Madencilerin Ankara’daki protestosu sürüyor: ‘Açız, yoksuluz, çıplağız’

Ücret ve tazminatları aylardır ödenmeyen maden işçileri, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na yürümek istedi. Polis yürüyüşü engellerken, işçiler tepkilerini üstlerini çıkararak gösterdi. Bir madenci yaptığı açıklamada “Ben gece yatamıyorum. Buraya geldim, köle değilim. Ben de insanım. Ben de ana babanın yavrusuyum. Benim de çocuklarım var. Ben çocuklarımın ekmeğini götürmek için direniyorum” dedi.

Madencilerin Ankara’daki protestosu sürüyor: ‘Açız, yoksuluz, çıplağız’
Screenshot
Madencilerin Ankara’daki protestosu sürüyor: ‘Açız, yoksuluz, çıplağız’
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 12 Ağustos 2026 13:56
  • Güncellenme: 12 Ağustos 2026 19:57

Yıldızlar SSS Holding’e bağlı Elazığ Eti Gümüş ve Doruk Madencilik’te çalışan Bağımsız Maden İşçileri Sendikası üyesi işçilerin Ankara’daki eylemi sürüyor. Ücret ve tazminatlarının ödenmesi talebiyle kente gelen işçiler, eylemlerinin 3’üncü gününde Bakanlığa yürümek istedi.

İşçiler, yürüyüş öncesinde Milli Kütüphane metro durağında toplandı. Önceki iki günde eylemleri sırasında gözaltına alınan işçilerin bugün gerçekleştirmek istediği yürüyüşe polis müdahale etti. Metro istasyonunun giriş ve çıkışları kapatılarak işçilerin dışarı çıkması engellenmeye çalışıldı.

Bunun üzerine madenciler, metro içerisinden üzerlerindeki kıyafetleri çıkararak çıktı. “Direne direne kazanacağız”sloganları atan işçiler, polis ablukasını aşarak istasyon çıkışına ulaştı.

Ancak işçiler burada da polis ablukasıyla karşılaştı. Yürüyüşlerine izin verilmeyen madenciler, bunun üzerine oturma eylemi başlattı.

Gazetecilere de engel

Eylem sırasında polis, gazetecilerin görüntü almasını ve haber takibi yapmasını da engelledi.

Bağımsız Maden İşçileri Sendikası, işçilerin üstlerini çıkardığı görüntüleri sosyal medya hesabından paylaşarak eylemlerinin gerekçesini “Açız, yoksuluz, çıplağız. Gasp edilen haklarımızı almadan Ankara’dan dönmeyeceğiz”sözleriyle duyurdu.

İşçilerin ücret ve tazminatlarının ödenmesi talebiyle Ankara’daki eylemleri sürüyor.

‘Köle değil insanım’

Bir madenci, yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“İki gecedir gördüğümüz eziyeti hiçbir hayvan görmedi. Biz iki gecedir parkta yatıyoruz. Parkta üzerimize su fışkırtıyorlar. Üstümüz başımız, paramız, eşyalarımız; her şeyimiz ıslanıyor. Camiye gidiyoruz, imam, bekçiler bizi camiye almıyorlar. Bizim sığınacağımız yer camidir. Başka nereye sığınalım? Bize yaptıkları eziyeti köpeğe bile yapmazlar. Bir it yattığı zaman köpeğin üzerine su atmıyoruz. Ama bunlar bizi ıslatıyorlar. Biz hayvan değiliz, insanız. Köpek yattığı yerde üzerine su sıçratılmaz. Ama onlar bize su sıçratıyorlar. Diyorlar ki ‘Hayvan hakkı var.’ Hayvan hakkı varsa insan hakkı da var, tamam mı? Ben 33 sene devletime hizmet yaptım. Devletime kucak açtım. Ama devlet benim yanımda durmuyor. Milletvekilleri yanımızda durmuyor. Vali Bey kendi başına karar çıkarıyor. Karar çıkarıyorsanız buyurun, gelin benim derdimi dinleyin. Ben gece yatamıyorum. Buraya geldim, köle değilim. Ben de insanım. Ben de ana babanın yavrusuyum. Benim de çocuklarım var. Ben çocuklarımın ekmeğini götürmek için direniyorum.”

