• Ana Sayfa
  • Manşet
  • 10 Ekim firarisi Ömer Deniz Dündar’ın ifadesi dosyada: IŞİD’in Türkiye yapılanmasına ilişkin ayrıntılar ortaya çıktı

10 Ekim firarisi Ömer Deniz Dündar’ın ifadesi dosyada: IŞİD’in Türkiye yapılanmasına ilişkin ayrıntılar ortaya çıktı

Dündar, Adıyaman’daki Mustafa Dokumacı grubuyla başlayan örgütsel geçmişini, Gaziantep’teki Yunus Durmaz yapılanmasındaki faaliyetlerini, Türkiye’ye silah ve mühimmat geçirildiğini, İdlib’deki Türkiye Vilayeti yapılanmasını ve Avrupa bağlantılarını anlattı.

10 Ekim firarisi Ömer Deniz Dündar’ın ifadesi dosyada: IŞİD’in Türkiye yapılanmasına ilişkin ayrıntılar ortaya çıktı
10 Ekim firarisi Ömer Deniz Dündar’ın ifadesi dosyada: IŞİD’in Türkiye yapılanmasına ilişkin ayrıntılar ortaya çıktı
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 22 Haziran 2026 18:36

10 Ekim Ankara Gar Katliamı davasının firari sanıklarından Ömer Deniz Dündar’ın Ankara Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde verdiği ifade soruşturma dosyasına girdi. Dündar, Adıyaman’daki Mustafa Dokumacı grubuyla başlayan örgütsel geçmişini, Gaziantep’teki Yunus Durmaz yapılanmasındaki faaliyetlerini, Türkiye’ye silah ve mühimmat geçirildiğini, İdlib’deki Türkiye Vilayeti yapılanmasını ve Avrupa bağlantılarını anlattı.

İfadede, Mustafa Dokumacı’nın ölümünün ardından Faruk Ofisi’nin geçici sorumluluğunu üstlendiği, Kosova ve Britanya bağlantılı gruplarla temas kurulduğu, şifreli haberleşme ağında görev aldığı ve örgüt adına yürütülen para transferlerine ilişkin bilgiler de yer aldı.

Adıyaman hücresinden Suriye’ye uzanan süreç

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) tarafından düzenlenen operasyonla Türkiye’ye getirildiği açıklanan Ömer Deniz Dündar’ın, 18 Haziran’da Ankara Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde alınan ifadesi soruşturma dosyasına girdi.

Dündar, örgütle ilişkisinin 2013 yılında Adıyaman’da Mustafa Dokumacı aracılığıyla başladığını anlattı. Mustafa Dokumacı, Ankara Gar Katliamı’nın canlı bombaları Yunus Emre ve Abdurrahman Alagöz’ün de içinde bulunduğu Adıyaman merkezli IŞİD hücresinin lideri olarak biliniyor.

İfadeye göre grup, Hatay’ın Kırıkhan ilçesinde bir kaçakçının evinde kaldıktan sonra sınırı geçerek Suriye’nin Atme bölgesine ulaştı. Buradan Seyfullah Türki Ketibesi’ne götürülen grup, askeri ve dini eğitim aldı.

Nusra Cephesi’nden IŞİD’e geçiş

Dündar, ilk dönemde Nusra Cephesi saflarında bulunduğunu, Eriha kırsalında “ribat” olarak adlandırılan cephe nöbetlerinde görev yaptığını söyledi.

Örgüt içindeki ayrışmanın ardından Mustafa Dokumacı grubuyla birlikte IŞİD’e katıldığını aktaran Dündar, bu süreçten sonra farklı görevler üstlendiğini ifade etti.

Sarı bültenle aranan Walentina Slobodjanjuk ile ilgili anlatımlar

Dündar, Walentina Slobodjanjuk ile 2013 yılında imam nikâhı yaptığını ve iki çocuklarının bulunduğunu söyledi.

Anlatımına göre Walentina, sınırda yakalanmasının ardından Almanya’ya gönderildi. Daha sonra sahte pasaport temin ederek yeniden Türkiye’ye geldi ve Gaziantep üzerinden Suriye’ye geçti. Dündar, Walentina’nın bir dönem kadınlardan sorumlu birimde görev yaptığını da aktardı.

Türkiye tarafından sarı bültenle aranan Walentina Slobodjanjuk’un bugün nerede olduğuna ilişkin ifadede herhangi bir bilgi yer almadı.

Gaziantep’te Yunus Durmaz ağı içinde görev aldı

Dündar’ın anlatımına göre 2014 yılında yeniden Suriye’ye geçtiğinde kendisini Bab Lemon bölgesinde Yunus Durmaz karşıladı.

Ankara Gar Katliamı, Suruç Katliamı, Diyarbakır HDP mitingi ile Adana ve Mersin’deki HDP il binalarına yönelik saldırılarla ilişkilendirilen Gaziantep merkezli IŞİD yapılanmasının önde gelen isimlerinden biri olan Yunus Durmaz’ın kurduğu ekip içinde görev aldığını ve örgütün lojistik faaliyetlerinde çalıştığını söyledi.

Türkiye’ye silah ve mühimmat geçirildiğini anlattı

Dündar, 2014-2016 yılları arasında Gaziantep’e silah, mühimmat, el bombası ve patlayıcı yapımında kullanılan malzemelerin gönderildiğini belirtti.

