Ankara Tabip Odası: Yoksulluk çocukların sağlığını ve geleceğini çalıyor

Ankara Tabip Odası (ATO) açıklamasında yoksulluğun barınmadan beslenmeye, sağlık hizmetlerine erişimden çocukların gelişimine kadar yaşamın bütün alanlarını etkileyen bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çekildi.

Ankara Tabip Odası: Yoksulluk çocukların sağlığını ve geleceğini çalıyor
Ankara Tabip Odası: Yoksulluk çocukların sağlığını ve geleceğini çalıyor
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 20 Ağustos 2026 16:48

Ankara Tabip Odası (ATO) Yönetim Kurulu ve ATO Halk Sağlığı Komisyonu, yoksulluğun çocuk sağlığı ve toplum üzerindeki etkilerine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Yoksulluğun barınmadan beslenmeye, sağlık hizmetlerine erişimden çocukların gelişimine kadar yaşamın bütün alanlarını etkileyen bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çekilen açıklamada, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2025 Gelir Dağılımı İstatistikleri ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 2026 yılı verilerine dayanılarak derinleşen eşitsizlik vurgulandı.

Gelir eşitsizliği derinleşiyor

Açıklamada TÜİK verilerine göre toplumun en yüksek gelirli yüzde 20’lik kesiminin toplam gelirin %48’ini, en düşük gelirli yüzde 20’lik kesiminin ise yalnızca %6,4’ünü aldığı belirtildi. Böylece en zengin yüzde 20’nin gelir payı, en yoksul yüzde 20’nin payının 7,5 katına ulaşıyor. En zengin yüzde 10’un geliri ise en yoksul yüzde 10’un gelirinin 12,9 katına denk geliyor. Açıklamada, bu tablonun yalnızca gelir rakamlarında kalmadığı, insanların yaşam ve sağlık koşullarını doğrudan belirlediği kaydedildi.

Sağlıksız konutlar hastalıklara davetiye çıkarıyor

Türkiye’de nüfusun %28,8’inin sızdıran çatı, nemli duvar veya çürümüş pencere çerçevesi gibi konut sorunları yaşadığı, %27,9’unun ise yalıtım yetersizliği nedeniyle konutunu yeterince ısıtamadığı aktarıldı. Sağlıksız ve yetersiz ısınan konutların, özellikle çocuklar açısından solunum yolu hastalıkları, enfeksiyonlar ve ruhsal sorunlar bakımından sağlık risklerini artırdığı ifade edildi.

Gelişim geriliği ve kronik hastalık riski

Ailesinin yanında temel ihtiyaçları karşılanamayan çocuk sayısının son sekiz yılda yaklaşık yüzde 58 artış göstererek 2018’de 122 bin 489’dan 2026’da 193 bin 601’e yükseldiği bildirildi. 2026’nın ilk yarısında 1 milyon 866 bin 245 kişinin, çocukların okula devam etmesi ve sağlık kontrollerinin yapılması koşuluyla verilen Şartlı Eğitim ve Şartlı Sağlık Yardımlarından yararlandığı; Haziran 2017-Haziran 2026 döneminde ise 55 bin 711 çocuğun sokakta risk altında olduğunun tespit edildiği açıklandı.

Çocuklukta yaşanan yetersiz ve niteliksiz beslenmenin büyüme ve gelişme geriliği, demir eksikliği, anemi, bağışıklık sisteminin zayıflaması ve bilişsel gelişim sorunlarına yol açtığı vurgulandı. Erken çocukluk dönemindeki beslenme yetersizliğinin öğrenme ve okul başarısını olumsuz etkilediği, ilerleyen yaşlarda ise obezite, diyabet, hipertansiyon ve kalp-damar hastalıkları gibi kronik sağlık sorunlarına zemin hazırlayarak yoksulluğu nesiller boyu süren bir sağlık eşitsizliğine dönüştürdüğü belirtildi.

Kamucu ve planlı çözümler geliştirilmeli

Sağlığın yalnızca hastanelerde üretilmediği, alınan ücrette, tüketilen gıdada, yaşanılan evde ve geleceğe duyulan güvende biçimlendiği kaydedilen açıklamada, yoksulluğun halk sağlığı krizine dönüşmemesi için şu çözüm önerileri sıralandı:

– Adil gelir bölüşümü ve vergilendirme politikalarının uygulanması, ücret ve emekli gelirlerinin insanca yaşam düzeyine çıkarılması.

– Çocukların sağlıklı beslenme, eğitim ve sağlık hizmetlerine ücretsiz erişiminin güvence altına alınması.

– Okullarda ücretsiz ve nitelikli beslenme programlarının yaygınlaştırılması, sağlıklı gıdaya ve insanca barınmaya erişimin sağlanması.

– Enerji yoksulluğunun kalıcı sosyal haklarla giderilmesi.

– Sağlık hizmetlerinin herkes için ücretsiz, eşit ve ulaşılabilir hale getirilmesi, koruyucu ve birinci basamak sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi.