Bingöl’ün Karlıova ilçesine bağlı Çerme (Ilıpınar) köyünde ekoloji platformları ve yurttaşlar, bölgede planlanan jeotermal enerji santrali (JES) projelerine karşı basın açıklaması düzenledi. Açıklamada, projelerin su kaynakları, tarım alanları ve ekolojik yaşam üzerinde geri dönülmez tahribatlara yol açabileceği belirtilerek, halkın rızası alınmadan yürütülen projelerden vazgeçilmesi istendi.
ÇERME Ekoloji ve Doğa Platformu (ÇEDEF), Peri Vadisi Çevre Koruma Platformu, Kanireş Ekoloji Platformu, Varto Ekoloji Platformu ile Karlıova-Yedisu İlçelerini Kültür ve Dayanışma Derneği’nin çağrısıyla düzenlenen açıklamaya, DEM Parti Muş Milletvekili Sümeyye Boz, DEM Parti Bingöl Milletvekili Faruk Hülakü, ekoloji örgütleri, sivil toplum kuruluşları, hukukçular, muhtarlar ve çok sayıda yurttaş katıldı.
Katılımcılar, Şehit Deresi’nde bir araya geldikten sonra Ilıpınar Köy Meydanı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi.
‘Çerme yaşayan bir mirastır’
Ortak basın açıklamasını ÇERME Ekoloji ve Doğa Platformu Sözcüsü Mehmet Dinler okudu.

Dinler, köyün resmi adının Ilıpınar olarak değiştirilmesine rağmen halk arasında hala Çerme ismiyle anıldığını belirterek, köyün tarihi, kültürü ve gelenekleriyle yaşayan bir miras olduğunu söyledi.
Doğayı ve yaşam alanlarını korumak amacıyla bir araya geldiklerini ifade eden Dinler, çocuklara sağlıklı bir çevre bırakmanın yolunun dayanışmayla doğaya sahip çıkmaktan geçtiğini vurguladı.
JES projelerine tepki
Açıklamada, Bingöl Dağları ve Şerafettin Dağları’ndan doğan akarsular üzerinde HES projeleri, Peri Vadisi boyunca ise Karlıova’dan Yedisu’ya uzanan bölgede çok sayıda JES projesinin planlandığı belirtildi.
Mehmet Dinler, özellikle Kaynarpınar, Ilıpınar, Kantarkaya, Kargapazar ve Varto çevresini kapsayan toplam 17 noktada jeotermal enerji projelerinin hayata geçirilmek istendiğini ifade ederek, projelerin bölge halkının görüşü alınmadan planlandığını söyledi.
Su kaynaklarının şirketlere tahsis edilmesini kabul etmeyeceklerini belirten Dinler, bu projelerin yalnızca doğayı değil, bölgedeki tüm canlıların yaşam hakkını tehdit ettiğini dile getirdi.
‘Toprağımız, suyumuz ve havamız tehdit altında’
Platform açıklamasında, jeotermal faaliyetler sırasında yer altından çıkarılacak akışkanların içerdiği ağır metaller ve gazların toprak, su kaynakları ve tarım alanlarında kalıcı tahribat yaratabileceği uyarısı yapıldı.
Bölgede arıcılık ve hayvancılıkla geçimini sağlayan yurttaşların yaşam alanlarının zarar göreceği belirtilen açıklamada, akarsuların azalması, içme sularının kirlenmesi, hava kalitesinin bozulması ve iklim krizinin etkilerinin derinleşmesi risklerine dikkat çekildi.
Yetkililere dört soru
Platform, açıklamasında yetkililere şu soruları yöneltti:
-Su kaynaklarının korunacağına ilişkin hangi somut güvenceler verildi?
-Olası çevresel zararların sorumluluğunu kim üstlenecek?
-Bölge halkının görüşü ne ölçüde dikkate alındı?
-Gelecek kuşakların yaşam hakkı nasıl korunacak?
Bu soruların henüz yanıtlanmadığını belirten platform, Anayasa’nın güvence altına aldığı sağlıklı ve dengeli çevrede yaşama hakkının gözetilmesi gerektiğini vurguladı.
‘Mücadelemizi sürdüreceğiz’
Açıklamanın sonunda Mehmet Dinler, yetkililere bölge halkının, bilim insanlarının ve çevre örgütlerinin görüşlerini dikkate alma çağrısı yaptı.
Dinler, doğanın sesi dikkate alınmadan alınacak kararların toplumsal meşruiyet taşımayacağını belirterek, mücadelelerini hukuk çerçevesinde, demokratik ve barışçıl yöntemlerle sürdüreceklerini söyledi.
Çerme’de yükselen itirazın yalnızca bir köyün değil, temiz suyun, temiz havanın ve gelecek kuşakların yaşam hakkının savunusu olduğunu ifade eden Dinler, bu mücadelenin Türkiye’nin farklı bölgelerinde doğasını korumaya çalışan topluluklarla ortak bir mücadele olduğunu kaydetti. (PİRHA)
“Halkın rızası yoksa, proje de yoktur”
📍Bingöl’ün Karlıova ilçesine bağlı Çerme köyünde JES projelerine tepki: ‘Yaşam hakkı nasıl korunacak?’ https://t.co/tHA75mrlVX pic.twitter.com/WH9jvu64zW
— İlke TV (@ilketvcomtr) July 5, 2026




