• Ana Sayfa
  • Dünya - Diplomasi
  • ABD-Suudi Arabistan nükleer anlaşması | ABD basını: İbrahim Anlaşmaları şartı, Trump’ın müzakerecilerini de şaşırttı

ABD-Suudi Arabistan nükleer anlaşması | ABD basını: İbrahim Anlaşmaları şartı, Trump’ın müzakerecilerini de şaşırttı

ABD Başkanı Donald Trump, Suudi Arabistan’la yürütülen sivil nükleer işbirliği anlaşmasının, Riyad yönetiminin İsrail’le ilişkileri normalleştirmesini öngören İbrahim Anlaşmaları’na katılmasına bağlı olduğunu açıkladı. ABD basını, bu şartın son aşamada duyurulmasının Trump yönetimindeki müzakere ekibinde de şaşkınlık yarattığını aktardı.

ABD-Suudi Arabistan nükleer anlaşması | ABD basını: İbrahim Anlaşmaları şartı, Trump’ın müzakerecilerini de şaşırttı
ABD-Suudi Arabistan nükleer anlaşması | ABD basını: İbrahim Anlaşmaları şartı, Trump’ın müzakerecilerini de şaşırttı
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 24 Temmuz 2026 16:19

ABD Başkanı Donald Trump, Suudi Arabistan’la yürütülen sivil nükleer işbirliği anlaşmasının, Riyad yönetiminin İsrail’le ilişkileri normalleştirmesini öngören İbrahim Anlaşmaları’na katılmasına bağlı olduğunu açıkladı. Amerikan basını, bu şartın son aşamada duyurulmasının Trump yönetimindeki müzakere ekibinde de şaşkınlık yarattığını aktardı.

ABD ile Suudi Arabistan arasında nükleer işbirliği süreci

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Enerji Bakanı Chris Wright, 21 Temmuz’da Suudi Arabistan ile “123 Anlaşması” olarak bilinen barışçıl nükleer işbirliği mutabakatının imzalandığını duyurmuştu.

Anlaşmanın ayrıntıları kamuoyuyla paylaşılmazken, Amerikan basınında yer alan haberlerde Suudi Arabistan’ın kendi topraklarında ABD tarafından kurulacak bir tesiste uranyum zenginleştirmesine izin verilebileceği bilgisi yer aldı.

ABD Başkanı Donald Trump ise sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, söz konusu anlaşmanın Suudi Arabistan’ın “çok saygın ve başarılı” olarak nitelendirdiği İbrahim Anlaşmaları’na katılmasına bağlı olduğunu belirtti.

Donald Trump ayrıca Suudi Arabistan’ın nükleer silah üretimine imkan verecek düzeyde uranyum zenginleştirmesine izin verilmeyeceğini vurgulayarak, anlaşmanın yalnızca sivil ve askeri olmayan nükleer faaliyetleri kapsadığını ifade etti.

Trump’ın İbrahim Anlaşmaları çıkışı karşılık buldu mu?

Beyaz Saray: Riyad’la bu şart henüz görüşülmedi

Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, Donald Trump’ın dile getirdiği şartın Suudi Arabistan yönetimiyle henüz görüşülmediğini açıkladı. Karoline Leavitt, Washington yönetiminin Riyad’ın kısa süre içinde İbrahim Anlaşmaları’na katılmasını beklediğini söyledi.

Donald Trump’ın ilk başkanlık döneminde 2020 yılında hazırlanan İbrahim Anlaşmaları kapsamında Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Fas, Sudan ve Kazakistan, İsrail ile ilişkileri normalleştirme yönünde adım atmıştı.

CNN: Şart son anda açıklandı

Amerikan televizyonu CNN’de yayımlanan analizde, kamuoyuna ilk etapta açıklanmayan İbrahim Anlaşmaları şartının son aşamada duyurulmasının Donald Trump’ın kendi müzakere ekibinde de şaşkınlığa neden olduğu aktarıldı.

ABD basınındaki değerlendirmelerde, Beyaz Saray’ın Suudi Arabistan’la normalleşme şartı olmadan nükleer işbirliği anlaşmasına yönelmesi eleştirilirken, CNN, Donald Trump’ın hem bu eleştirilerden hem de Chris Wright’ın anlaşmayı erken duyurmasından rahatsızlık duyduğunu yazdı.

ABD Enerji Bakanlığı ise Donald Trump ile koordinasyon eksikliği yaşandığı yönündeki değerlendirmeleri kabul etmedi.

Biden dönemindeki girişime benzer bir süreç

New York Times gazetesinde yayımlanan analizde, Donald Trump’ın İbrahim Anlaşmaları’na katılım şartını öne çıkararak selefi Joe Biden’ın yürütmeye çalıştığı diplomatik sürece benzer bir yol izlediğine dikkat çekildi.

Joe Biden yönetiminin arabuluculuğunda İsrail ile Suudi Arabistan arasında sürdürülen normalleşme görüşmeleri, Hamas’ın 7 Ekim 2023’te gerçekleştirdiği saldırının ardından başlayan Gazze savaşı nedeniyle askıya alınmıştı.

Gazetenin ayrı bir analizinde ise Suudi Arabistan’ın ekonomisini çeşitlendirme hedefi, Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın Vizyon 2030 programını destekleme planı ve ülkenin başta Ortadoğu olmak üzere uluslararası alandaki etkisini artırma amacı doğrultusunda sivil nükleer programa ihtiyaç duyduğu değerlendirildi.

İran gerilimi ve diplomatik süreç

ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan çatışma sürecinde Tahran yönetimi, Suudi Arabistan’ın da bulunduğu Körfez ülkelerindeki ABD üsleri ve altyapı tesislerini hedef alan misillemeler gerçekleştirdi.

Wall Street Journal’ın aktardığı bilgilere göre ise ABD ile İran arasında yürütülen diplomatik görüşmelerde kayda değer bir ilerleme sağlanamadı. Gazete, Donald Trump’ın diplomatik çözüm ihtimaline daha mesafeli yaklaştığını ve yaklaşımında sertleşme eğiliminin öne çıktığını yazdı.

 

Bölgede yeni bir doktrin mi? İbrahim Anlaşmaları’nın Ortadoğu’ya etkisi ne olacak?