Edirne F Tipi Cezaevi’nde bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Narin Güran davasına ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.
Demirtaş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, bugün (31 Temmuz) Narin Güran’ın babası Arif Güran ile cezaevinde görüştüğünü hatırlattı. Görüşme öncesinde dava dosyasını hukukçu gözüyle incelediğini ifade eden Demirtaş, dosyadaki delillere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Demirtaş, “Dosya kapsamındaki deliller ışığında, suçu somut delillerle ispatlanabilmiş tek isim Nevzat Bahtiyar’dır” ifadelerini kullandı.
‘Anne ve amcanın cezalandırılması hukuk faciasıdır’
Narin Güran’ın annesi Yüksel Güran ve amcası Salim Güran’ın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarına ilişkin değerlendirme yapan Demirtaş, bu cezaların hukuki açıdan tartışmalı olduğunu belirtti.
Demirtaş, “Dosya kapsamındaki deliller ışığında, Narin’in annesi Yüksel Güran’ın ve amcası Salim Güran’ın suçlu bulunup ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmaları tam bir hukuk faciasıdır” dedi.
‘Basının yönlendirmesiyle oluşan kamuoyu baskısı etkili oldu’
Ceza hukukunda mahkumiyet kararlarının somut ve şüpheden uzak delillere dayanması gerektiğini belirten Demirtaş, “Şüpheden sanık yararlanır” ilkesine değindi:
“Görünen o ki, basının yönlendirmesiyle oluşan yoğun kamuoyu baskısı, mahkemenin karar sürecini gölgelemiştir. Kişisel görüşler bir kenara bırakıldığında ceza hukukunun en temel kuralı, mahkumiyetin dedikodulara veya ihtimallere değil, somut ve şüpheden uzak delillere dayanması gerekliliğidir. ‘Şüpheden sanık yararlanır’ ilkesi gereğince, dava dosyasındaki mevcut deliller anne ve amcaya bu cezanın verilmesi için teknik olarak yetersiz kalmaktadır. Anne ve amcanın suçlu oldukları, hukukun evrensel ilkeleri gereğince şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanamamıştır.”
Adalet Bakanlığı’na çağrı
Demirtaş, İstinaf Mahkemesi ve Yargıtay incelemelerinde cezaların bozulması gerektiğini ifade ederek Adalet Bakanlığı’na çağrıda bulundu:
“Hukuk bunu gerektirirdi çünkü yeni bir delil veya yeni itiraflar ortaya çıkmadıkça mevcut dava dosyasına göre annenin ve amcanın suçlu oldukları ispatlanamamıştır.
Sırf kamu vicdanını tatmin etmek için suçlu olduğu ispatlanmamış insanlara ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası vermek gerçek adalet değildir, kamu vicdanını tatmin etmez. Kamu vicdanını asıl yaralayacak olan durum, belki de Narin’in gerçek katilleri dışardayken annesinin ve amcasının cezaevinde olmalarıdır.
Başta Diyarbakır Barosu olmak üzere ilgili tüm hukuk çevrelerini bu dosyada adaletin sağlanması için çaba sarf etmeye davet ediyorum. Adalet Bakanlığının, dosyayı titizlikle inceleyerek kanun yararına bozma talebiyle Yargıtay’a başvurmasını rica ediyorum.
Narin’in hatırası, ailesi ve kamuoyu bunu hak ediyor.
Selam, sevgilerimle…”
Merhabalar,
Bugün Narin’in babası Arif Güran ile görüştüm. Görüşme öncesinde, dava dosyasını hukukçu gözüyle inceledim.
Dosya kapsamındaki deliller ışığında, suçu somut delillerle ispatlanabilmiş tek isim Nevzat Bahtiyar’dır.
Yine dosya kapsamındaki deliller ışığında,…
— Selahattin Demirtaş (@hdpdemirtas) July 31, 2026
Narin Güran dosyasında süreç
8 yaşındaki Narin Güran, 21 Ağustos 2024’te Diyarbakır’ın Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe Mahallesi’nde kayboldu. Ailesinin kayıp ihbarı üzerine başlatılan arama çalışmalarına jandarma, AFAD ve farklı kurumlardan ekipler katıldı.
Narin’den 19 gün boyunca haber alınamazken, 8 Eylül 2024’te cansız bedeni Eğertutmaz Deresi’nde bulundu. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında aile üyeleri ve yakın çevreden çok sayıda kişi hakkında işlem yapıldı.
Davada anne Yüksel Güran, amca Salim Güran, ağabey Enes Güran ve komşu Nevzat Bahtiyar sanık olarak yargılandı. Mahkeme, üç sanık hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verirken, Nevzat Bahtiyar hakkında ise ‘suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’ suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası verildi.
Narin’in ölümü birçok tartışmayı açtı
Dava sürecinde Narin’in yaşam hakkının ihlal edilmesine ilişkin tartışmalar, yalnızca fail ya da faillerin belirlenmesiyle sınırlı kalmadı. Çocukların korunması, kayıp çocuk vakalarında etkin soruşturma yürütülmesi ve çocukların üstün yararının gözetilmesi başlıklarını da gündeme taşıdı.
Öte yandan Narin Güran cinayeti, çocukların özel hayatının korunması ve medyanın çocuk cinayetlerini haberleştirme biçimi açısından da geniş bir tartışmaya neden oldu.
Demirtaş’tan Narin Güran’ın ailesine: ‘Bundan sonra hem avukatınız hem başkanınızım’