 

‘Sesimize ses olun’

Başka bir madenci ise şöyle konuştu:

“Pazar günü bir yasak çıkarmışlar, ‘İşçiler, Doruk Maden, Elazığ Eti Gümüş grev yapamaz.’ İşte ‘hakları varmış, maaşları varmış ama grev yapamazsınız’ diyorlar. Sayın Valim bunu biliyorsanız, gelin derdimize derman olun. Şimdi burada yaşlı arkadaşlarımız var. Kiminin kızı, kiminin oğlu üniversiteye gidiyor. Çocukları okula gidiyor. Gelin, üç ay maaş almayın, kızınıza, çocuğunuza harçlık göndermeyin. O kız çocuğu üniversiteye gittiği zaman üç ay maaş göndermezseniz orada ne yapacak? Bir erkek çocuk üniversiteye gittiği zaman, babası üç ay harçlık göndermediği zaman ne olacak? Sayın devlet yetkilileri, size sesleniyorum. Sayın valiler, sayın milletvekilleri, gelin derdimize derman olun. Burada yasa dışı bir şey yapmıyoruz. Grev yapmıyoruz. Alın terimizi, ekmeğimizi ve bize yasal olarak tanınan haklarımızı savunuyoruz. Sanki biz burada muhalefet yapıyoruz. Biz burada muhalefet yapmıyoruz. Tüm haklarımız için, Elazığ Maden’den gelemeyen çalışan arkadaşlarımızın haklarını almak için, alın terimiz için buraya geldik. Sesimize ses olun.”

‘Halkla kesinlikle temas etmemiz istenmiyor’

Bağımsız Maden-İş Sendikası Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu da Valiliğin kararının basın ile madencilerin temasını engelleyecek şekilde uygulandığını belirtti.

Aksu, şöyle konuştu:

“Keyfi bir valilik yasaklama kararı var. Bu keyfi yasaklama kararını basının madenciyle temas kurmasının da önüne geçilecek tarzda genişletmiş durumdalar. Halkla kesinlikle temas etmemiz istenmiyor. Madenci hilkat garibesiymiş, cüzzamlıymış, virüsmüş, mikropmuş, halkla temas ederse kötü etkiler yaratabilirmiş gibi bir muameleyle karşı karşıyayız. İnsanlık dışı, etik dışı, ahlak dışı bir muamele bu. Bu muamelelere son verilmesini istiyoruz. Halkın içinde olduğu durumu böyle keyfi yasaklamalarla, faşizan uygulamalarla, işkenceye dönüşen tavırlarla bastıramazsınız, engelleyemezsiniz.

İki gün üst üste gözaltına alındı madenciler. Yatamıyoruz, betondayız. Yemek temin edemiyoruz, halkla temas edemiyoruz. Dolayısıyla sesimizin duyurulması istenmiyor. Bir holding korunuyor, çok açıkça. Enerji Bakanlığı, Çalışma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığının huzurunda verilmiş sözler var. Bu sözlerin üstünden atlanıyor. Şirkete yeni teşvikler veriliyor. Muhtemelen şirkete yeni krediler açılacak. Bunu kamulaştırmak yerine şirkete yeni krediler açarak geçici, palyatif bir çözüm yolu bulacaklar.”

Aksu, Yıldızlar SSS Holding’e bağlı farklı işletmelerde de ücretlerin ödenmediğini öne sürerek, bazı işçilerin beş-altı aylık maaşlarının, kıdem tazminatlarının ve diğer alacaklarının ödenmediğini kaydetti.. Aksu, bu işletmelerde çalışan işçilerin de gelecek hafta Ankara’ya gelmeyi düşündüğünü söyledi.

Madenciler, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslerini duyurmak için AK Parti 25. Yıl Özel Mitingi’ne katılacak

Aksu sorununun çözümü için madencilerin aileleriyle birlikte, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da katılacağı Ankara Millet Bahçesi’nde düzenlenecek AK Parti 25. Yıl Özel Mitingi’ne gideceklerini vurgulayarak şunları ifade etti:

“Eti Gümüş ve Doruk Maden işçilerinin hakları alınıncaya kadar Ankara’yı terk etmeyeceğiz. Cuma günü Cumhurbaşkanı’nın Başkent Millet Bahçesi’nde yapacağı etkinliğe madenciler bir planlama yaptılar. Mutlaka orada aileleri ve bir grup madenciden oluşacak bir heyet olacak. Ve mutlaka da Cumhurbaşkanı’yla görüşüp konuyu istişare etmek zeminini oluşturacak arkadaşlar. Yarın sabah tekrar bakanlık önündeyiz. Tekrar görüşme talep edeceğiz. Eğer burası çözemiyorsa tek yer kalıyor, Cumhurbaşkanlığı. O zaman muhatap onlar. Çünkü Cumhurbaşkanı da 1 Mayıs’ta maden işçilerinin hakları ödendi demişti. Ödenmedi. Bunu bütün herkes de biliyor. Dolayısıyla bu durumu da açıklığa kavuşturmuş olacağız. Durum bu.”