İfadesine göre bu malzemeler sınır hattından geçirilerek Gaziantep’teki örgüt mensuplarına ulaştırıldı. Malzemeler Yunus Durmaz’ın ekibi tarafından teslim alındı ve depolara götürüldü.

Dündar, örgütün dış bağlantılar sorumluları tarafından görevlendirildiğini söylediği Cebrail Kaya’nın da Türkiye’ye malzeme geçişlerinde aktif rol aldığını anlattı.

Bu dönemde örgütün Türkiye yapılanmasına silah, mühimmat ve lojistik destek sağlandığını aktardı.

Şifreli veri trafiğinde görev yaptığını söyledi

Dündar, 2017 yılında İdlib’e gönderildiğini ve burada örgütün şifreli haberleşme sisteminde görev aldığını anlattı.

İfadesine göre bilgisayarlardaki dosyaları TrueCrypt programıyla şifreliyor, gelen dosyaları açıyor ve ilgili kişilere iletiyordu. Mustafa Dokumacı ile Şihap Barış arasındaki hafıza kartı ve flash bellek trafiğinde de görev yaptığını belirtti.

Örgüt içindeki bazı yazışmaların ve dijital materyallerin bu yöntemle taşındığını söyledi.

Gaziantep’teki “Genç Müslümanlar” çevresi

Dündar, Gaziantep’te “Genç Müslümanlar” olarak bilinen çevre içinde Yunus Durmaz, Nusret Yılmaz, Ahmet Güneş, Mustafa Delibaşlar ve çok sayıda örgüt mensubunun bulunduğunu anlattı.

Ahmet Güneş’in bu çevrede dini dersler verdiğini belirten Dündar, Güneş’in 2017 yılında Meyadin yakınlarında düzenlenen bir hava saldırısında öldüğünü söyledi.

Buna karşın Ahmet Güneş’in adı halen Türkiye’nin aranan IŞİD mensupları listelerinde yer alıyor.

Türkiye Vilayeti ve Faruk Ofisi yapılanması

Dündar’ın anlatımına göre Mustafa Dokumacı’nın başında bulunduğu Mektep Faruk Ofisi 2019 yılında kuruldu.

Bu yapı içerisinde Türkiye Vilayeti’nin yanı sıra Azerbaycan Vilayeti, Rusya Vilayeti, Kafkasya Vilayeti, Kosova grubu ve Britanya bağlantıları yer aldı.

Dündar, farklı ülkelerdeki gruplarla iletişim kurulmasında rol aldığını belirtti.

Britanya ve Kosova bağlantıları

İfadeye göre Mektep Faruk Ofisi yalnızca Türkiye’deki kişilerle değil, farklı ülkelerdeki gruplarla da temas halindeydi.

Dündar, Britanya’da yaşayan Libyalılardan oluşan yaklaşık 12 kişilik bir grubun ofisle bağlantılı olduğunu, para topladığını ve örgütle irtibat sağladığını anlattı.

Kosova grubunun ise Avrupa’nın farklı bölgelerinde silah saklamak ve koordinat bilgilerini örgüte ulaştırmak amacıyla oluşturulduğunu söyledi.

Planın, silahların önceden belirlenen noktalara gömülmesi ve daha sonra eylem gerçekleştirecek kişilere koordinat bilgilerinin verilmesi üzerine kurulduğunu, bu fikrin Mustafa Dokumacı tarafından da desteklendiğini aktardı.

Gürcistan’da eğitim kampı planı

Dündar, Gürcistan’da bir eğitim kampı kurulmasının planlandığını da anlattı.

İfadesine göre bu kampta Avrupa, Rusya, Kafkasya ve Ukrayna’dan gelecek kişilere askeri ve ideolojik eğitim verilmesi hedefleniyordu.

Mustafa Dokumacı’nın ölümünün ardından Faruk Ofisi’nin başına geçtiğini söyledi

Dündar, Mustafa Dokumacı’nın 2020 yılında düzenlenen hava saldırısında öldüğünü belirtti.

Dokumacı’nın ölümünün ardından örgütün Uzak Vilayetler İdaresi tarafından 40 bin dolar gönderildiğini, bunun 20 bin dolarının Faruk Ofisi’nin faaliyetleri için ayrıldığını, kalan kısmının ise farklı birimlere dağıtıldığını anlattı.

Kalıcı bir isim belirlenene kadar Faruk Ofisi’nin sorumluluğunu üstlendiğini ve bir süre yapının faaliyetlerini yürüttüğünü söyledi.

İfadede adı geçen isimler

Mustafa Dokumacı: Ankara Gar Katliamı’nın canlı bombaları Yunus Emre ve Abdurrahman Alagöz’ün de bulunduğu Adıyaman merkezli IŞİD hücresinin lideri.

Yunus Durmaz: Ankara Gar Katliamı ve Suruç Katliamı ile ilişkilendirilen Gaziantep yapılanmasının önde gelen isimlerinden biri.

İlhami Balı: Uzun yıllardır IŞİD’in Türkiye sorumlusu olarak anılan ve kırmızı bültenle aranan isim.

Ahmet Güneş: Türkiye’nin aranan IŞİD mensupları listesinde yer alıyor. Dündar, Güneş’in 2017 yılında öldüğünü söyledi.

Walentina Slobodjanjuk: Türkiye tarafından sarı bültenle aranıyor. Dündar, Slobodjanjuk’un imam nikâhlı eşi olduğunu ifade etti.