Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İstanbul Şubesi Marmara Hapishane Komisyonu, Silivri’de bulunan Marmara 6 No’lu L Tipi Kapalı Cezaevi’nde yaşanan hak ihlallerine ilişkin hazırladığı raporu, Beyoğlu’ndaki dernek binasında düzenlediği basın toplantısıyla kamuoyuna açıkladı.
Raporu paylaşan ÇHD İstanbul Şubesi üyesi Naim Eminoğlu, Türkiye’deki ceza infaz sisteminin uzun süredir siyasi tutukluları sosyal, fiziksel ve psikolojik olarak tecrit etmeyi hedefleyen bir dönüşüm içinde olduğunu söyledi.
Eminoğlu, “F Tipi hapishanelerle başlayan tecrit politikası, bugün YGC, S ve Y Tipi hapishaneler ile ‘kuyu tipi’ olarak adlandırılan mutlak izolasyon rejimlerine evrilmiştir. Marmara 6 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda Şubat 2026’dan bu yana yaşanan süreç, siyasi tutukluların süresiz açlık grevleriyle daha da kritik bir aşamaya ulaşmıştır. Burada uygulanan rejim münferit hak ihlallerinin ötesine geçmiş; idarenin hukuku askıya aldığı ve İdare ve Gözlem Kurulları aracılığıyla paralel bir cezalandırma mekanizması kurduğu sistematik bir işkence halini almıştır” dedi.
Mahremiyet ve barınma hakkı ihlalleri
Raporda, koğuşlardaki yoğunluk nedeniyle tutukluların yerde ve koridorlarda uyumak zorunda bırakıldığı, bu durumun koğuş içindeki kameraların uyku ve giyinme dahil tüm mahrem alanları 24 saat boyunca kaydetmesine yol açtığı belirtildi.
Eminoğlu, mahremiyetlerini korumak amacıyla kameraları kapatmaya çalışan tutukluların bu nedenle “güvenlik tehdidi” ve “örgütsel eylem” gerekçesiyle cezalandırıldığını ifade etti.
Mart ayında yaşanan sevkler ve darp olaylarının ardından Nisan 2026’da cezaevine getirilen siyasi tutukluların da katılımıyla protestoların büyüdüğünü belirten Eminoğlu, 28 Nisan 2026’da tutukluların koğuşlar içerisinde oluşturulan 8,2 metrekarelik dört ayrı hücreye ikişer kişi olarak zorla yerleştirildiğini aktardı.
Haziran ayı sonlarında ise sayım sırasında gardiyanların tutuklulara sözlü hakaret ve tehditlerde bulunduğunun bildirildiğini söyledi.
‘Mahkeme kararı olmadan hücrede tutuluyorlar’
Eminoğlu, Cem Dursun ve Taceddin Erol Şahin’in 85, Hasan Basri Yıldız’ın 66, Cemil Kurt ve Emircan Yazı’nın ise 11 gündür açlık grevinde olduğunu açıkladı.
Tutuklular hakkında mahkemeler veya infaz hakimliklerince verilmiş kesinleşmiş bir hücre cezası bulunmadığını belirten Eminoğlu, buna rağmen siyasi tutukluların 8 metrekarelik hücrelerde günde 22 saat tutulduğunu söyledi.
Eminoğlu, “İdare ve Gözlem Kurulu’nun idari kararıyla kişiler süresiz hücre hapsine, yani tecride mahkûm edilmiştir” dedi.
Sağlık hakkına ilişkin iddialar
Raporda sağlık hakkına ilişkin ihlallere de yer verildi.
Eminoğlu, açlık grevindeki tutuklulara Wernicke-Korsakoff sendromu gibi kalıcı sağlık sorunlarını önlemek açısından hayati öneme sahip B1 (tiamin) vitamini, bitki çayı ve şekerin günlerce verilmediğini öne sürdü.
Bu uygulamanın tıbbi ihmal olarak değerlendirilemeyeceğini savunan Eminoğlu, özellikle daha önce uzun süreli açlık grevi deneyimi bulunan tutuklulardan B1 vitamininin esirgenmesinin, kişilerin ölüm ya da kalıcı sakatlık riskiyle karşı karşıya bırakılması anlamına geldiğini ifade etti.
ÇHD, raporda yer verilen hak ihlallerinin sona erdirilmesini ve tutukluların taleplerinin karşılanmasını istedi.




