Rawest Araştırma, İstanPol Politik Araştırmalar Enstitüsü ve Friedrich Ebert Stiftung iş birliğiyle gerçekleştirilen “Mutlak Butlan ve Yeni Parti: Algılar, Kanaatler, Tutumlar” başlıklı araştırmanın sonuçlarını açıkladı.
Araştırma, 3-10 Temmuz 2026 tarihleri arasında Türkiye genelinde gerçekleştirildi. Çalışma kapsamında 20 şehir, 50 ilçe ve 130 mahallede toplam 1.985 kişiyle yüz yüze görüşme yapıldı.
Araştırmada katılımcıların dağılımında yaş grubu, cinsiyet, eğitim düzeyi ve 2023 genel seçimlerindeki oy tercihleri dikkate alınarak kotalar uygulandı. Sonuçlar, yüzde 95 güven düzeyi ve artı/eksi yüzde 2,2 hata payı ile raporlandı.
Katılımcı profili
Araştırmaya katılanların yaklaşık yarısını kadınlar, yarısını erkekler oluşturdu. Katılımcıların yaklaşık dörtte biri 18-29 yaş grubundaki gençlerden oluşurken, diğer yaş grupları birbirine yakın oranlarda dağıldı.
Eğitim düzeyine bakıldığında katılımcıların yarıdan fazlasının lise altı eğitim seviyesine sahip olduğu görüldü. Lise ve dengi okul mezunlarının oranı yüzde 34, lise üzeri eğitim düzeyine sahip olanların oranı ise yüzde 20 olarak ölçüldü.

Seçmen butlan kararını meşru görmüyor
Araştırmanın genel değerlendirmesine göre, seçmenlerin büyük bölümü mutlak butlan kararını doğru bulmuyor. Katılımcıların önemli bir kısmı kararı, parti içi bir hukuki süreçten ziyade CHP’ye yönelik dış müdahale olarak değerlendiriyor.
CHP seçmenleri arasında bu görüş daha güçlü görünürken, partililerin yaklaşık dörtte üçü butlan kararını yanlış buluyor. Kararı doğru bulanların oranı ise AK Parti seçmenleri içinde dahi yarının altında kalıyor.

Özgür Özel’in tutumu öne çıktı
Araştırmaya göre butlan sürecinde CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel’in tutumu, CHP tabanında büyük ölçüde olumlu karşılık buldu.
Özel’in süreçteki tavrını olumlu değerlendirenlerin oranı CHP seçmeninde yaklaşık üçte iki seviyesinde ölçülürken, MHP seçmeninin yüzde 42’si de Özel’in tutumunu olumlu buldu.
Araştırmada CHP seçmenlerinin önemli bir bölümünün mutlak butlan kararıyla Genel Başkanlığa getirilen Kemal Kılıçdaroğlu’nun partiyi Özgür Özel’e bırakması gerektiğini düşündüğü belirtildi. CHP seçmenlerinin yaklaşık 10’da 7’si ise Özel, Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın birlikte hareket etmesini istiyor.

CHP seçmeni yeni parti fikrine açık
Araştırmanın dikkat çeken başlıklarından biri de CHP seçmeninin yeni parti ihtimaline yaklaşımı oldu.
Sonuçlara göre CHP seçmeninin üçte ikisinden fazlası yeni parti fikrine açık. Araştırmada, seçmenin önemli bir bölümünün CHP logosuna bağlılıktan ziyade yeni oluşumun siyasi niteliğine ve temsil kapasitesine baktığı ifade edildi.
Yeni bir oluşumun mevcut CHP logosu olmadan da destek bulabileceğini düşünenlerin oranının yaklaşık yüzde 60 seviyesine ulaşması, araştırmada “logonun seçmen nezdindeki belirleyiciliğinin sınırlı olduğu” şeklinde yorumlandı.
Yeni parti ihtimali oy dengelerini değiştirebilir
Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, olası bir yeni partinin oy potansiyeline ilişkin oldu.
Kararsızların dağıtılmasıyla yapılan hesaplamada, Özgür Özel liderliğinde kurulacak yeni bir partinin yüzde 35,6 oy oranına ulaşabileceği, AK Parti’nin ise yüzde 27,8 seviyesinde kalabileceği görüldü.
Kemal Kılıçdaroğlu liderliğindeki olası bir CHP seçeneğinin ise yaklaşık yüzde 5 bandında kaldığı belirtildi.
Yeni parti farklı seçmen gruplarından destek alabilir
Araştırmaya göre olası yeni partiye destek yalnızca CHP tabanıyla sınırlı kalmıyor.
Yeni parti fikrine sıcak bakan seçmenlerin dağılımında:
-CHP seçmeninin yüzde 69’u,
-İYİ Parti seçmeninin yüzde 39’u,
-DEM Parti seçmeninin yüzde 20’si,
-MHP seçmeninin yüzde 18’i,
-AK Parti seçmeninin yüzde 9’u yer alıyor.

Süreç muhalefet seçmeninin sandık motivasyonunu artırdı
Araştırmaya göre mutlak butlan tartışmaları seçmenin sandığa gitme isteğini de etkiledi.
Katılımcıların yüzde 26’sı gelişmelerin oy kullanma motivasyonunu artırdığını söylerken, yüzde 15,8’i azalttığını belirtti.
CHP seçmenlerinin ise yüzde 42’si, sürecin sandığa gitme isteğini artırdığını ifade etti.
Araştırmanın genel değerlendirmesinde, mutlak butlan tartışmasının özellikle muhalefet seçmeni açısından yeni siyasi arayışları ve parti değişikliği ihtimalini güçlendirdiği belirtildi.

Potansiyel ‘yeni siyaset’ vurgusuna bağlı
Rawest’in değerlendirmesinde, seçmenin asıl beklentisinin yalnızca mevcut CHP’den ayrılan yeni bir yapı olmadığı, “gerçekten yeni bir siyaset” anlayışı olduğu vurgulandı.
Araştırmaya göre yeni partinin potansiyeli mevcut koşullarda yüzde 30 seviyesinden başlayıp, doğru bir siyasi çizgi ve geniş kadro oluşması halinde yüzde 49’a kadar çıkabilir.
Ancak araştırmada, yeni bir siyaset inşa edilememesi durumunda seçmende beklenti kırılması ve siyasete karşı ilgisizlik gelişebileceği de belirtildi.
Araştırmanın değerlendirme bölümünde fırsat olarak ise, seçmenin yeni bir siyasi hat kurulması halinde geniş bir destek alanı oluşturabileceği ifade edildi.




