• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Deniz Türkali’den çözüm sürecine destek çağrısı: ‘Barış istemek cesaret işi değil’

Deniz Türkali’den çözüm sürecine destek çağrısı: ‘Barış istemek cesaret işi değil’

Sanatçı Deniz Türkali, sanatın toplumsal ön yargıların aşılmasındaki rolüne dikkat çekerek sürece destek çağrısı yaptı.

Deniz Türkali’den çözüm sürecine destek çağrısı: ‘Barış istemek cesaret işi değil’
Deniz Türkali’den çözüm sürecine destek çağrısı: ‘Barış istemek cesaret işi değil’
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 25 Ağustos 2026 16:24

Çerçeve Yasa’nın yürürlüğe girmesinin ardından çözüm sürecinin ilerleyişi, olası yasal adımlar ve sürecin toplumsallaşması gündemdeki yerini koruyor.

Sanatçı Deniz Türkali, sanatın toplumsal ön yargıların aşılmasındaki rolüne dikkat çekerek sürece destek çağrısı yaptı.

“Yanlışlar doğru diye öğretildi”

Yıllardır yanlışların doğru olarak öğretildiğini ve bunun toplumda çeşitli ön yargıların oluşmasına neden olduğunu belirten Deniz Türkali, sanatın bu ön yargıların kırılmasında önemli bir işlev üstlenebileceğini söyledi.

Sanatın varlık nedenlerinden birinin “yüzleşme” olduğunu vurgulayan Türkali, özellikle siyasetçilerin sanat eserlerine ve toplumsal gerçekliklere doğru yerden bakması gerektiğini ifade etti.

Deniz Türkali, sanatın farklı biçimlerde ortaya çıktığını belirterek şöyle konuştu:

“Özellikle politikacıların bakmasını bilmeleri gerekiyor. Gördüğünüz, dinlediğiniz, okuduğunuz şeylerden anlamaya çalışarak, doğru yerden bakarak yararlanabilirsiniz. Sanatçı çizer, yazar, oynar ama anlamak bakanın gözünde olur, yani niyete bağlı.”

“Gerçek bir barış sürecinin sanata da çok olumlu etkisi olur”

Türkiye’nin kalıcı bir barış sürecine girmesinin sanat alanında da önemli sonuçlar yaratacağını dile getiren Deniz Türkali, baskı ve sansürün azalmasının sanatçılar açısından olumlu bir ortam oluşturacağını söyledi.

Türkali, “Gerçek bir barış sürecinin sanata da çok olumlu etkisi olur elbette. Hep birlikte baskı ve sansür belasından ‘biraz’ kurtulmuş oluruz, diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

“Kadınlar barıştan vazgeçmedi”

Kadınların barış mücadelesinde büyük emek verdiğine dikkat çeken Deniz Türkali, kadın hareketlerinin ağır baskılara rağmen mücadelelerini sürdürdüğünü belirtti.

Kadınların yalnızca Türkiye’de değil, dünyanın farklı yerlerinde barış mücadelesinin önemli bir parçası olduğunu söyleyen Türkali, şu ifadeleri kullandı:

“Kadın hareketleri direnişleriyle, itirazlarıyla en ağır baskılara uğramalarına rağmen barıştan vazgeçmediler. Yalnız bizim ülkemizde değil, dünyanın her yerinde ve hâlâ direnmeye devam ediyorlar.”

“Abdullah Öcalan’ın çağrısı bir umut ışığı yaktı”

Abdullah Öcalan’ın çağrısını ve demokratik siyaset kararını çok önemli bulduğunu belirten Deniz Türkali, çözüm sürecinin demokrasi açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.

Türkali, sürecin ilerlemesinin farklı kimliklerden sanatçıların kendilerini daha özgür biçimde ifade edebilmelerinin önünü açabileceğini söyledi:

“Abdullah Öcalan’ın çağrısı elbette bir umut ışığı yaktı. Çok önemli. Barış süreci, demokrasi açısından en önemli konulardan biri. Bu süreç gerçekleşirse elbette Kürt, Türk, Ermeni, Laz; kim kendini nasıl ifade ediyor, nasıl adlandırıyorsa, tüm sanatçılar da gerçekten biraz nefes alabilirler.”

Sürece destek çağrısı

Çözüm süreci konusunda endişe taşıyanlara da süreci destekleme çağrısında bulunan Deniz Türkali, endişelerin barış arayışının önünde engel oluşturmaması gerektiğini söyledi.

Türkali, barışın koşullarının doğru değerlendirilmesi gerektiğini belirterek şöyle konuştu:

“Endişeden vazgeçmek zor. Her zaman endişe duyacağız. Ama bu, barış sürecini desteklememek için bir neden olamaz. Ona endişe değil, kötülük denir. Çünkü barış istemek cesaret işi değil. Ancak o barışın koşulları çok önemli. Bir tarafın ezildiği, diğer tarafın hükmettiği bir barışa barış denmez. Endişemizi tutup barışın koşullarını doğru değerlendirmemiz gerekiyor.”

“Siyasilerle pek muhatap olmamayı tercih ediyorum”

Kendisinden siyasilere yönelik bir çağrıda bulunması istendiğinde ise Deniz Türkali, siyasetçilerle fazla muhatap olmamayı tercih ettiğini söyledi.

Türkali, kendisini anlayacak ve söyledikleri üzerine düşünecek siyasetçi sayısının az olduğunu belirterek sözlerini şöyle tamamladı:

“Açıkçası, siyasilerle pek muhatap olmamayı tercih ediyorum. Dediğimi anlayacak, üzerinde düşünecek pek siyasi tanımıyorum. Böyle olmayan siyasilere de kolay gelsin; el eleyiz, yan yanayız.”