ABD ile İran arasında imzalanan mutabakatın uygulanmasına yönelik ilk teknik görüşmeler, Pakistan ve Katar’ın arabuluculuğunda İsviçre’nin Nidwalden kantonuna bağlı Bürgenstock kasabasında başladı. İran devlet televizyonu, iki ülke heyetleri arasındaki doğrudan temasların sağlandığını duyurdu.
Görüşmelere tarafların ve arabulucu ülkelerin üst düzey isimleri katılıyor. Mülkiyeti Katar’a ait bir tesiste yürütülen zirvede heyetler şu isimlerden oluşuyor:
ABD Heyeti: Başkan Yardımcısı JD Vance, ABD Başkanı Donald Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Trump’ın damadı Jared Kushner.
İran Heyeti: Meclis ve Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile birlikte güvenlik, merkez bankası ve petrol sektöründen üst düzey yetkililer.
Arabulucu Heyetler: Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Genelkurmay Başkanı Asim Munir.
Katar Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Bürgenstock’taki toplantıların, mutabakat zaptında ele alınan tüm hususları kapsayan kapsamlı ve kalıcı bir nihai anlaşmayla sonuçlanmasının arzulandığı ifade edildi.
Masadaki en büyük kriz: Hürmüz Boğazı
İki ülkenin 60 günlük bir ateşkes üzerinde mutabık kalmasının ardından başlayan zirvenin en sıcak gündem maddesini, küresel petrol sevkiyatının kalbi konumundaki Hürmüz Boğazı oluşturuyor.
Görüşmeler başlamadan hemen önce İran Devrim Muhafızları Ordusu, İsrail’in Lübnan’daki saldırılarına tepki olarak Hürmüz Boğazı’nı kapattığını ilan etti. Devrim Muhafızları, boğaza yaklaşacak gemilerin risk altında olacağını duyurdu.
Buna karşın ABD kanadından açıklamalar gecikmedi:
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Fox News’e verdiği mülakatta ateşkesin korunacağından emin olduğunu belirterek, Hürmüz Boğazı’nın kapalı olduğuna dair herhangi bir kanıt görmediklerini dile getirdi.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), cumartesi günü 55 ticari geminin boğazdan güvenle geçerek küresel pazarlara 17 milyon varilden fazla petrol taşıdığını bildirdi ve ticari trafiğin güvenliğini garanti etmeyi sürdüreceklerini vurguladı.
ABD Başkanı Donald Trump ise sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, 60 günlük ateşkes süresince veya sonrasında Hürmüz Boğazı geçişlerinden ücret alınmayacağını belirtti. Ancak Trump, barış görüşmelerinin başarısız olması durumunda ABD’nin “Ortadoğu ülkelerinin koruyucu meleği olarak sunduğu hizmetler karşılığında” geçiş ücreti talep edebileceğini yazdı.
İran’dan şartlı müzakere: ‘Lübnan’da saldırılar durmazsa boğaz açılmaz’
İran basını ve resmi yetkilileri, İsrail’in Lübnan’daki saldırıları sürdüğü müddetçe Hürmüz Boğazı’nın açılmayacağını ve nihai müzakerelere geçilmeyeceğini net bir dille ifade ediyor.
Tesnim Haber Ajansı’na konuşan ismi açıklanmayan İranlı bir kaynak, Lübnan’ın toprak integrity (bütünlüğü) güvence altına alınmadığı sürece İran’ın başka hiçbir konuda pazarlık yapmayacağını söyledi. Yetkili, mutabakat metnindeki maddeler arası bağa dikkat çekerek şu detayları paylaştı:
“Mutabakat metnindeki 13. madde uyarınca, ABD’nin 1. maddede üstlendiği taahhütleri yerine getirmemesi durumunda 5. madde de uygulanmayacaktır. Bu da Hürmüz Boğazı’nın açılmayacağı anlamına gelir.”
Aynı kaynak, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılabilmesi için ön koşulları şu şekilde sıraladı:
- İran’ın dondurulmuş varlıklarının bir kısmının serbest bırakılması (Katar ile varılan anlaşma doğrultusunda ilk aşamada hayata geçirilmesi bekleniyor).
- Lübnan dahil tüm cephelerde savaşın sona erdirilmesi ve ablukanın tamamen kaldırılması.
