Ankara’daki NATO protestolarına katılan NATO’ya Hayır Koordinasyonundan 68 kişinin emniyet ifadeleri sabah saatlerinde tamamlandı. Adliyeye sevk edilen 68 kişi savcılık ifadeleri ardından serbest bırakıldı.
7 Temmuz’da NATO’ya Hayır Koordinasyonunun çağrısıyla, birçok siyasi parti ve öğrenci örgütleri, Kurtuluş Parkı ve Dikmen’de eş zamanlı eylem yaptı. Eylemlere saldıran polis, 73 kişiyi gözaltına aldı. Gözaltına alınan 5 avukat emniyetteki ifadeleri sonrası serbest bırakılmıştı.
Ankara Adliyesi yakınında bekleyenler, gözaltından çıkanları alkışlarla ve “NATO defol, bu memleket bizim”, “Yaşasın sosyalist, tam bağımsız Türkiye”, “İşgalciler her zaman kaybedenler”, “Gözaltılar, tutuklamalar, baskılar bizi yıldıramaz”, “Kahrolsun ABD emperyalizmi” sloganlarıyla karşıladı.
‘Katil NATO, katil Trump, istismarcı Trump defolun ülkemizden’ demeye devam edeceğiz’
Halkevleri MYK Üyesi Nebiye Merttürk, “NATO’ya hayır” dedikleri için 4 gündür gözaltında tutulduklarını belirterek, “Bütün önlemleri alanlar; bu halkın ‘NATO defol, Trump defol. Ülkemizde katilleri, suçluları, tecavüzcüleri istemiyoruz’ sesini kısamadı. Hem kent meydanlarında hem yoksul mahallelerde bu ses yükseldi. Çünkü NATO’ya harcanan 12 milyar TL, biz yoksul emekçilere harcanmadı. 12 milyar TL kaç emekli maaşı eder, kaç işçi maaşı eder; bunu hesaplayabiliyorlar mı?” diye sordu.
Yasakları tanımadıklarını belirten Merttürk, “Bundan sonra da ‘Katil NATO, katil Trump, istismarcı Trump defolun ülkemizden’ demeye devam edeceğiz. Bu ülkenin halklarını Amerikancı yapamazsınız. Bu ülke toprakları Amerikancılığı kabul etmez, etmedi şimdiye kadar. Bu onursuzluğa asla boyun eğmez. Bundan sonra da boyun eğmeyecek. Bulunduğumuz her yerde NATO’ya karşı, Amerikan emperyalizmine karşı mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.
‘Devrimciler NATO’yu da, yerli iş birlikçilerini de bu memleketten def edecek’
TİP Ankara İl Başkanı Fırat Çoban da “hukuksuzca gözaltına alındıklarını ve 4 gündür insancıl olmayan koşullarda tutulduklarını” ileri sürerek, şöyle konuştu:
“Ama içimiz çok rahat. Biz Gazze’ye bomba atanların ortağı değiliz. Biz Bağdat’a bombalar yağdıranların ortağı değiliz. Biz Orta Doğu’yu köleleştirenlerin, bu memlekette kadınları, çocukları açlık sınırında bir hayata, bir cehenneme mecbur bırakanların ortağı değiliz. O yüzden tüm dostlarımızla gurur duyuyoruz. Biz değil 4 gün, İran’da can veren 160 kız çocuğu için 16 sene de kalırız. Ama ne olursa olsun, bu memlekette katillerin; İran’a, Irak’a, Suriye’ye, Lübnan’a, Filistin’e bombalar yağdıranların ellerini kollarını sallayarak gezmelerine müsaade etmeyiz. Bu memlekette bağımsızlık yanlıları var, cumhuriyetçiler var, sosyalistler var, devrimciler var. Devrimciler NATO’yu da, yerli iş birlikçilerini de bu memleketten def edecek. And olsun, söz olsun, def edecek.”
