Mardin’in Nusaybin ilçesinde 20 Ocak’ta, düzenlenen protestolar sırasında askerler tarafından ağır şekilde darp edildikten sonra tutuklanan Diyar Koç, ilk kez hakim karşısına çıktı.
Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada mahkeme heyeti, Koç’un adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi.
Koç’un görüntüleri medyaya ve sosyal medyaya “bayrağı indiren kişi” olarak servis edilmişti ancak Emniyet ve savcılık sorgusunda Koç’a bu iddialar sorulmamıştı.
“Örgüt üyeliği”, “örgüt propagandası yapmak” ve “askeri alana izinsiz girme” suçlamalarıyla yargılanan Koç, tutuklu bulunduğu cezaevinden SEGBİS aracılığıyla duruşmaya katıldı. Duruşmada avukatı Rıdvan Kurt da hazır bulundu.
Kimlik tespitinin ardından savunma yapan Koç, hakkındaki suçlamaları reddetti. Gözaltına alındığı sırada ve sonrasında maruz kaldığı şiddeti anlatan Koç, kendisine kötü muamelede bulunan kişiler hakkında şikayetçi olduğunu belirterek tahliyesini talep etti.
Koç’un avukatı Rıdvan Kurt ise müvekkiline yöneltilen suçlamaların yasal unsurlarının oluşmadığını savunarak tahliye talebinde bulundu.
Mahkeme heyeti, verilen aranın ardından Diyar Koç’un adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi. Davanın bir sonraki duruşması 29 Eylül’e ertelendi.
Ne olmuştu?
Diyar Koç, Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılara karşı 20 Ocak’ta Nusaybin’de düzenlenen protestolar sırasında gözaltına alınmıştı. Kamişlo sınır hattında gözaltına alınan Koç’un askerler tarafından darp edildiği ve hakarete maruz kaldığı anlar görüntülere yansımıştı.
Gördüğü şiddet sonucu beyin kanaması geçirdiği ve vücudunun çeşitli yerlerinde kırıklar oluştuğu belirtilen Koç, gözaltına alındığı sırada “bayrak indiren kişi” olduğu iddiasıyla hedef gösterilmişti. Ancak bu iddia daha sonra tutuklama gerekçeleri arasında yer almamıştı.
Koç, 23 Ocak’ta “örgüt üyesi olmak”, “örgüt propagandası yapmak” ve “sınır güvenliğini ihlal etmek” suçlamalarıyla tutuklanmıştı. Sağlık durumunun ağırlaşması üzerine çeşitli cezaevleri ve hastanelere sevk edilen Koç, kafatasındaki kırıklar nedeniyle Ankara Etlik Şehir Hastanesi’nde tedavi görmüş, ardından Sincan F Tipi 1 No’lu Kapalı Cezaevi’ne nakledilmişti.




