Irak Başbakanı Zeydi: Türkiye’nin askerini Irak’tan çekmesi masada

Irak Başbakanı Ali Zeydi, silahsızlanma süreci kapsamında ülkede bulunan 5 silahlı gruptan 3’ünün silahlarını teslim ettiğini açıkladı. Türkiye ile yürütülen temaslara da değinen Zeydi, Türkiye’nin askeri varlığını Irak topraklarındaki bazı bölgelerden çekmesine ilişkin sürecin masada olduğunu söyledi.

Irak Başbakanı Zeydi: Türkiye’nin askerini Irak’tan çekmesi masada
Irak Başbakanı Zeydi: Türkiye’nin askerini Irak’tan çekmesi masada
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 6 Ekim 2026 22:52

Irak Başbakanı Ali Zeydi, Uluslararası Koalisyon ile vardığı mutabakat sonucunda Irak’ta devlet dışı silahlı güç kalmaması yönündeki çabaların sonucu olarak ülkedeki 5 silahlı gruptan 3’ünün da silahlarını teslim ettiğini belirtti.

Türkiye’nin ülkedeki silahlı varlığına da değinen Zeydi, Türkiye ile de çeşitli başlıklarda görüşmeler yaptıklarını söyledi.

Türkiye’nin askeri varlığını, Irak topraklarında bulunduğu bazı noktalardan çekmesine ilişkin halihazırda bir süreç olduğunu belirten Zeydi, “Türk tarafıyla birçok dosyada görüştük. Türk ordusunun Irak topraklarında bulunduğu bölgelerden çekilmesi söz konusu” dedi.
Zeydi, silahsızlanma süreci kapsamında Iraklı aşiret ve kanat önderleriyle bir araya geldi. Görüşmede ülkenin güvenlik durumu, silahlı grupların silah bırakması, ekonomik hedefler ve komşu ülkelerle ilişkiler ele alındı.
İlk fesih kararı Şii gruplardan Seraya es-Selam’dan geldi
ABD’nin Irak’tan çekildiğini resmen duyurmasının ardından bölgede devlet dışı grupların silahsızlandırılması için belirlenen tarih olan 30 Eylül’de kendisini fesheden ilk örgüt, silahlı Şii gruplardan Seraya es-Selam (Barış Tugayları) olmuştu.

Mukteda Sadr’ın açıklamasına göre Seraya es-Selam (Barış Tugayları) feshedilirken, daha önce Sadr’ın silahlı yapılanmaları içinde yer alan İmam Mehdi Ordusu’nun da “Ensar el-İmam el-Mehdi Vakfı” adıyla sivil bir yapıya dönüştürülmesi kararlaştırılmıştı.

Sadr, açıklamasında Irak’ın egemenliğine ve bağımsızlığına vurgu yaparak, ülkedeki silahların devletin kontrolünde toplanması gerektiğini belirtmişti.

CENTCOM da 30 Eylül’de resmen çekildiğini duyurdu

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) da 30 Eylül’de  IŞİD’e karşı kurulan Koalisyon Güçleri’nin Irak’tan resmen çekildiğini açıklamıştı.

Açıklamada, “ABD ve uluslararası koalisyondaki ortaklarının Irak’taki “Doğal Kararlılık Operasyonu”nu resmen sona erdirdiği duyuruldu.

CENTCOM, operasyonun sona ermesinin, koalisyon misyonundan, ikili güvenlik ilişkisiyle desteklenen Irak liderliğindeki bir güvenlik çabasına geçişi temsil ettiğini belirtti.

Irak hükümetinin, IŞİD de dahil olmak üzere güvenlik sorunlarıyla mücadele etme sorumluluğunu taşıdığını belirten Pentagon, “ABD Savunma Bakanlığı’nın Iraklı ortaklarına özel eğitim ve istihbarat desteği sağlamaya devam edeceğini” belirtti.