‘Eşit, özgür, bağımsız bir Türkiye’yi hep birlikte kuracağız’
Devrim Partisi Genel Sekreteri Ercan Bölükbaşı ise Türkiye’nin işgale karşı bir bağımsızlık savaşıyla kurulduğunu kaydederek, şu ifadeleri kullandı:
“Bu ülkeyi yönetenler işbirlikçidir. Bu ülkeyi yönetenler Amerikancıdır. Bu ülkeyi yönetenler halkına ihanet etmektedir. Ancak Türkiye halkı bağımsızlık tutkunudur. Türkiye halkı Filistin dostudur. Türkiye halkı, İran’da çocukların üstüne bombalar yağdıran o alçak Trump’ı kabul etmemektedir. Yolları kapattılar. Gecekonduların önünü örttüler. Sırf emperyalist efendilerinin göz zevki bozulmasın diye her türlü taklayı attılar. Çünkü onlar yerli, milli diyor ama onların kökü dışarıda. Onların kökü İsviçre bankalarında. Onların kökü Amerika’da. Onların kökü Epstein Adası’nda. Biz, bu ülkenin yurtseverleri, bu ülkenin devrimcileri, bu ülkenin sosyalistleri olarak Türkiye halkının ihtiyacı olan çıkışı gerçekleştirmek için sokaklardaydık.
Her türlü baskıya, akıl almaz hukuksuzluklara rağmen sokağa çıktık. Yankeelere burada hoş görülmediklerini, hoş gelmediklerini hatırlattık. Biz Kurtuluş Savaşı’ndan ilhamımızı aldık. Biz, 68’de 6. Filo’yu kovanlardan ilhamımızı aldık. Biz, ODTÜ’de Komer’in arabasını yakanlardan ilhamımızı aldık. Türkiye’yi karanlığa itebileceklerini düşünenlere, yoksulluğu halkımızın kaderi haline getirebileceklerini düşünenlere, Amerika için yeni savaşlara, yeni maceralara girebileceklerine inananlara sözümüz var. Diyoruz ki: Biz bunu kabul etmeyeceğiz, biz bunu kabul ettirmeyeceğiz. Türkiye, kendisine biçilen bu deli gömleğini yırtıp atacak. Daha yeni çıkar çıkmaz öğrendik. İran’a yine bombalar atılmış, biz gözaltında tutulurken. Evet, bütün mesele buydu. Biz, halkımıza söz veriyoruz. Türkiye’yi yeni maceralara sokturtmayacağız. Türkiye’nin bağımsızlığı için ne gerekiyorsa yapacağız. Eşit, özgür, bağımsız bir Türkiye’yi hep birlikte kuracağız.”
‘Türkiye’de her zaman ses çıkaranlar olacaktır’
4 gündür gözaltında olduklarını hatırlatan Emekçi Hareket Partisi Ankara İl Başkanı Ilgın Gürses, “NATO’ya karşı Türkiye’de her zaman ses çıkaranlar olacaktır. Ankara’daki yasaklara uymadığımız için cezalandırılmak üzere aslında bu kadar kötü koşullarda 4 gün boyunca gözaltında tutulduk. İstiyorlar ki onlar; NATO, yani eli kanlı emperyalistler, yani Filistin’i önce dümdüz edip ondan sonra üzerine kendi inşaatlarıyla para yapmak isteyenler, bundan para kazanmak isteyenler, biz içerideyken İran’ı bombalayanlar rahat rahat Türkiye’ye gelsin. Ellerini kollarını sallaya sallaya parklarımızda koşabilsin, spor yapabilsin, rahat rahat savaş planlarını yapıp hemen ertesi gün de uygulayabilsin. Ama buna biz izin vermeyeceğiz. Bunun mücadelesini sonuna kadar sürdüreceğiz. 4 gün de tutulabiliriz, 4 ay da tutulabiliriz, 4 yıl da tutulabiliriz. Bu, bu mücadelenin biteceği anlamına gelmez. Gerekirse biz gideriz, binlerce yoldaşımız arkamızdan gelir” diye konuştu.
Ne olmuştu?
NATO Zirvesi’ne karşı 7 Temmuz’da Türkiye İşçi Partisi (TİP), Devrim Partisi, Emek Partisi (EMEP), Emekçi Hareket Partisi (EHP), Halkevleri ve Öğrenci Kolektifleri’nin Kurtuluş Parkı ve Dikmen Caddesi’nde gerçekleştirdiği eylemlerde yaklaşık 80 kişi gözaltına alınmıştı.




