Usta şair Nazım Hikmet’in büyük aşkı Piraye’ye ait olan kişisel arşiv, dijital bir koleksiyon olarak okurların ve araştırmacıların kullanımına sunuldu.
Hatice Piraye Altınoğlu’nun (1906-1995) yaşamına, Hikmet ile ilişkisine ve dönemin kültürel atmosferine dair belgeler, “Piraye Koleksiyonu” adıyla yayımlanan dijital arşivde bir araya getirildi.
Arşivde, Nazım Hikmet ve Piraye arasındaki yazışmaların bulunduğu “Mektuplar” bölümü başta olmak üzere, dönemin izlerini taşıyan “Fotoğraflar” ve “Belgeler” kategorileri yer alıyor.
Koleksiyonda ayrıca Piraye’nin kişisel yaşamına ve düşünce dünyasına odaklanan “Defterler”, kendi üretimlerinin yer aldığı “Tablo / Desen ve El İşleri” ile özel kütüphanesindeki eserlerin sergilendiği “Kitaplığından” bölümleri bulunuyor.

İncelikli bir tasnif sürecinin ardından erişime açılan dijital arşiv, yalnızca Nazım Hikmet okurları için değil, kültür-sanat tarihçileri ve biyografi araştırmacıları açısından da önemli bir kaynak olmayı hedefliyor.
Platformda yer alan açıklamada, arşivde bulunan içeriklerin telif hakları kapsamında korunduğu belirtilerek, “Yapay zekâ sistemlerinin eğitimi dahil tüm izinsiz kullanımlar yasaktır” uyarısına yer verildi.
Nazım Hikmet ile Piraye’nin yaşamına ilişkin bir hafıza kaydı oluşturan koleksiyon, geçmiş ile günümüz arasında dijital bir bağ kurmayı amaçlıyor.
Arşivde yer alan mektuplar, belgeler ve görsel materyaller, edebiyat tarihine ilişkin birinci elden kaynak niteliği taşıyor.
Nazım-Piraye aşkı üzerine
1930 yılında tanıştıklarında Piraye, eşinden boşanmaya çalışan iki çocuklu 24 yaşında genç bir kadındı.
Nâzım Hikmet’in komünist kimliği ve Piraye’nin evliliği nedeniyle bu ilişki her iki tarafın ailesi tarafından da onaylanmadı.
Uzun yıllar süren çabaların ardından 1935 yılında evlendiler.
Nâzım Hikmet’in cezaevinde yattığı uzun yıllar boyunca Piraye, şairin en büyük destekçisi ve umut ışığı oldu.
Şair, eşine duyduğu derin hasreti ve sevgiyi Bursa Cezaevi’nden yazdığı 581 mektupla dile getirdi.
Bu mektuplar daha sonra Piraye’ye Mektuplar adıyla kitaplaştırıldı. Ayrıca şair, efsanevi “Saat 21-22 Şiirlerini” ve “Ne güzel şey hatırlamak seni” dizelerini Piraye için kaleme aldı.
1940’lı yılların sonlarında Nâzım Hikmet ile Piraye’nin evliliği, şairin dayısının kızı Münevver Hanım’a aşık olmasıyla sarsıldı.
Piraye, şairin bu ihanetini affetmeyerek 1951 yılında ayrıldı.




