MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda Ortadoğu’daki gelişmelerden Kürt meselesinin çözümüne yönelik sürece, CHP’de yaşanan tartışmalardan A Milli Futbol Takımı’nın 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu.
Sürece ilişkin açıklamalarda bulunan Bahçeli “Türkiye ne karanlıkta yatacak ne de kara düş görecektir. Bölgesel gerilim kuşağı Türkiye’nin iç cephesini sabotaj ihtimallerini artırırken, terörsüz Türkiye iradesi her şeyden önce samimiyet diler.” dedi.
Bölgedeki krizlerin yalnızca ülkeler arasındaki gerilimlerle sınırlı olmadığını belirten Bahçeli, Türkiye’nin güvenlik denklemine dikkat çekti.
Bahçeli CHP’de yaşanan gelişmelere ilişkin ise parti içindeki krizin kurumsal yapıyı zedelediğini söyledi.
Konuşmasına başlamadan önce A Milli Futbol Takımı’nın 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna değinen Bahçeli, kendi isteğiyle milli takım için hazırlanan marşı grup toplantısında dinletti.
“Uluslararası hukukun vahim tablosu ortaya çıkıyor”
Konuşmasında Ortadoğu’daki gelişmelere geniş yer ayıran Bahçeli, bölgedeki çatışmaların yalnızca ilgili ülkeleri değil tüm insanlığı ilgilendiren bir sınav niteliği taşıdığını belirtti.
“Dünyanın neresinde bir milletin barışı hedef alınsa, nerede bir mazlumun ahı yükselse orada yalnızca o ülkenin değil bütün insanlığın imtihanı başlamış demektir” diyen Bahçeli, yakın coğrafyada yaşanan gelişmelerin gerilimlerin yönünü olduğu kadar uluslararası hukukun içinde bulunduğu tabloyu da gözler önüne serdiğini ifade etti.
Bölgesel krizlere ilişkin değerlendirmelerini sürdüren Bahçeli, “Her yangının altında bir kül, her çatışmanın gerisinde duman tüten bir kin, her dayatmanın arkasında yarım kalmış bir emperyal hesap vardır” dedi.
“Küresel sistemin çivisi çıkmış, adalet terazisi şaşmış, kantarın topuzu kaçmıştır” ifadelerini kullanan Bahçeli, yaşanan gelişmelerin yalnızca Tahran, Tel Aviv ya da Washington’un meselesi olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi.
Bahçeli, söz konusu güvenlik denklemine ilişkin, “Bu mesele Hürmüz Boğazı’ndan Doğu Akdeniz’e, Lübnan’dan Suriye’ye, Irak’ın kuzeyinden Kızıldeniz’e uzanan geniş bir güvenlik denklemi içerisinde ele alınmalıdır” değerlendirmesinde bulundu.
“Terörsüz Türkiye milli varlığımızın zırhıdır”
Ortadoğu’daki gelişmelerin ardından Kürt sorununun çözümü kapsamında devam eden sürece de değinen Bahçeli, yürütülen sürecin Türkiye’ye yönelik planları bozan bir süreç olduğunu söyledi.
“Bu süreç Türkiye üzerindeki planları bozma sürecidir. Sınırlarımızın ötesinde kurulan her tezgah Ankara’dan görülmektedir” ifadelerini kullanan Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” hedefinin Türkiye’nin güvenlik politikaları açısından stratejik bir önem taşıdığını belirtti.
Bahçeli, değerlendirmelerini şu sözlerle sürdürdü:
“Terörsüz Türkiye bölgesel fırtınanalar karşısında milli varlığımızın zırhıdır. Terörsüz Türkiye, kriz kuşağı karşısında Türkiye’nin iç cephesini muhkem tutma gayretidir.
Surda delik açtırmayacağız, iç cepheyi sağlam tutmak zorundayız.
Kardeşlik hukukunu tahkim etmeyi yalnızca iyi niyetli bir temenni olarak değil doğrudan doğruya milli güvenlik meselesi biçiminde ele alıyoruz.
Terörsüz Türkiye iradesi samimiyetle ilerlerken bu iradeyi zehirlemek isteyen dış mahfiller de boş durmamaktadır.
Terörsüz Türkiye derken, içeride huzuru, dışarıda caydırıcılığı, bölgemizde istikrarı ve milletimizim birliğini aynı anda savunuyoruz.
Terörsüz Türkiye tarihi bir zarurettir. Terörsüz Türkiye hedefi kararlılıkla sürdürülecektir.”
CHP’ye ilişkin değerlendirme: “Vahim bir manzara”
Konuşmasında CHP’de yaşanan gelişmelere de değinen Bahçeli, partideki iç tartışmaların siyasi tablo üzerinde olumsuz etkiler yarattığını söyledi.
“Bugün CHP’de bir siyasi partinin kendi hukukunu, geleneğini, kurumsallığını ve meşruiyet zeminini nasıl aşındırdığı vahim bir manzaradır” diyen Bahçeli, yaşanan sürecin siyasi tartışmaların ötesine geçtiğini ifade etti.
Seçilmiş CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e seslenen Bahçeli, partinin iç hesaplaşmalar, koltuk tartışmaları ve mahkeme süreçleriyle şekillenen bir yönetim krizinin gölgesinde siyaset yürüttüğünü belirtti.
Bahçeli, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“CHP bugün milletin karşısına kendi iç hesaplaşmasının, koltuk kavgasının, mahkeme süreçleriyle düğümlenen yönetim krizinin ve kurumsal aklını tüketen hizip mücadelesinin gölgesiyle çıkmaktadır. Bu tablo siyaseti millete hizmetin şerefli yolu olmaktan çıkarıp kişisel ikbalin, hırsın, öfkenin ve güç gösterisinin dar patikasına sıkıştıran anlayışın neticesidir.
Bugün CHP’de bir siyasi partinin kendi hukukunu, geleneğini, kurumsallığını ve meşruiyet zeminini nasıl aşındırdığı vahim bir manzaradır. Sağ duyuyla karşılanması gereken hukuki süreçlerin meydan okuyucu bir üslupla gölgelenmesi siyasi kıyametin büyük alametlerindendir. Parti içi arınma ve durulma ihtiyacının tehditkar cümleler gölgesinde kalması idari iflasın vesikasıdır. İş düğümleri çözmek yerine yağlı urganlara sarılmak, kementleri ülke gündeminin boynuna ısrarla dolamak aziz milletimize ne fayda getirir?”




