• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Sur’da, ‘yanmayan sokak lambaları’ tepkisi: DEM Parti’den DEDAŞ’a çağrı

Sur’da, ‘yanmayan sokak lambaları’ tepkisi: DEM Parti’den DEDAŞ’a çağrı

DEM Parti Sur İlçe Örgütü, Tarihi Ulu Camii önünde sokak lambalarının yakılmaması nedeniyle basın açıklaması düzenledi. Açıklamaya siyasi parti ve kurum temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı.

Sur’da, ‘yanmayan sokak lambaları’ tepkisi: DEM Parti’den DEDAŞ’a çağrı
Sur’da, ‘yanmayan sokak lambaları’ tepkisi: DEM Parti’den DEDAŞ’a çağrı
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 24 Temmuz 2026 16:25

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sur İlçe Örgütü, Diyarbakır’ın Sur ilçesinde sokak lambalarının yanmaması nedeniyle ilçenin karanlıkta bırakıldığını belirterek Dicle Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi’ne (DEDAŞ) tepki gösterdi. Açıklamada, elektrik kesintileri ve aydınlatma sorununun yurttaşların günlük yaşamını ve güvenliğini olumsuz etkilediği vurgulandı.

DEM Parti Sur’da açıklama yaptı

DEM Parti Sur İlçe Örgütü, Tarihi Ulu Camii önünde sokak lambalarının yakılmaması nedeniyle basın açıklaması düzenledi. Açıklamaya siyasi parti ve kurum temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı.

DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren, Sur ile Hevsel Bahçeleri’nin Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer aldığını hatırlattı. Serhat Eren, yalnızca 2025 yılı içinde Sur’u yaklaşık 1,5 milyon kişinin ziyaret ettiğini belirterek, uluslararası öneme sahip bir kültür mirası alanında elektrik kesintilerinin ve aydınlatma sorununun devam ettiğini söyledi.

Serhat Eren, sorunun yalnızca elektrik kesintisi olmadığını belirterek, hava karardıktan sonra kadınların, çocukların, engellilerin ve gençlerin evlerinin önüne dahi çıkmakta zorlandığını ifade etti. Serhat Eren, sokakların karanlıkta kalmasının güvenlik sorunlarını artırdığını dile getirerek Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile DEDAŞ’a çağrıda bulundu.

“Milyonlarca insanın ziyaret ettiği bir kültür mirasında yaşayan insanların huzurlu bir ortamda yaşama hakkı yok mu?” diye soran Serhat Eren, ilgili kurumların bu durumu denetlemekle yükümlü olduğunu söyledi.

Muhtarlardan elektrik kesintileri tepkisi

Sur Muhtarlar Derneği Başkanı Aydın Alakuş da DEDAŞ’ın sorumluluklarını yerine getirmediğini ifade etti. Aydın Alakuş, elektrik kesintileri nedeniyle çiftçilerin ve üreticilerin büyük zarar gördüğünü belirterek binlerce çiftçinin sulu tarımı bırakmak zorunda kaldığını söyledi.

Aydın Alakuş, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’na çağrıda bulunarak çiftçilere ve merkez mahallelere destek verilmesini istedi. Aydın Alakuş, gençlerin güvenliğinin sağlanması için DEDAŞ, belediyeler, sivil toplum kuruluşları, kolluk kuvvetleri ve yurttaşların ortak sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade etti.

Basın mensuplarıyla paylaşılan metinde, bölgede elektrik üretilmesine rağmen en yüksek elektrik dağıtım bedelinin Diyarbakır, Mardin, Batman, Siirt, Şırnak ve Urfa’da ödendiği belirtildi.

Açıklamada, faturalardaki dağıtım bedeli farkının yaklaşık yüzde 30 seviyesinde olduğu ifade edilerek, buna karşın bölge halkının elektrik kesintileri ve aydınlatma sorunlarıyla karşı karşıya kaldığı kaydedildi.

“Sur’un karanlıkta bırakılmasını kabul etmiyoruz”

Paylaşılan metinde, Sur’un mevcut durumunun Sur çatışmaları döneminden bu yana süren uygulamalar, ihale süreçleri, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın eksiklikleri ile yerel yönetim hizmetlerinin engellenmesinin sonucu olduğu ifade edildi.

Açıklamada, DEDAŞ’ın Sur’u karanlıkta bırakan yaklaşımının kabul edilmediği belirtilerek, aydınlatma yetersizliği nedeniyle güvenlik sorunlarının arttığı, çocukların sokakta oyun oynayamadığı ve kadınların güven içinde yürüyemediği ifade edildi.

Metinde ayrıca kronik elektrik kesintileri, altyapı sorunları, yüksek elektrik faturaları ve ilçedeki aydınlatma eksikliğine dikkat çekildi.

DEDAŞ’a altyapı ve aydınlatma çağrısı

Açıklamanın sonunda DEDAŞ’ın altyapı eksikliklerini gidermesi ve sokak aydınlatmalarını tamamlaması istendi.

Metinde, sokakların aydınlatılmasının özellikle çocuklar, kadınlar ve gençlerin güvenli yaşam hakkı açısından önem taşıdığı belirtilerek, ilçenin karanlıkta bırakılmasına karşı çıkıldığı ifade edildi.