DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren, Hakkâri Milletvekili Onur Düşünmez ve Mardin Milletvekili Beritan Güneş Altın, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) sundukları önergeyle Hakkâri’nin Şemdinli ilçesinde gözaltına alınan İran vatandaşları Salah Bımarı ve Resul Bımarı’nın maruz kaldıkları belirtilen işkence ve kötü muamele iddialarının araştırılmasını talep etti.
Önergede, 15 Mayıs 2026 tarihinde Şemdinli’de yakalanarak gözaltına alınan Salah Bımarı ve Resul Bımarı’nın gözaltı ve tutukluluk sürecinde ağır işkence, kötü muamele ve cinsel saldırıya maruz bırakıldıklarına ilişkin beyanların bulunduğu belirtildi.
“Kamera bulunmayan odalarda işkence uygulandığı belirtiliyor”
Önergede yer alan bilgilere göre, Salah Bımarı ve Resul Bımarı’nın Şemdinli İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde kamera bulunmayan odalarda darbedildiği, mağdurlardan birine makatına cam şişe sokulması suretiyle cinsel işkence uygulandığı ve sevk edildikleri sağlık kontrollerinde mevzuata uygun, etkili ve bağımsız bir muayene yapılmadığı ifade edildi.
Önergede ayrıca, iki kişinin tutuklanarak Hakkâri Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na gönderilmelerinin ardından işkence uyguladığı belirtilen polislerin cezaevine giderek burada da yasa dışı sorgulama yaptığı, mağdurlardan birinin yaklaşık 15 dakika boyunca şok cihazı ve demir coplarla yeniden ağır şiddete maruz bırakıldığına ilişkin beyanlara yer verildi.
“İşkence yasağı mutlak haktır”
Önergede, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 17’nci maddesinde yer alan “Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz” hükmü hatırlatıldı.
Ayrıca Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 3’üncü maddesi uyarınca işkence yasağının savaş ve olağanüstü hâl de dahil olmak üzere hiçbir koşulda askıya alınamayacak mutlak bir hak olduğuna dikkat çekildi.
Milletvekilleri, İstanbul Protokolü’nün devletlere işkence iddialarını hızlı, bağımsız ve etkili biçimde soruşturma yükümlülüğü getirdiğini de vurguladı.
Önergede, “Bahse konu iddialar, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası insan hakları sözleşmelerini ve Anayasa’yı açıkça ihlal eden, insan onurunu ayaklar altına alan çok vahim ve korkunç niteliktedir. Gözaltı merkezlerinde ve cezaevlerinde yaşandığı ileri sürülen bu ağır hak ihlallerinin cezasız kalmaması, adaletin tesisi ve işkenceye karşı sıfır tolerans ilkesinin gereğidir” ifadelerine yer verildi.
DEM Parti’nin talepleri
Milletvekilleri, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’nun yetkileri kapsamında şu adımların atılmasını talep etti:
Komisyonun derhal ve gecikmeksizin harekete geçmesi,
Şemdinli İlçe Emniyet Müdürlüğü ile Hakkâri Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda yerinde inceleme yapmak üzere acil bir alt komisyon oluşturulması,
İddiaların yaşandığı tarihlere ait kamera kayıtlarının muhafaza altına alınıp alınmadığının ve kamera bulunmayan alanlarda yasa dışı sorgulama yapılıp yapılmadığının araştırılması,
Mağdurların gözaltı ve cezaevi girişinde düzenlenen sağlık raporlarının adli tıp uzmanlarınca İstanbul Protokolü standartlarına uygun şekilde yeniden incelenmesi,
Kolluk görevlilerinin tutuklu kişileri cezaevinde sorgulamasının yasal dayanağının araştırılması, işkence uyguladığı belirtilen polisler ile sağlık personeli ve diğer kamu görevlileri hakkında adli ve idari soruşturmaların takip edilmesi,
İçişleri, Adalet ve Sağlık bakanlıkları nezdinde girişimlerde bulunularak iddialara konu kamu görevlilerinin soruşturmanın sağlıklı yürütülmesi amacıyla görevden uzaklaştırılmasının sağlanması.




