ICE yazışmaları ABD ile İran arasındaki sınır dışı işbirliğini ortaya koydu

E-postalar, ABD göçmenlik yetkililerinin 2025 yılında İranlıları sınır dışı etmek için İran’la işbirliği yaptığını belgelerken, ülkeler arasındaki gerilimlerin artmasına rağmen ABD ve İran hükümetleri arasında işleyen bir ilişki bulunduğunu da ortaya koyuyor.

ICE yazışmaları ABD ile İran arasındaki sınır dışı işbirliğini ortaya koydu
ICE yazışmaları ABD ile İran arasındaki sınır dışı işbirliğini ortaya koydu
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 20 Ağustos 2026 17:18

ABD’de ortaya çıkan ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) yazışmaları, 2025 sonu ile 2026 başında İranlıların sınır dışı edilmesi sürecinde İranlı yetkililerin yolcu listelerine müdahale ettiğini ve Washington ile Tahran arasında doğrudan temas yürütüldüğünü gösteriyor.

E-postalar, ABD göçmenlik yetkililerinin 2025 yılında İranlıları sınır dışı etmek için İran’la işbirliği yaptığını belgelerken, ülkeler arasındaki gerilimlerin artmasına rağmen ABD ve İran hükümetleri arasında işleyen bir ilişki bulunduğunu da ortaya koyuyor.

Associated Press’in (AP) haberine göre, Ulusal İran Amerikan Konseyi (NIAC) tarafından elde edilen ve Salı günü kamuoyuna açıklanan, ABD göçmenlik yetkilileri arasında yapılan yüzlerce e-posta yazışması, iki ülkenin 2025 Eylül ve Aralık aylarında ile 2026 Ocak ayında üç ayrı göçmenlik uçuşuyla 100’den fazla İranlının İran’a geri gönderilmesini nasıl birlikte ayarladığının şimdiye kadarki en şeffaf ayrıntılarını sunuyor.

Belgeler, İranlı yetkililerin ABD’deki hangi İranlı göçmenlerin ülkelerine geri gönderileceği konusunda bir miktar nüfuz sahibi olduğunu ve ICE yetkililerinin İran’ın talebi üzerine sınır dışı listelerinde son dakika değişikliklerine uyduğunu gösteriyor.

Ağustos ayı sonlarında, Eylül ayındaki ilk sınır dışı uçuşundan bir ay önce, adı açıklanmayan bir ICE yetkilisi, “İran Büyükelçiliğinin talebi üzerine birkaç vaka ekledim” diye yazdı. Bir haftadan biraz fazla bir süre sonra aynı unvana sahip bir kişi, “İran Büyükelçiliğindeki Müdürle görüştüğünü” belirttikten sonra sınır dışı listesine başka, belirtilmeyen bir değişiklik daha yaptı. AP’nin yayınladığı belgelerde, İranlı yetkililerin bazı kişilerin sınır dışı listelerine eklenmesini istediği görülüyor.

Bir ICE görevlisi Ağustos 2025’te İran Büyükelçiliği’nin talebi üzerine listeye birkaç kişinin eklendiğini yazarken, başka bir yazışmada İran’ın önceki yolcu listesinin değiştirilmesini ve sınır dışı işleminin hızlandırılmasını istediği belirtiliyor.

İlk uçuşun yapılmasından üç gün önce de İran Büyükelçiliği’nin üç kişinin daha uçağa alınması için talepte bulunduğu kayda geçmiş. Uçuş günü gelen bazı talepler ise ICE tarafından reddedilmiş. Yazışmalarda en az bir kişinin yanlışlıkla sınır dışı edildiğine ilişkin kayıt da bulunuyor. ABD ile İran arasında diplomatik ilişki bulunmamasına rağmen sınır dışı uçuşlarının düzenlenmesinde Katar da aracı oldu. Uçuşlar Katar üzerinden planlanırken, ICE belgelerinde İranlı yetkililerle doğrudan temaslara ve “İran heyeti” ile yapılan görüşmelere de atıf yapılıyor.

İranlı yetkililer Eylül 2025’te Trump yönetimiyle yapılan düzenleme kapsamında 400 kadar İranlının geri gönderilebileceğini açıklamıştı. İlk uçuş Eylül ayında, ikincisi Aralık ayında, üçüncüsü ise Ocak 2026’da gerçekleşti. Daha önce yapılan ABD basını araştırmalarında sınır dışı edilenler arasında iltica başvurusu yapan kişilerin de bulunduğu ortaya konmuştu.

Belgelerin ortaya çıkardığı işbirliği, ABD ile İran arasındaki ilişkilerin savaş ve ağır gerilim dönemlerinde bile sınır dışı işlemleri konusunda sürdüğünü gösteriyor. Haziran 2025’teki ABD-İsrail-İran çatışmasının ardından dahi bu uçuşların ICE açısından öncelikli olduğu yazışmalara yansıdı.

ABD yönetimi ise İranlı sığınmacıların dosyalarındaki gizli bilgilerin Tahran’la paylaşıldığı yönündeki daha geniş suçlamaları reddediyor. İç Güvenlik Bakanlığı, temmuz ayında yaptığı açıklamada ICE’nin sığınma başvurularına ilişkin kayıtları İran hükümetiyle paylaştığı iddiasının “yanlış” olduğunu bildirmişti.

İranlı Amerikalıların haklarını savunan kuruluşlar ise İran’a geri gönderilen kişilerin güvenliği ve ABD’deki sığınma başvurularının gizliliği konusunda soruşturma talep ediyor. Temmuz ayında açılan bir federal davada ABD makamlarının İranlı sığınmacılara ait hassas bilgileri İran hükümetiyle paylaştığı yönünde değerlendirmeler yer almıştı.

NIAC Başkanı Cemal Abdi, e-postaların Trump’ın ABD’nin sıradan İranlıları baskıcı bir rejimden kurtarmak için İran’la savaş halinde olduğu yönündeki değerlendirmelerini zayıflattığını belirtti. Abdi, “Buradaki en büyük önceliğin, ne pahasına olursa olsun olabildiğince çok insanı buradan çıkarmak olduğunu gösteriyor” dedi.

E-postalar, ICE yetkililerinin çeşitli vesilelerle İranlı yetkililerin ABD’de gözaltında tutulan kişilerle belirsiz nedenlerle görüşmelerini ayarladığını gösteriyor. Bu durum, Temmuz ayında bağımsız bir İranlı çıkar grubu tarafından açılan ve konuyla ilgisi olmayan bir davada İranlı sığınmacıların verdiği ifadelerle örtüşüyor.

Göçmenlik gözaltında tutulan on bir İranlı, ICE gözaltındayken İran hükümeti yetkilileriyle görüşmeye zorlandıklarını söyledi. Temmuz ayında Washington DC’deki bir mahkemeye sunulan yeminli ifadelere göre bu İranlı yetkililer sığınma talepleriyle ilgili ayrıntılı bilgilere sahipti.

Dava dilekçesinde ABD göçmenlik dairelerinin İranlı sığınmacılarla ilgili gizli bilgileri İran hükümetiyle yasa dışı bir şekilde paylaştığı yönünde ifadeler yer alıyor.