• Ana Sayfa
  • Manşet
  • İBB davasında 40. gün | ‘Umuyorum ki bir gün herkes sahip olduğu servetin ve ilişkilerin hesabını verir’

İBB davasında 40. gün | ‘Umuyorum ki bir gün herkes sahip olduğu servetin ve ilişkilerin hesabını verir’

İBB Davası’nın 40. gününde söz alan Ekrem İmamoğlu, kendisinin iş ve aile hayatının hayatının detaylı şekilde sorgulandığını belirterek, “Mevzu yalnızca Ekrem İmamoğlu olunca insanların iş hayatı, ilişkileri ve geçmişi didik didik sorgulanıyor. Ama bu ülkede hala tapularının hesabını veremeyen insanlar var. Umuyorum ki bir gün herkes sahip olduğu tapuların, servetin ve ilişkilerin hesabını verir, verecektir” diye konuştu.

İBB davasında 40. gün | ‘Umuyorum ki bir gün herkes sahip olduğu servetin ve ilişkilerin hesabını verir’
İBB davasında 40. gün | ‘Umuyorum ki bir gün herkes sahip olduğu servetin ve ilişkilerin hesabını verir’
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 20 Mayıs 2026 15:48

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 77’si tutuklu 414 sanıklı İBB Davası’nın duruşması, 40. gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nin 1 No’lu Duruşma Salonu’nda görülüyor.

Tutuklu eski Kültür A.Ş. Genel Müdürü Serdal Taşkın’ın savunmasının ardından çapraz sorgusuna geçildi. Taşkın’a soru sormak üzere söz alan Ekrem İmamoğlu, hem iddia makamına hem de dosya kapsamına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İmamoğlu, iddianamenin hazırlanış biçimini eleştirerek, “Bu iftiraname adına utanç duyuyorum” dedi.

Konuşmasına 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nı anarak başlayan İmamoğlu, “Gençlerin diplomasının, hayallerinin ve emeklerinin kumpaslarla çalınmadığı günleri vadediyoruz” ifadelerini kullandı.

‘Umarım herkes bir gün tapularının hesabını verir’ 

İmamoğlu, iddia makamının 2019 öncesi ve sonrası ayrımı yapmasını eleştirerek, “2019 öncesi ve sonrası bir milatmış gibi davranılmasını, ortaya konulan belgeleri gördükçe utanç verici buluyorum. Bu iftiraname adına utanç duyduğumu tekrar ifade ediyorum” dedi.

Kendisinin iş ve aile hayatının hayatının detaylı şekilde sorgulandığını belirten İmamoğlu, “Mevzu yalnızca Ekrem İmamoğlu olunca insanların iş hayatı, ilişkileri ve geçmişi didik didik sorgulanıyor. Ama bu ülkede hâlâ tapularının hesabını veremeyen insanlar var. Umuyorum ki bir gün herkes sahip olduğu tapuların, servetin ve ilişkilerin hesabını verir, verecektir” diye konuştu.

‘Duruşmaların yayınlanmaması gizemli bir korkaklık’

Duruşmaların kamuoyuna açık şekilde yayınlanmamasını da eleştiren İmamoğlu, “Keşke bu duruşmalar naklen yayınlansaydı. Gizemli bir korkaklıkla kamuoyuna açılmadı” dedi.

İmamoğlu, yargılamanın şeffaf yürütülmesi gerektiğini belirterek, “Biz de bu şeffaflığı soru sorarak büyütüyoruz” ifadelerini kullandı.

‘Taşkın göreve kurumsal süreçlerle getirildi’ 

İmamoğlu, Serdal Taşkın’ın göreve getiriliş sürecine ilişkin de açıklama yaptı. Taşkın’ın doğrudan görevlendirilmediğini belirten İmamoğlu, sürecin kurumsal işlediğini vurguladı.

Taşkın da savunmasında, İBB İnsan Kaynakları tarafından davet edildiğini, iki ayrı mülakata girdiğini ve yaklaşık 10-15 gün sonra iş teklifi aldığını belirterek, “Başkanımın bir dayatması olmadı, kendi kararımla görevi kabul ettim” dedi.

İmamoğlu, iştiraklerde benzer yöntemlerin uygulandığını belirterek, “Hemen hemen herkeste aynı iş ve işlemi yaptırdık” ifadelerini kullandı.

‘Size hiçbir ticari talimaz verdim mi?’ 

İmamoğlu, Taşkın’a yönelttiği soruda, görev süresine ilişkin ilişki biçimini de gündeme getirdi. “Size ‘şunu yap, bunu yap’ şeklinde bir talimatım oldu mu?” diye soran İmamoğlu, yönetim anlayışının açıklığa kavuşmasını istedi.

Taşkın yanıtında, “Sizinle yaptığımız toplantıların konusu sadece organizasyon ve etkinlik içerikleriydi. Ticari hiçbir konuyu sizinle görüşmedim” dedi.

Taşkın ayrıca, “Sözleşmede yer alan hiçbir teknik detayı, araçların rengi ya da modeli gibi konuları dahi sizinle görüşmedim” ifadelerini kullandı.

‘2019 öncesi dosyalar yok sayıldı’ 

İmamoğlu, iddianamenin hazırlanışında 2019 öncesi dönemin dikkate alınmadığını belirterek, “Haziran 2019 öncesine dair hiçbir belgenin incelenmemesi, yok sayılması kabul edilemez” dedi.

Daha önce aynı kişilere verilen ihalelerin dosyaya dahil edilmediğini vurgulayan İmamoğlu, “Bu büyük bir rezalet. Böyle yargılama olmaz, böyle iddianame hazırlanmaz” diye konuştu.

‘Kasti ve siyasi bir süreç işletildi’ 

İmamoğlu, sürecin bilinçli şekilde yürütüldüğünü savunarak, “Burada kasti bir süreç işletilmiştir. İddianame kasıtlı ve siyasi olarak yazılmıştır” ifadelerini kullandı.

İBB’ye ait çok sayıda dosyanın daha önce denetlendiğini belirten İmamoğlu, “Yüz milyarlarca liralık, teftiş edilmiş, belgelenmiş onlarca dosyamıza rağmen 2019 sonrası suçlu ilan edilmeye çalışılıyor” dedi.

İmamoğlu, sözlerini “Bu iddianamenin bir iftiraname olduğunu tekrar ifade ediyorum” diyerek tamamladı. (ANKA)