Rusya, Suriye’de Beşar Esad rejiminin devrilmesinden bir buçuk yıl sonra, ülkedeki stratejik Hmeymim Hava Üssü ve Tartus Limanı’ndaki askeri varlığını korumak amacıyla ilk büyük lojistik sevkiyatını gerçekleştirdi.
ABD Hazine Bakanlığı’nın yaptırım listesinde bulunan “Sparta” adlı Rus kargo gemisi, Mayıs ortasında Tartus’a ulaştı.
ABD merkezli Wall Street Journal (WSJ) tarafından incelenen ve Amerikalı yetkililerin yanı sıra ticari uydu görüntülerine dayanan bilgilere göre Rusya, Suriye’deki askeri varlığını sürdürme kararlılığının en somut göstergesi olarak bölgeye kapsamlı bir askeri mühimmat ve ekipman sevkiyatı yaptı.
“Sparta” savaş gemileri eşliğinde Tartus’a ulaştı
Mart ayında St. Petersburg Limanı’ndan ayrılan ve ABD Hazine Bakanlığı’nın yaptırım listesinde bulunan “Sparta” adlı Rus kargo gemisi, Akdeniz boyunca Rus donanmasına ait Admiral Kasatonov fırkateyni ve ikinci bir savaş gemisinin yakın refakatinde ilerleyerek Mayıs ayı ortalarında Suriye’nin Tartus Limanı’na ulaştı.
Planet Labs ve Vantor gibi küresel uydu şirketlerinin paylaştığı görüntülerde, koruma sağlayan askeri gemilerin açık denizde beklediği, bu sırada limana yanaşan Sparta’nın ise Hmeymim Hava Üssü’ne ulaştırılmak üzere askeri kargo ve ekipman boşalttığı net bir şekilde tespit edildi.
Esad sonrası ilk büyük ikmal
Bu operasyon, 2024 yılının sonlarında Moskova’nın en yakın müttefiklerinden olan Esad rejiminin devrilmesinden bu yana Rusya tarafından gerçekleştirilen ilk büyük ikmal misyonu olarak kayıtlara geçti.
Gemi takip uzmanları ve Bosphorus Observer danışmanlık firması başkanı Yörük Işık, Sparta ve kardeş gemilerinin Rusya hükümeti adına gizli silah ve askeri teçhizat taşımacılığında uzun bir geçmişi olduğunu belirtiyor.
Yaptırım listesindeki şirketler devrede
Rusya hükümetiyle bağlantılı karmaşık bir şirketler ağı tarafından işletilen bu kargo gemileri, özellikle Rus askeri gemilerinin Karadeniz’e giriş çıkışlarını kısıtlayan uluslararası antlaşmaları baypas etmek amacıyla paravan olarak kullanılıyor.
Nitekim geminin sahibi olan SC South LLC ve ana şirketi Oboronlogistics LLC, doğrudan Rusya Savunma Bakanlığı’na lojistik hizmet sağladıkları gerekçesiyle halihazırda ABD’nin yaptırım listesinde yer alıyor.
Yaşanan bu son hareketliliğe dair Rusya Savunma Bakanlığı ile adı geçen lojistik şirketleri açıklama yapmaktan kaçındı.
Şara’dan pragmatik dış politika
WSJ’nin analizine göre Suriye’de Esad’ı deviren geçici hükümetin Başkanı Ahmed Şara, son derece pragmatik bir dış politika izliyor.
Göreve geldikten sonra uluslararası meşruiyet ve kabul görme kampanyasının bir parçası olarak hem Washington’ı hem de Moskova’yı ziyaret eden Şara yönetimi, geçmişte bizzat savaştığı Rusya ile üslerin geleceği konusunda pazarlık masasına oturdu.
İsveç Savunma Araştırma Ajansı’ndan Suriye uzmanı Aron Lund, Rusların Suriye’deki üslerini korumayı temelde başardıklarını, bunu yaparken de geçici Suriye yönetimine karşı hem “havuç” hem de “sopa” taktiğini kullandıklarını vurguluyor.
