• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Diyarbakır’da dünya örnekleriyle toplumsal barış çalıştayı

Diyarbakır’da dünya örnekleriyle toplumsal barış çalıştayı

Çalıştayda, farklı ülkelerdeki çatışma çözümü deneyimleri ile Türkiye’deki barış süreci ele alınıyor. Burada konuşan Mithat Sancar, Türkiye’de dünya örneklerinin aksine “silah bırakmanın en başa yerleştirildiğini” söyleyerek, güvenlik eksenli dilin kaygıları artırdığını belirterek “Gecikme uzadıkça riskler büyüyor” uyarısında bulundu.

Diyarbakır’da dünya örnekleriyle toplumsal barış çalıştayı
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 11 Temmuz 2026 13:22
  • Güncellenme: 11 Temmuz 2026 15:35

İnsan Hakları Derneği (İHD) ile Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği “Türkiye’de toplumsal barış süreci ve dünya örnekleri; zorluklar, imkanlar, beklentiler ve sonuçlar” başlıklı çalıştay başladı.

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Ali Emiri Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen çalıştaya, İrlanda, Kolombiya ve İspanya’daki çatışma çözümü süreçlerinde aktif rol almış isimlerin yanı sıra çok sayıda siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı.

Çalıştayda, uluslararası barış ve çatışma çözümü deneyimlerinin yanı sıra Türkiye’de toplumsal barış sürecine ilişkin değerlendirmelerin yapılması bekleniyor.

Mithat Sancar’dan ‘çerçeve yasa’ vurgusu

Çalıştayda konuşan DEM Parti Milletvekili ve İmralı Heyeti üyesi Mithat Sancar da sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Sürecin yalnızca “terör” kavramı üzerinden tanımlanmasının endişeleri artırdığını belirten Sancar, kendi yaklaşımlarının “Barış ve Demokratik Toplum Süreci” olduğunu söyledi. Sancar, isimlendirmenin sürecin niteliğini de belirlediğini ifade ederek, güvenlik eksenli bir dilin toplumdaki kaygıları büyüttüğünü dile getirdi.

Dünya örneklerinden farklı olarak Türkiye’deki süreçte silah bırakmanın en başa yerleştirildiğini söyleyen Sancar, Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’taki çağrısının yalnızca çatışmaların sona erdirilmesini değil, demokratik çözümün önünün açılmasını hedeflediğini belirtti.

Silahsızlanmanın ardından atılacak adımların güçlü bir yasal zemine oturtulması gerektiğini vurgulayan Sancar, hazırlanacak çerçeve yasanın yalnızca teknik bir düzenleme olmayacağını, sürecin geleceğini belirleyecek temel adım niteliği taşıdığını ifade etti.

‘Gerçek anlamda silahsızlanmayı sağlayacak bir yasa olmalı’

Çerçeve yasanın kapsamlı ve bütünlüklü olması gerektiğini belirten Sancar, düzenlemenin gerçek anlamda silahsızlanmayı sağlayacak güvenceleri içermesi gerektiğini söyledi. Silahsızlanma sürecinde hiçbir kesimin dışarıda bırakılmaması gerektiğini ifade eden Sancar, aksi yaklaşımın sürecin başarısını riske atacağını dile getirdi.

Sancar, silah bırakmanın aynı zamanda şiddetten demokratik siyasete geçiş anlamına geldiğini belirterek, bu doğrultuda siyasal faaliyetlerin önünü açacak hukuki düzenlemelerin de yasanın ayrılmaz parçası olması gerektiğini kaydetti.

‘Süreç güven üzerine değil, güvenceler üzerine kurulur’

Barış süreçlerinin yalnızca tarafların karşılıklı güvenine dayanamayacağını söyleyen Sancar, “Bu süreçler güven üzerine kurulmaz, güvenceler üzerine kurulur. Güvenceler güveni yaratır” dedi.

Silahsızlanmanın ardından yeniden toplumsal entegrasyon sürecinin başlayacağını belirten Sancar, bunun yalnızca devletin değil, toplumun tüm kesimlerinin sorumluluk üstlenmesiyle yürütülebileceğini ifade etti. Süreci yönetecek mekanizmaların ve yasal altyapının bir an önce oluşturulması gerektiğini söyledi.

‘Gecikme uzadıkça riskler artıyor’

Sancar, hazırlanacak yasada Abdullah Öcalan’ın süreçteki rolü ve konumunun da tanımlanması gerektiğini savundu. Öcalan’ın yaptığı çağrının silahlı örgütün fesih ve silah bırakma kararında belirleyici olduğunu ifade eden Sancar, bu nedenle sürecin doğası gereği rolünün yasal güvence altına alınması gerektiğini dile getirdi.

Konuşmasının sonunda Türkiye’de yürütülen barış sürecinin hem ülke hem de Ortadoğu açısından önemli bir fırsat olduğunu belirten Sancar, bu fırsatın heba edilmemesi gerektiğini söyledi. Sürecin uzamasının riskleri artırdığını belirten Sancar, konuşmasını yaşamını yitiren şair Ahmet Telli’yi anarak tamamladı.

Çalıştay, dünya deneyimlerinin konuşulduğu oturumla devam ediyor.