Şairdi Bayram Balcı
Vecdi Erbay 24 Haziran 2026

Şairdi Bayram Balcı

Bayram Balcı’nın çantasında edebiyat dergileri ve şiir kitapları bulunurdu. Matematik dersinde gizlice çizgi roman okuyan bir liseli gibiydi. Yurt Haberler servisine iç açıcı haberler gelmezdi. Bu haberleri takip etmek, yayına hazırlamak, muhabirlerle haberi tartışmak kolay iş değildi. Fırsat bulunca edebiyat dergisi karıştırmak, bir tartışma yazısına göz atmak, bir şiir okumak ona terapi gibi geliyordu muhtemelen.

Kültür Sanat servisine gelen protokol kitaplar ve dergiler de onun göz hapsindeydi. “O kitap lazım Bayram” uyarısına, “Yedik mi kardeşim” diyerek sırıtışı gözlerimin önündedir.

Ender Öndeş de aynı durumdaydı. Mahpusken Belge Yayınları’nın Yeni Sesler dizisinden çıkmıştı ilk kitabı. Cemile Çakır şanslıydı sanki. Kültür Sanat servisinde olsa da sayfa hazırlama telaşı berbattı ve şiire zaman ayırabiliyordu.

Müslüm Yücel hayatın bütün hengamesi içinden özel, özgün şiirler çıkarıyordu. Bir de gizli bir şair vardı: Nevzat Aydın. Bir ara Bayram’la çalışıyordu, şiire hiç yüz vermez görünüyordu ve yıllar sonra bir şiir kitabıyla çıkıvermişti karşımıza.

Gazetenin yazarları da şairdi: Şükrü Erbaş, Veysel Çolak, Ahmet Telli, günlüklerini gönderen Ece Ayhan ve 30 yıldır dinlenmeden yazan Hicri İzgören. Ahmed Arif’in tarifiyle her biri “Yürek işçisi”.

Gazetecinin mesaisi biter mi? Biter. Aklı hep haberde olsa da, soluklanmaya herkesin olduğu gibi gazetecinin de ihtiyacı vardır. Bayram çantasını omzuna atar ve çıkardı. Evine gitmeyecekse ki işten çıkıp erkenden evin yolunu tutanlarla arası pek yoktu, Beyoğlu’na çıkardı. Belki bir dergi bürosuna ama mutlaka edebiyatçı dostlarıyla hasbıhal etmeye…

Bu ortamda sadece şair olurdu Bayram. Şiir için kavga ederdi. Şiir için bir kadeh fazladan içerdi. Şiir için evin yolunu unuturdu. Şiir için işe geç gelirdi. Fısıltıyla sorulan, “Feneri nerede söndürdün?” sorusuna, gecenin yorduğu bir sesle, “Sorma yav” diyerek cevap verirdi.

Tanıdık tanımadık şairlerin adları sıralanır, kavgaya ya da sevince neden konu hakkında kısaca bilgi verirdi. Kısaca çünkü iş beklemezdi. Elden geçirmesi gereken haberler çoktan birikmiştir.

Devrimciydi Bayram. Ankara’nın dili olsa da anlatsa Altındağ’da yaşadıklarını, tanık olduklarını.

Mahpustu Bayram. Genç yaşta yıllarca hapis yattı.

Gazeteciydi Bayram. Urfa’da çalıştı ve birlikte çalıştığı insanlar katledildi. Siverek’te kaybedilen gencecik Nazım Babaoğlu en büyük dertlerinden biri oldu. Mardin’de silahlı saldırıya uğradı. Kim bilir, belki onu Mardin’in yokuş aşağı inen merdivenleri kurtardı. “Tesadüfen yaşıyoruz” demesi boşuna değildi.

Ölüm çemberinden çıkıp İstanbul’da çalışmaya başlamıştı. Bence şanssızdı çünkü Yurt Haberler dediğimiz, bölgeden gelen can yakıcı haberlerle dolup taşardı ve şiirden çok şey çalardı orada kalan aklı.
Sürgündü Bayram. Bir imge olarak, sahiden sürgündü. 2016’da gazetenin polis tarafından basılmasından sonra yurtdışına çıktı.

Belçika’ya yerleşti ve Medya Haber için kültür sanat haberleri hazırladı. Kısa bir süre birlikte çalışma imkanı bulduk. O vakit fark etmiştim, Bayram’ın aklı hâlâ buralardaydı. Aklında senaryolar ve şiirler vardı.

Hastaydı Bayram. Tedavi için gittiği Küba’dan haberlerle, videolarla döndü.

Mahpustu. Devrimciydi. Gazeteciydi. Sürgündü. Eşti. Babaydı. Dosttu. Şairdi Bayram. Şiir sığnağıydı, tutkusuydu Bayram’ın. Şair ceketini çok şık bir şekilde taşıdı üstünde.

Peki, nerede şiiri? İşte:

HAYATI İHLAL EDİYORUM

bir bu kalmıştı yapmadığım
itiraz mecbur hayata
bizi temize çıkaracak
bir tek sözcük bile yok
yakılmış köyler kadar kül içindeyiz

ihtimal ve ihtiras
bir intihar biçimidir aşk
illegaldir astarı devletin
iğfal edilmiş katiller vakitsiz infaz eder adamı

bütün kediler ağlar müntehir halime
yenik düşer siyanüre damar ihtimal. ihlal. infial ve ihtilal
bu dört sözcüğe gömdüm hayatı

dalından kopan son gülün
kalbimi kanatan dikeni. ihtimal
infial. ihtilal ve devlet
kaybedilen hayatlar kuşatır
kirletilmiş gökyüzünü

ey aşk! iğdiş edilmiş suretin için
kılıç çektim kalbimdeki nasıra
ihlal ettim hayatı
boğdum hayatı yalnızlığımla
paramparça aklımdaki bomba

* ilketv.com.tr’de yayımlanan yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Yazılar İlke TV’nin kurumsal bakışıyla örtüşmeyebilir. Yazıların tüm hukuki sorumluluğu yazarlarına aittir.