Irak Başbakanı Ali Zeydi de ABD’nin askeri varlığının 30 Eylül itibarıyla resmen sona erdiğini belirterek, “Irak’ın kendi güvenliğini ve istikrarını sağlamada tam sorumluluk üstlenecek bir aşamaya geçtiğini” duyurmuştu.

Ne olmuştu?

Irak’ta 30 Eylül tarihi; ABD öncülüğündeki IŞİD karşıtı uluslararası koalisyonun askeri misyonunun sona erme takvimi ve ülkede faaliyet gösteren silahlı grupların (Haşdi Şabi bünyesindeki Şii silahlı yapıların) silahsızlandırılması/devlet kontrolüne girmesi tartışmaları açısından kritik bir eşik olarak öne çıkıyordu.

Bağdat ve Washington arasında yürütülen Üst Düzey Askeri Komisyon (HMC) görüşmelerinde, ABD güçlerinin Irak’taki muharip ve konuşlu varlığının kademeli olarak sonlandırılması planlanmıştı.

Buna göre, 2024 sonbaharından itibaren başlayan takvim doğrultusunda Eylül 2025 – Eylül 2026 periyodunda Ayn el-Esed dahil Irak’ın orta ve güney bölgelerindeki koalisyon güçlerinin çekilmesinin tamamlanması; Erbil başta olmak üzere kuzeydeki varlığın ise 2026 sonuna kadar Suriye’deki operasyonlara lojistik destek sağlayacak sınırlandırılmış bir yapıya dönüştürülmesi öngörülüyordu.

Eş zamanlı olarak Irak hükümeti, “devlet dışı silahlı aktörlerin” silahlarını orduya teslim etmesi ve Peşmerge ile Haşdi Şabi’nin merkezi komuta kademesine tam entegrasyonu (silahsızlanma/bütünleşme süreci) konusunda adımlar atılacağını taahhüt etmişti.

Sınırlı çekilme ve dönüşüm

Uygulamada süreç, öngörülen ideal takvimin yani 30 Eylül tarihine, gerisinde kaldı ve “tam bir çekilme” yerine “misyon dönüşümü ve ikili güvenlik ortaklığına” evrildi:

Koalisyon güçleri bazı üsleri Irak ordusuna devretmiş olsa da, ABD askeri varlığı tamamen sıfırlanmadı. Bunun yerine uluslararası koalisyon şemsiyesi kaldırılarak ABD ile Irak arasında ikili güvenlik anlaşmaları çerçevesinde danışmanlık, istihbarat ve eğitim odaklı sembolik bir varlığın sürdürülmesine karar verildi. Bölgedeki bölgesel gerilimler ve DAEŞ’in çöl bölgelerindeki hücre faaliyetleri, Washington ve Bağdat’ın takvimi esnetmesindeki ana gerekçeler oldu.

Silahsızlanma düğümü

 Haşdi Şabi ve bağlantılı milis grupların silahsızlandırılması meselesinde beklenen somut ilerleme sağlanamadı. Grupların bir kısmı kendilerini yasal olarak Başbakanlığa bağlı Silahlı Kuvvetler bünyesinde tanımlasa da, kendi komuta zincirlerini ve ağır silah kapasitelerini korumayı sürdürdü. Hükümetin “silahın sadece devlet elinde toplanması” (Hasr el-Silah bi-yed ed-Dawla) söylemi, siyasi dengeler ve bölgesel nüfuz mücadeleleri nedeniyle kağıt üzerinde kaldı.

Özetle; Iraklı analistler ve bölgesel medya organlarının değerlendirmelerine göre 30 Eylül süreci, ABD’nin Irak’tan tamamen çekildiği veya milislerin silah bıraktığı radikal bir kırılmadan ziyade, askeri varlığın biçim değiştirdiği ve Irak’ın kronik güvenlik denkleminin devam ettiği bir “kontrollü geçiş” olarak gerçekleşti.