- İran’ın petrol, petrokimya ürünleri ve türevlerinin satışına yönelik yaptırım muafiyetlerinin tanınması.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi de sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada bu şartları doğrulayarak, “Özellikle 1. maddede belirtilen, Lübnan dahil bütün cephelerde savaşın sona erdirilmesi hükmü uygulanmadığı sürece nihai anlaşma için müzakerelerin başlaması mümkün değil” dedi. Bekayi, İsviçre’deki görüşmelerin odak noktasının; savaşın sonlandırılması, dondurulmuş varlıkların iadesi ve petrol ihracatı düzenlemeleri olduğunu hatırlattı.
Görüşmeler sürerken Kalibaf’tan paylaşım
Müzakerelerin başlamasının ardından İran Meclis ve Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, X (eski adıyla Twitter) hesabından dikkat çeken bir video paylaştı.
Paylaşılan temsili görüntüde, ABD’nin Mina’daki bir ilkokula düzenlediği hava saldırısında hayatını kaybeden çocuklar konu ediliyor. Çocukların eğitim gördükleri sırada saldırıya uğradığını aktaran videonun devamında, Kalibaf’ın yaşamını yitiren çocuklardan birinin sırt çantasını alarak uçağa bindiği anlar yer alıyor.
İsrail’den ‘çekilmeyeceğiz’ çıkışı ve ihlal suçlamaları
ABD-İran nükleer müzakerelerinin başlaması için ön koşullardan biri Lübnan’da çatışmaların durdurulması olsa da, sahada tansiyon düşmüyor. Lübnan sivil savunma yetkilileri, ateşkesin yürürlüğe girmesinden saatler sonra cumartesi günü düzenlenen İsrail saldırılarında 20 kişinin öldüğünü duyurdu.
İsrail ordusu bu hamlelerin Hizbullah’ın ihlallerine yanıt olduğunu savunurken, Hizbullah ise İsrail’in Lübnan topraklarında serbestçe hareket etmesine izin vermeyeceğini açıkladı.
ABD-İran arasındaki anlaşmaya taraf olmadığını ilan eden İsrail yönetimi, Lübnan’da işgal ettiği bölgelerdeki askeri varlığını sürdüreceğini açıkça ilan etti:
İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, ordunun Lübnan’ın güneyinde işgal ettiği ve “Sarı Hat” olarak adlandırılan bölgede kalmaya devam edeceğini belirterek, “Başbakan Binyamin Netanyahu ve benim de açıkça belirttiğimiz gibi İsrail, Lübnan’daki güvenlik bölgesinden çekilmeyecektir” dedi. Katz, saldırılar için herhangi bir kısıtlama bulunmadığını da sözlerine ekledi.
Kanal 12’nin haberine göre, Netanyahu ve Katz orduya “ateş kes” talimatı vermiş olsa da, bu talimat ele geçirilen bölgelerden geri çekilmeyi kapsamıyor.
Lübnan Sağlık Bakanlığı verilerine göre, 2 Mart’tan bu yana düzenlenen İsrail saldırılarında aralarında sağlık çalışanları, kadın ve çocukların da bulunduğu 4 bin 57 kişi hayatını kaybetti. İsrail makamları ise Hizbullah ile yaşanan çatışmalarda en az 32 asker ve 4 sivilin öldüğünü bildirdi.
Mutabakatın içeriği
İran ve ABD, Pakistan’ın arabuluculuğunda yürütülen uzun soluklu bir müzakere sürecinin ardından 14 Haziran’da savaşın durdurulmasını ve kronik sorunların diyalog yoluyla çözülmesini öngören 14 maddelik bir mutabakata varmıştı.
“İslamabad Mutabakatı” adı verilen bu geçici anlaşma metni, 18 Haziran’da İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından dijital ortamda imzalanarak resmen yürürlüğe girdi. Mutabakat; Lübnan dahil olmak üzere bölgesel çatışmaların ve savaşın sona erdirilmesini, Hürmüz Boğazı’nın ticari trafiğe açılmasını ve ABD’nin İran’a yönelik uyguladığı deniz ablukasının kaldırılmasını içeren kritik maddeler barındırıyor. Zirvede, bu geçici metnin nihai bir barış anlaşmasına dönüştürülmesi hedefleniyor.




