DEM Parti Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan, 17-31 Mayıs Kayıplar Haftası kapsamında faili meçhul cinayetler, zorla kaybetmeler, yargısız infazlar, toplu mezarlar ve cezasızlık politikalarının araştırılması amacıyla verdikleri Meclis araştırması önergesinin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı tarafından iade edilmesine ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Aslan, önergenin TBMM İçtüzüğü’nün 67’nci maddesinin ikinci fıkrası gerekçe gösterilerek geri gönderildiğini belirtti. Söz konusu hüküm, Başkanlığa sunulan yazı ve önergelerde “kaba ve yaralayıcı sözler” bulunması halinde düzeltme amacıyla iade edilmesini içeriyor.
‘Önergede kaba ve yaralayıcı bir ifade yok’
Önergelerinde yalnızca inkâr, suskunluk ve cezasızlıkla örtülmüş ağır hakikatlerin yer aldığını ifade eden Aslan, “Hakikati dile getirmek değil, kayıpların mezarsız, ailelerin cevapsız ve toplumun adaletsiz bırakılması yaralayıcıdır” dedi.
İade kararının yalnızca bir usul işlemi olmadığını vurgulayan Aslan, bunun Kayıplar Haftası’nda kayıp yakınlarına, Cumartesi İnsanları’na ve insan hakları savunucularına verilmiş politik bir mesaj olduğunu söyledi.
‘Adalet zamanaşımına uğramazsa tüm dosyalar için geçerli olmalı’
Aslan, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in Fatma ve İbrahim Teryaki cinayetinin aydınlatılmasına ilişkin yaptığı açıklamada kullandığı “Adalet zamanaşımına uğramaz” sözünü hatırlattı.
Bu ilkenin yalnızca belirli dosyalar için değil, Musa Anter, Vedat Aydın, Tahir Elçi ve Roboskî Katliamı gibi karanlıkta bırakılan tüm dosyalar için uygulanması gerektiğini ifade etti.
BM sözleşmesi çağrısı
Türkiye’nin yıllardır çağrılara rağmen Birleşmiş Milletler’in Zorla Kaybedilmeden Korunma Sözleşmesi’ni imzalamadığını hatırlatan Aslan, sözleşmenin derhal imzalanması ve onaylanması çağrısında bulundu.
Aslan ayrıca, Meclis’in faili meçhuller, zorla kaybetmeler, toplu mezarlar ve cezasızlık politikalarına ilişkin araştırma komisyonu kurması gerektiğini belirtti.
‘Toplumsal barışın yolu yüzleşmeden geçer’
Barış ve demokratik toplum sürecinin gerçek bir karşılık bulabilmesi için hakikatle yüzleşmenin zorunlu olduğunu vurgulayan Aslan, “Toplumsal barışın yolu, acıyı sessizleştirmekten değil; yüzleşmeden, adaletten ve hakikat hakkının tanınmasından geçer” dedi.
Açıklamasının sonunda Meclis Başkanlığı’na çağrıda bulunan Aslan, faili meçhuller, zorla kaybetmeler ve toplu mezarların araştırılmasını “kaba ve yaralayıcı” sayan yaklaşımın terk edilmesini istedi.




