Diplomasi trafiği hızlandı: Washington ve Körfez, dünya basınının odağında

Lübnan-İsrail hattında yeniden başlayan görüşmeler gündemde dikkat çekerken, İngiltere’deki iktidar değişim süreci ve küresel enerji işbirlikleri gündemin öne çıkan başlıklarından oldu.

Diplomasi trafiği hızlandı: Washington ve Körfez, dünya basınının odağında
Diplomasi trafiği hızlandı: Washington ve Körfez, dünya basınının odağında
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 24 Haziran 2026 08:39

ABD-İran arasındaki müzakere süreci kapsamında Körfez ülkelerine yönelik diplomasi trafiği gündemde öne çıkarken, Lübnan-İsrail hattında başlayan yeni görüşme turu da dikkat çekti. Öte yandan İngiltere’de süren iktidar devri süreci yakından takip edilirken, Çin-Rusya arasında derinleşen ticari işbirliği de önemli gelişmeler arasında yer aldı.

İngiltere merkezli Reuters, Lübnan ve İsrail arasındaki görüşmelerin yeni turunun ABD Dışişleri Bakanlığı’nın bulunduğu Washington’da başladığını aktardı. Haberde, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun’un da sanal medya platformu X (Twitter) üzerinden yaptığı paylaşımlarla görüşmelerin başladığını doğruladığı belirtilirken, ABD’li bir yetkilinin ise müzakerelerin iki ülke arasındaki kapsamlı bir barış ve güvenlik anlaşmasını amaçladığını ifade ettiği bildirildi. Bu görüşmelerin ise ABD ve İran arasında yürütülen müzakere sürecinin gölgesinde başlamasına dikkat çekildi.

Rubio’dan Körfez diplomasisi turu 

ABD merkezli Associated Press (AP) ise ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Körfez ülkelerine yönelik diplomasi trafiğine dikkat çekti. Haberde, turun ilk durağının Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) olduğu bildirilirken, Rubio’nun ABD-İran arasında süren görüşmelerin ardından BAE’nin başkenti Abu Dabi’ye ulaştığı belirtildi. Çarşamba gününden itibaren Körfez ülkelerinin liderleriyle görüşmesi beklenen Rubio’nun, gazetecilere yaptığı açıklamada, ABD-İran anlaşmasının uygulanması halinde bunun Körfez ülkelerine sağlayacağı faydaları anlatacağını söylediği kaydedildi.

Savaş yetkileri tasarısı kabul edildi 

ABD merkezli CNN ise ABD Senatosu’nun ABD Başkanı Donald Trump’ın İran savaşını bitirmesini ve askerlerin çekilmesini öngören savaş yetkileri tasarısını onayladığını aktardı. Senatoda yapılan oylama 4 Cumhuriyetçi senatörün de desteğiyle 50’ye 48 oyla kabul edildi. Daha önce savaş yetkilerinin sınırlandırılmasına yönelik benzer girişimlere karşı oy kullanan Cumhuriyetçi senatörler Mitch McConnell ve Dava McCormick’in ise bu kez oylamaya katılmamasına dikkat çekilerek kararın kabul edilmesinde etkili olduğunun altı çizildi. Bu durum, Trump için önemli bir uyarı şeklinde değerlendirildi.

Starmer sonrası İngiltere

Öte yandan Keir Starmer’ın istifasının ardından yaşanan gelişmeler de basın tarafından yakından takip edildi. İngiltere merkezli The Guardian, Starmer ve görevi devralması öngörülen Andy Burnham’ın, kamuoyuna yansıyan iddialar ve Burnham’ın parlamentoya girmesinin ardından ilk kez bir araya geldiğini duyurdu. Kaynakların aktardığına göre ikili arasında iktidar devrini konu alan bu görüşmenin ise “soğuk” geçtiği ifade edildi. Görüşmenin Başbakanlık konutunun dışında gerçekleştiği ve yaklaşık bir buçuk saat sürdüğü bilgileri de paylaşıldı. Haberde ise görüşmede Starmer’ın, Burnham’ın olası bir göreve başlama süreci öncesinde kamu görevlileriyle hazırlık görüşmeleri yapmasına izin verdiği öne sürüldü.

Çin’den Rusya desteği 

Çin ve Rusya arasında kurulan ticari iş birliği de gündemde dikkat çekti. Reuters’ın aktardığına göre Çin, Batı yaptırımları altındaki Rusya’nın sıvılaştırılmış doğal gazı (LNG) sevkiyatlarını almak için ikinci bir terminali faaliyete hazırlamaya başladı. Haberde, Shandong eyaletinde bulunan ve devlet şirketi PipeChina tarafından işletilen yeni inşa edilmiş Longkou LNG terminali, Arctic LNG 2 projesi kapsamında Rusya’dan gelecek LNG sevkiyatlarını kabul etmek üzere hazırlandığı ifade edildi. Bu hamlenin ise hem ağır yaptırımların uygulandığı yaklaşık 21 milyar dolara mal olmuş Arctic LNG 2 projesine hem de Avrupa’nın alımları durdurma kararı nedeniyle enerji gelirleri baskı altında olan Rusya’ya nefes aldıracağı değerlendirildi. Projenin sevkiyatlarını aldığı bilinen tek ülkenin de Çin olduğu bilgisi verilen haberde, ikinci terminalin de Ekim ayından önce faaliyete hazır hale gelmesinin beklendiği kaydedildi. (MA)