• Ana Sayfa
  • Manşet
  • WSJ: ABD ve İsrail’in Hizbullah baskısı Lübnan’da iç savaş endişesini büyütüyor

WSJ: ABD ve İsrail’in Hizbullah baskısı Lübnan’da iç savaş endişesini büyütüyor

Wall Street Journal’da (WSJ) yayımlanan analizde, Lübnan yönetiminin müzakereler kapsamında Hizbullah’ı silahsızlandırmaya yönelik adımlarının ülkeyi yeniden iç savaşa sürükleme riski taşıdığı değerlendirmesi yer aldı.

WSJ: ABD ve İsrail’in Hizbullah baskısı Lübnan’da iç savaş endişesini büyütüyor
WSJ: ABD ve İsrail’in Hizbullah baskısı Lübnan’da iç savaş endişesini büyütüyor
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 9 Haziran 2026 17:23

ABD ve İsrail’in Hizbullah’ın silahsızlandırılması için Lübnan yönetimi üzerindeki baskıyı artırması, ülkede yeniden iç savaş ihtimaline ilişkin kaygıları derinleştiriyor. Ateşkes girişimlerine rağmen Hizbullah’ın silahsızlanmaya karşı sert tutumu ve İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarını sürdürmesi, bölgedeki kırılgan dengeleri daha da hassas hale getiriyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı, 3 Haziran’da İsrail ile Lübnan arasında bir ateşkes konusunda uzlaşı sağlandığını duyurmuştu. Açıklamada, Hizbullah’ın saldırılarını tamamen durdurması ve tüm unsurlarını Litani Nehri’nin güneyinden çekmesi şartıyla tarafların ateşkeste anlaştığı belirtilmişti.

Ancak Tahran destekli Hizbullah, bir gün sonra ateşkes düzenlemesini kabul etmediğini açıkladı. Hizbullah lideri Naim Kasım, öncelikle tüm çatışmaların sona erdirilmesi ve İsrail birliklerinin Lübnan’dan çekilmesi gerektiğini belirterek, “İşgal devam ettiği sürece direniş de devam edecek” ifadelerini kullandı.

Hizbullah’ın silahsızlandırılması tartışması büyüyor

Wall Street Journal’da (WSJ) yayımlanan analizde, Lübnan yönetiminin müzakereler kapsamında Hizbullah’ı silahsızlandırmaya yönelik adımlarının ülkeyi yeniden iç savaşa sürükleme riski taşıdığı değerlendirmesi yer aldı.

Analizde, 2024 yılında İsrail saldırıları nedeniyle önemli ölçüde zayıflayan Hizbullah’ın son dönemde yeniden güç kazanmaya başladığına dikkat çekildi.

Ayrıca İran’ın, ABD ile yürütülen müzakerelerde anlaşma sağlanabilmesi için İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarını durdurmasını şart koşmasının, bölgesel gerilimi daha büyük bir çatışma riskine taşıdığına işaret edildi.

Hizbullah, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik saldırılar başlatmasının ardından mart ayının başında İsrail’e füze saldırıları düzenleyerek savaşa dahil olmuştu.

Lübnan ordusu güneyde Hizbullah mevzilerini hedef alıyor

Lübnan ordusu geçen yıldan bu yana ülkenin güneyindeki Hizbullah mevzilerini ve silah depolarını kontrol altına almaya çalışıyor.

Ancak Lübnan ordusunun ilerleyişinin, Hizbullah’ın yeniden silahlanmaya başlamasıyla birlikte sekteye uğradığı belirtiliyor.

Hizbullah lideri Naim Kasım, geçen ay yaptığı açıklamada silahsızlanmanın örgüt açısından kabul edilemez olduğunu dile getirerek, “Şunu açıkça anlayın: Silahsızlanmamız yok olmamız anlamına gelir. Bunu asla kabul etmeyeceğiz” ifadelerini kullanmıştı.

Kasım ayrıca Lübnan halkına hükümete karşı durma çağrısında bulunmuştu.

Analizlerde, sık sık elektrik kesintilerinin yaşandığı ülkede ekonomik kriz ve mezhepsel ayrışmaların da giderek derinleştiği belirtiliyor.

İç savaş hafızası yeniden gündemde

Lübnan’da 1975 ile 1990 yılları arasında yaşanan iç savaşta Şii, Sünni, Maruni Hristiyan, Filistinli ve Dürzi silahlı gruplar arasında çok sayıda çatışma yaşanmıştı.

İsrail de bu süreçte ülkedeki kaostan yararlanarak Lübnan’ı 1982 yılından 2000 yılına kadar işgal etmişti.

Bugün yaşanan gelişmeler, ülkedeki mezhepsel fay hatlarının yeniden harekete geçebileceği yönündeki endişeleri artırıyor.

İsrail saldırıları ateşkese rağmen sürüyor

İsrail ordusu, ABD’nin arabuluculuğuyla 17 Nisan’da yürürlüğe giren ve 17 Mayıs itibarıyla 45 gün uzatılan ateşkese rağmen Lübnan’a yönelik saldırılarını sürdürüyor.

Lübnan Sağlık Bakanlığı verilerine göre, İsrail’in 2 Mart’tan bu yana ülkeye düzenlediği saldırılarda 3 bin 637 kişi hayatını kaybetti.

Washington Post’un görüştüğü bazı İsrailliler ise Hizbullah’ın her koşulda silahsızlandırılması gerektiğini ve Lübnan’ın güneyindeki askeri operasyonların devam etmesini desteklediklerini belirtiyor.