla sonuçlandığı Doruk Madencilik’te işçilerin ücretsiz izne çıkarıldığı ve istifaya zorlandığı yönündeki haberlerin gerçek dışı olduğunu açıkladı. Açıklamaya konu olan haber Sözcü’den Erdoğan Süzer’in “İktidar madenciyi yine yalnız bıraktı” başlıklı haberi. Haberde patron Sebahattin Yıldız’ın eyleme katılan 113 işçinin de aralarında bulunduğu 179 kişiyi ücretsiz izne çıkardığı, “Bana küfredenle çalışmam” dediği öne sürüldü. Sözcü’deki haberin ardından pek çok yerde bu habere referans vererek haberler yapıldı.

Sendika, yaptığı açıklamada haberlerin gerçek dışı olduğunu ifade ederek açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Sözcü Gazetesi’nin 14 Mayıs 2026 tarihli ve ilk sayfa manşetiyle 8. sayfasında yayınlanan, ‘İktidar madenciyi yine yalnız bıraktı’ başlıklı, Erdoğan Süzer imzalı haberde yer alan bilgilerin tümü gerçek dışıdır.

Doruk Madencilik işçilerinin 12 Nisan 2026 tarihinde başlayan direnişi 28 Nisan 2026’da sona ermiş ve işçilerin tüm talepleri kabul edilmiştir. Bu bağlamda; işçilerin ödenmemiş ücret alacaklarının bir bölümü, 2025 yılı TİS farkları, halihazırda hak kazanmış işçiler bakımından tazminatlar hemen o gün ödenmiş; yasadışı zorunlu ücretsiz izin uygulamasından kaynaklanan hak ve alacaklar ile halihazırda çalışan işçilerin de tazminatlarının ödenmesi konusunda anlaşılmış ve 15 Mayıs 2026’ya kadar süre tanınmıştır. İçişleri Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı da garantör olmuştur.

İşçilerin yıllardır süregelen yasadışı zorunlu ücretsiz izin uygulamasına boyun eğmesine sebep olan birikmiş kıdem tazminatının, herhangi bir ayrım gözetilmeksizin talep eden bütün işçilere ödeneceği konusunda anlaşılmıştır. Doğal olarak; işçilerin dönüp çalışmayı beklerken ücretsiz izin şokuyla karşılaştığı gibi ifadeler tamamen gerçek dışıdır. işçilerin çoğu 3 Nisan 2026 tarihinde halihazırda ücretsiz izne çıkarıldıktan sonra direniş başlamıştır. Direniş sonunda çalışıp çalışmama tercihi tamamen işçilere bırakılmıştır. Direnişe katılmış ya da katılmamış işçilere istifa baskısı yapıldığı doğru olmadığı gibi, işçilerin mevcut durumuyla da uyumsuzdur. Zira işçiler bugüne kadar zaten kıdem tazminatlarını bırakıp gidemedikleri için zorunlu ücretsiz izin dahil yasadışı uygulamalara boyun eğerek çalışmaya devam etmek durumunda kalmıştır. Yani istifanın aksine; işçiler direnişten önceki süreçlerde, birikmiş haklarını alamamakla tehdit edilerek çalışmaya zorlanmıştır.

Haberde yer alan ve henüz ödenmediği ifade edilen miktarlar da doğru değildir. Talep eden işçilerin kıdem tazminatları, haberde belirtilen miktarın üzerindedir. Sebahattin Yıldız’ın söylediği iddia edilen cümleler bakımından ise sendikamıza ve sendikamız üyesi işçilere yansıyan hiçbir durum yoktur.

Sendikamız ve sendikamıza üye işçilerle görüşülmeden, üstelik yazılan hiçbir bilgi teyit edilmeden yapılan bu haber, Doruk Madencilik direnişine ve kazanımlarına gölge düşürmektedir. Gazetecinin kaynağını açıklamamak istemesini anlıyor, ancak direnişle ilgili bir haber yazarken direnişçi işçilere ve direnen sendikaya sorulmamasını anlamıyoruz. Böyle bir yöntemi doğru da bulmuyoruz. Bu vesileyle, sarı sendikaların içeride ve dışarıya yönelik olarak bu tür asılsız söylemleri yaymaya ve kendi ihanetlerini örtmeye çalıştıklarının altını çiziyor; gazeteci dostlarımızı bu açıdan da dikkatli olmaya davet ediyoruz.”