• Ana Sayfa
  • Manşet
  • DEM Parti: Demokratik siyasete müdahalenin karşısındayız

DEM Parti: Demokratik siyasete müdahalenin karşısındayız

CHP Genel Merkezi’ne valilik kararıyla polisin girmesine tepki gösteren DEM Parti, “Bu baskıcı yöntemlerde ısrar edilmesi kabul edilemez. DEM Parti olarak, demokratik siyasete yönelik her türlü müdahalenin dün olduğu gibi bugün de karşısındayız” mesajı verdi.

DEM Parti: Demokratik siyasete müdahalenin karşısındayız
DEM Parti: Demokratik siyasete müdahalenin karşısındayız
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 24 Mayıs 2026 15:00
  • Güncellenme: 24 Mayıs 2026 15:39

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) valilik kararıyla polisin zorla girmesine dair yazılı açıklama yaptı.

DEM Parti’nin resmi sanal medya hesabından yapılan paylaşımda, “Valilik kararıyla polisin CHP Genel Merkezine zorla girerek parti yöneticilerini, milletvekillerini ve yurttaşları tahliye etmesini kabul etmiyoruz” denildi.

‘Demokratik siyasete müdahalenin karşısındayız’ 

Baskıcı yöntemlerde ısrar edilmesinin kabul edilemez olduğu kaydedilen açıklamada, şunlar belirtildi:

“Türkiye’nin en temel ihtiyacı, demokratik hukuk ilkelerinin güçlendirilmesi, toplumsal barışın büyütülmesi ve demokratik siyaset alanının genişletilmesiyken; bu baskıcı yöntemlerde ısrar edilmesi kabul edilemez. DEM Parti olarak, demokratik siyasete yönelik her türlü müdahalenin dün olduğu gibi bugün de karşısındayız.

Yetkilileri gerilimi büyüten tutumlardan vazgeçmeye, demokratik hukuk ilkelerine uygun davranmaya ve toplumsal barışı esas alan bir yaklaşımı benimsemeye çağırıyoruz. CHP yöneticilerini ve CHP’ye gönül vermiş yurttaşlarımızı da yaşanan sorunları sağduyulu bir şekilde diyalogla ve uzlaşıyla çözmeye davet ediyoruz.”

DEM Parti eş genel başkanlarından CHP’ye ‘müzakere’ çağrısı

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, CHP Genel Merkezi’ne valilik talimatı sonrası polisin zorla girmesine dair yazılı açıklama yaptı.

Türkiye’nin bugün demokrasisinin sınandığı bir eşikte daha durduğu vurgulanan açıklamada, “Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezine bu sabah polis eşliğinde yapılan yürüyüş ve ardından ortaya çıkan görüntüler, demokratik irade ile kurumsal meşruiyetin aynı anda yaralandığının bir işaretidir. Bu tabloyu, demokrasi ve hukuk açısından kabul edilemez buluyoruz. Demokratik düzenlerde parti binaları kaba kuvvetin değil, müzakere ve uzlaşının mekânlarıdır. Bir siyasi krizin polis eşliğinde değil diyalogla aşılması gerekir. Zorla, kapı kırmalarla, gazla siyasi bir mesele çözülemez. Bu durum kabul edilemez” denildi.

CHP’nin yüz yıllık birikimi ve kurumsal kapasitesiyle bu krizden çıkma gücüne sahip olduğunun vurgulandığı açıklamada, şunlar belirtildi:

“Tarafların bu süreçte hukuki meşruiyet ve demokratik siyaset ilkelerini pusula edinmesini; sabır, olgunluk ve müzakere yolundan ayrılmamasını bekliyoruz. Sorunun siyasi irade ve kurumsal kapasite çerçevesinde hızla ve suhuletle çözüme kavuşturulması için hem ısrarcıyız hem de bu süreçte üzerimize düşen her türlü sorumluluğu üstlenmeye hazırız.

Şunu açıkça ifade etmeliyiz; Cumhuriyet Halk Partisi, bu ülkenin siyasi ve demokratik dengesinin önemli bir ağırlık merkezidir. Ana muhalefet partisinde yaşanan her sarsıntı Türkiye’nin siyasal düzenini doğrudan etkiler. Tüm siyasi aktörlerin bu gerçeğin farkında olması gerektiğini düşünüyoruz.

86 milyon insanın geleceğine sahip çıkmak için tüm siyasi aktörlerin demokratik iradeye, müzakereye ve vakarla siyaset yapma geleneğine sahip çıkması şarttır. Türkiye siyaseti bu badireyi, birlikte ve ortak akılla aşacak olgunluğa sahiptir. Bu demokratik olgunluğun sergileneceğine inanıyoruz.”