Savaş ve çatışmaların sürdüğü ülkelerde sağlık hizmetlerinin ayakta kalması giderek zorlaşıyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 2026’nın ilk 8 ayında sağlık tesisleri ve hizmetlerine yönelik 900’den fazla saldırı doğrulandığını açıkladı. Saldırılarda en az 900 kişi yaşamını yitirirken, 1400’den fazla kişi yaralandı.
DSÖ’nün verilerine göre saldırılar yalnızca hastanelerin doğrudan hedef alınmasıyla sınırlı kalmadı. Sağlık çalışanlarının kaçırılması ve gözaltına alınması, ambulansların engellenmesi, ilaç depolarının ve tıbbi malzeme altyapısının zarar görmesi de sağlık sistemlerini işlevsiz hale getiren saldırılar arasında yer aldı. En az 94 sağlık çalışanının kaçırıldığı ya da gözaltına alındığı bildirildi.
Örgüt, 2026 boyunca sağlık hizmetlerine yönelik saldırıların günlük ortalamasının 4’ün üzerine çıktığını belirterek, özellikle ağır insani krizlerin yaşandığı bölgelerde sağlık sistemlerinin tamamen çökme tehlikesine dikkat çekti.
Gazze’de sağlık sistemi ağır hasarlı
DSÖ’nün verdiği bilgilere göre Gazze Şeridi’nde sağlık altyapısının tamamı saldırılardan etkilendi. Bölgedeki 36 hastanenin tümünün farklı düzeylerde hasar gördüğü belirtildi.
Hastanelerin yalnızca yarısının kısmen çalışabildiği, hizmet verebilen tesislerin de ciddi kapasite ve kaynak sorunlarıyla karşı karşıya olduğu kaydedildi.
Sudan’da ise çatışmalar nedeniyle sağlık merkezlerinin yaklaşık yüzde 37’sinin 2026 içerisinde hizmet veremez hale geldiği bildirildi.
Filistin, Lübnan ve Ukrayna, sağlık hizmetlerine yönelik saldırıların en yoğun kaydedildiği bölgeler olarak öne çıkarken, Sudan’ın yanı sıra İran, Suriye, Nijerya ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde de sağlık altyapısına yönelik saldırılar raporlandı.
Ukrayna’da binlerce saldırı kayda geçti
Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın başlamasından bu yana ülkedeki sağlık hizmetlerine yönelik 3 bin 100’den fazla saldırı DSÖ tarafından doğrulandı.
Örgüt, saldırıların hastanelerin yanı sıra ilaç depoları ve tıbbi ekipman tedarik ağlarını da etkilediğini belirtti. 2026’nın başından bu yana ambulanslar ve hastanelere yönelik yaklaşık 156 saldırının doğrulandığı aktarıldı.
Saldırıların hem cephe hattındaki hem de sivil yerleşimlerdeki sağlık hizmetlerinin kapasitesini düşürdüğü, bunun da yaralı ve hastalara zamanında müdahaleyi zorlaştırdığı ifade edildi.
Salgınlara müdahale de aksıyor
DSÖ, sağlık altyapısındaki tahribatın yalnızca savaşın doğrudan mağdurlarını etkilemediğine, bulaşıcı hastalıklarla mücadeleyi de sekteye uğrattığına dikkat çekti.
Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde Ebola salgınının ilan edilmesinden bu yana sağlık merkezlerine yönelik 12 saldırı kaydedildi. Bu saldırıların vaka tespitini, hastaların takibini, sağlık eğitimlerini ve toplumun bilinçlendirilmesine yönelik çalışmaları aksattığı belirtildi.
DSÖ’ye göre sağlık hizmetlerinin zayıflaması, salgınların erken dönemde kontrol altına alınmasını güçleştirirken hastalıkların başka bölgelere ve ülkelere yayılma riskini de artırıyor.
8 yılda 10 bin 400’den fazla saldırı
DSÖ’nün sağlık hizmetlerine yönelik saldırıları izlemeye başladığı 2018’den bu yana 29 ülke ve bölgede 10 bin 400’den fazla saldırı kaydedildi. Bu saldırılar sonucunda binlerce kişinin öldüğü veya yaralandığı bildirildi.
Örgüt, uluslararası insancıl hukuk ile Cenevre Sözleşmeleri’nin sağlık tesisleri ve çalışanlarına yönelik korumayı açık biçimde güvence altına aldığını hatırlattı.
Buna rağmen sağlık hizmetlerine yönelik saldırıların etkili soruşturma ve yargı süreçlerine dönüşmemesinin ciddi bir sorun olduğuna dikkat çeken DSÖ, sağlık tesislerinin hedef alınmasının yalnızca bugünkü yaralı ve hastaları değil, gelecekte sağlık hizmetine ihtiyaç duyacak milyonlarca kişiyi de etkilediğini vurguladı.