Ekonomik can simidi: Petrol ve buğday
Yıllar süren iç savaş ve ağır ambargolar nedeniyle ekonomisi tamamen çökmüş olan Suriye’ye indirimli fiyatlarla hayati önemdeki petrol ve buğdayı sağlayan Kremlin, Şara hükümetine çok ihtiyaç duyduğu bir ekonomik can simidi uzatarak üslerin kalıcılığını garantiledi.
Karşılıklı güvenlik kaygıları
Ekonomik bağımlılığın ötesinde, iki ülkenin ortak güvenlik kaygıları ve birbiri üzerindeki istihbari tehditleri de bu askeri ortaklığı zorunlu kılan en önemli etkenler arasında yer alıyor.
Devrilen eski lider Beşar Esad, ailesi ve rejim sadıklarının büyük bölümü şu an Rusya’da sürgün hayatı yaşıyor.
Buna karşılık, geçmiş dönemde Orta Doğu’daki cihatçı gruplara katılmak üzere bölgeye gelen Çeçenistan ve eski Sovyet coğrafyası kökenli çok sayıda tehlikeli savaşçı da halen Suriye topraklarında barınıyor.
Moskova, kendi iç güvenliği için tehdit oluşturan bu militanların izini sürmek; Şara yönetimi ise ülke içindeki istikrarı korumak adına Rus askeri varlığıyla dirsek temasını sürdürmekten karşılıklı fayda sağlıyor.
Washington’da hayal kırıklığı
Rusya’nın küresel askeri nüfuzunun en kritik ayakları olan Akdeniz’deki Hmeymim Hava Üssü ile Tartus Deniz Üssü’nü elinde tutmaya devam etmesi, Washington’daki bazı Pentagon ve istihbarat çevrelerinde ciddi bir hayal kırıklığı yarattı.
Pek çok Amerikalı yetkili, bir buçuk yıl önce Esad’ın devrilmesiyle birlikte Rusya’nın buradaki jeopolitik dayanağını tamamen kaybedeceğini ve böylece Moskova’nın Afrika ile Güney Amerika’daki askeri operasyonlarına lojistik ara istasyon sağlayan en büyük damarının kesileceğini umuyordu.
Ancak gelinen noktada yüzlerce Rus askeri personelinin halen Suriye’deki üslerde aktif olarak görev yaptığı bildiriliyor.
Diğer taraftan ABD ordusu, IŞİD ile mücadele kapsamında on yılı aşkın süredir Suriye’nin kuzeydoğusunda sürdürdüğü askeri varlığına ve üslerine yönelik taahhüdünü tamamen sonlandırarak bu yılın başlarında ülkeden tamamen çekildi.
ABD yaptırımları kaldırdı
Esad’ın devrilmesinin hemen ardından dönemin ABD Başkanı Joe Biden, Suriye’ye yönelik yaptırımların kaldırılmasını ancak Rus askeri üslerinin ülkeden tamamen tahliye edilmesi şartına bağlamıştı.
Fakat göreve gelen Donald Trump yönetimi bu katı şartı bir kenara bırakarak, geçici Suriye hükümetine yönelik tüm yaptırımların koşulsuz olarak kaldırılması talimatını verdi.
Trump’ın her an değişebilen ve öngörülemeyen dış politikası karşısında kendisini güvenceye almak isteyen Şara yönetimi için Rusya, Washington’a karşı eldeki en güçlü diplomatik ve askeri denge unsuru haline geldi.
Mevcut kaygılara karşın öte yandan bazı Amerikalı yetkililer ise, Şara hükümetinin Moskova ile bağlarının zaten bilindiğini ve Sparta gemisinin taşıdığı mühimmatın ABD’nin ülkedeki öncelikli çıkarlarına doğrudan bir tehdit oluşturmadığını belirterek bu son sevkiyatın Washington’da büyük bir alarm ziline yol açmadığını ifade ediyor.




