• Ana Sayfa
  • Gündem
  • DEM Partili Özgül Saki, cinsel saldırı failinin tahliyesini Meclis gündemine taşıdı

DEM Partili Özgül Saki, cinsel saldırı failinin tahliyesini Meclis gündemine taşıdı

DEM Parti İstanbul Milletvekili Özgül Saki, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada İstanbul’un Esenyurt ilçesinde görülen cinsel saldırı davasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kadınlara yönelik şiddete dikkat çeken Özgül Saki, “Kadınlar için artık bu ülkede her yer suç mahalli haline gelmiş durumda. Her gün en az üç kadın erkekler tarafından öldürülüyor.” ifadelerini kullandı

DEM Partili Özgül Saki, cinsel saldırı failinin tahliyesini Meclis gündemine taşıdı
DEM Partili Özgül Saki, cinsel saldırı failinin tahliyesini Meclis gündemine taşıdı
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 24 Temmuz 2026 19:39

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul Milletvekili Özgül Saki, cinsel saldırı davasında 12 yıllık hapis cezası Yargıtay tarafından bozulan ve tahliye edilen sanığa ilişkin süreci Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda gündeme taşıdı. Özgül Saki, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi de verdi.

Özgül Saki: Kadınlar için her yer suç mahalli haline geldi

DEM Parti İstanbul Milletvekili Özgül Saki, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada İstanbul’un Esenyurt ilçesinde görülen cinsel saldırı davasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Kadınlara yönelik şiddete dikkat çeken Özgül Saki, “Kadınlar için artık bu ülkede her yer suç mahalli haline gelmiş durumda. Her gün en az üç kadın erkekler tarafından öldürülüyor.” ifadelerini kullandı.

Tahliye edilen sanığın dosyasını gündeme getirdi

Özgül Saki, Esenyurt’ta yaşayan E.’nin cinsel saldırı davasını örnek göstererek, 11 Haziran 2025’te Yusuf Ş. hakkında nitelikli cinsel saldırı suçlamasıyla tutuklama kararı verildiğini, yerel mahkeme ile istinaf mahkemesinin sanık hakkında 12 yıl hapis cezasına hükmettiğini hatırlattı.

Dosyanın 4 Haziran 2026’da Yargıtay’a gönderildiğini belirten Özgül Saki, Yargıtay’ın kararının ardından sanığın 22 Haziran’da tahliye edildiğini söyledi.

Özgül Saki, yargılama sürecinde sanığın yakınlarının şikâyetçi kadına yönelik tehditlerde bulunduğunu belirterek, tahliye sonrasında da sanığın sosyal medya üzerinden tehditlerini sürdürdüğünü ifade etti.

Özgül Saki ayrıca, şikâyetçi kadının avukatlarının sanık hakkında elektronik kelepçe uygulanması yönündeki talebinin reddedildiğini dile getirdi.

Konuşmasının sonunda Özgül Saki, kadınların korunmasına yönelik mekanizmaların etkin işletilmesi gerektiğini belirterek, kamu kurumlarının bu konuda sorumluluk üstlenmesi çağrısında bulundu.

Bakan Mahinur Özdemir Göktaş’a soru önergesi

Özgül Saki, aynı olayla ilgili Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın yanıtlaması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na yazılı soru önergesi sundu.

Önergede, şikâyetçi kadının tahliye kararını resmi makamlardan değil sosyal medyadan öğrendiği, tahliye kararının gerekçesinin ise haftalar geçmesine rağmen kendisine bildirilmediği ifade edildi.

Önergede ayrıca, soruşturma ve yargılama süreci boyunca şikâyetçi kadının şikâyetini geri çekmesi yönünde fail ve fail yakınları tarafından tehdit edildiği, gizli olması gereken ifadesinin üçüncü kişiler tarafından öğrenildiği ve bu nedenle ciddi güvenlik kaygıları yaşadığı bilgilerine yer verildi.

Kadınların korunmasına ilişkin beş soru yöneltti

Özgül Saki, önergesinde kadınların yalnızca yargılama sürecinde değil, failin tahliyesi gibi güvenliklerini doğrudan etkileyen aşamalarda da etkin biçimde korunmasının devletin yükümlülüğü olduğunu belirtti.

Özgül Saki, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmiş olmasının Anayasa, 6284 sayılı Kanun ve taraf olunan uluslararası insan hakları sözleşmelerinden doğan yükümlülükleri ortadan kaldırmadığını ifade etti.

Önergede Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’a şu sorulara yanıt verilmesi istendi:

– Cinsel saldırı ve erkek şiddetine maruz kalanların, failin tahliyesi, ceza infazındaki değişiklikler veya mağdur güvenliğini etkileyebilecek yargısal süreçler hakkında zamanında bilgilendirilmesini sağlayan bir mekanizma bulunmakta mıdır?

– Bulunuyorsa bu mekanizma nasıl işletilmektedir? Aynı mekanizma tutuklu sanıklar hakkında da geçerli midir?

– Şikayetini geri çekmesi yönünde baskı, tehdit veya yıldırma girişimlerine maruz kalan kadınların korunmasına yönelik Bakanlığınız tarafından yürütülen çalışmalar bulunmakta mıdır?

– Kadınların soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde fail veya fail yakınları tarafından tehdit edilmesi halinde Bakanlığınız hangi koruyucu mekanizmaları devreye sokmaktadır?

– Bakanlığınız, kadınların maruz kaldıkları tehdit, baskı ve yeniden mağduriyet risklerini izlemeye yönelik ulusal ölçekte bir veri toplama ve vaka takip sistemi yürütmekte midir?

– Bakanlığınızın, cinsel saldırı ve kadına yönelik şiddete maruz kalanların yargılama ve infaz süreçlerinde yeniden mağdur edilmesini önlemek amacıyla Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve ilgili kurumlarla yürüttüğü ortak bir protokol veya koordinasyon mekanizması bulunmakta mıdır?

– İstanbul Sözleşmesi’nin 51. maddesinde öngörülen risk değerlendirmesi ve risk yönetimi yaklaşımı doğrultusunda, cinsel saldırı ve kadına yönelik şiddet faillerinin tahliyesi gibi maruz kalanın güvenliğini etkileyebilecek durumlarda kadınların korunmasına yönelik hangi risk değerlendirme ve kurumlar arası koordinasyon mekanizmaları uygulanmaktadır?