ABD yönetimi tarafından İran’a yönelik uygulanan ekonomik kısıtlamaların artırılması kararlaştırılırken, Tahran yönetiminden sürece karşı direnme kararlılığı vurgulandı.
ABD Başkanı Donald Trump, geçen hafta yaptığı değerlendirmelerde İran’a yönelik eşi benzeri görülmeyen bir ekonomik operasyon sürecinin yürütüleceğini ve Tahran ile ticari ilişkilerini sürdüren ülkelerin de bu süreçte hedef alınacağını duyurdu.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ise yaptığı açıklamada, ABD yaptırım kararlarına uyum sağlamayan ülkelerin de tıpkı İran İslam Cumhuriyeti gibi uluslararası sistemden izole edileceğini bildirdi.
Çin ve Körfez hattında yaptırım dengeleri
New York Times (NYT) gazetesinde yer alan analize göre, Trump yönetiminin uygulamaya koyduğu ekonomik baskı mekanizmasının sonuç verebilmesi için İran petrolünün en büyük alıcısı konumundaki Çin’in de kapsama alınması gerekiyor.
Hazine Bakanı Scott Bessent, İran ile finansal ilişkilerini sürdüren Çin bankalarına yaptırım uygulanma ihtimaline dair yöneltilen soruya, hiçbir tarafın ABD yaptırımlarının etki alanı dışında kalmayacağını ifade ederek yanıt verdi.
Çin Halk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Jian ise konuya ilişkin yaptığı açıklamada, sahadaki gelişmeleri yakından izlediklerini, kendi haklarını ve ticari çıkarlarını korumak amacıyla gerekli görülen tüm adımları atacaklarını aktardı.
Diğer yandan Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in 24 Eylül’de ABD’ye giderek Donald Trump ile bir araya geleceği bildirildi. Yayımlanan analizde, kasım ayında yapılacak ara seçimler ve gerçekleşecek Şi görüşmesi öncesinde ABD Başkanı’nın Pekin yönetimini doğrudan karşısına almaktan kaçınabileceği değerlendirmesine yer verildi.
“Yaptırımlara karşı planlamalarımız hazır”
Tahran yönetimi, ABD tarafından yürütülen abluka ve genişletilen ekonomik yaptırım hedeflerine karşı geri adım atılmayacağını açıkladı. İran Ekonomi ve Maliye Bakanı Ali Medenizade, ABD yaptırımlarına mukavemet göstermek amacıyla uzun süredir planlamalar yapıldığını ve açıklanan yeni kısıtlamalara karşı hazırlıkların tamamlandığını bildirdi.
ABD ve İsrail’in 28 Şubat tarihinde başlattığı askeri müdahalelerle başlayan süreçte İran, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğini büyük ölçüde durdurarak küresel enerji piyasalarında geniş çaplı dalgalanmalara yol açtı. Ayrıca ABD’nin Basra Körfezi’ndeki müttefiklerine yönelik misilleme adımları atarak Washington yönetimini tutumunu gözden geçirmeye zorladı.
Hürmüz Boğazı ve deniz ticareti uyarısı
Reuters tarafından yapılan değerlendirmede, Tahran’ın ABD tarafından devreye sokulan yeni kısıtlamalara yanıt olarak petrol ihracatını daha alt seviyelere çekebileceği ifade edildi. İran Milli Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai de yaptığı açıklamada, ekonomik savaş durumunun sürmesi halinde Hürmüz Boğazı üzerinden veya Basra Körfezi’nin herhangi bir noktasından tek bir damla dahi petrol ihracatının gerçekleşmesine izin verilmeyeceğini dile getirdi.
Yemen’deki İran destekli Ensarullah hareketi (Husiler) de gerçekleştirdiği eylemlerle Kızıldeniz’deki gemi trafiğini sınırlandırırken, Suudi Arabistan Krallığı bağlantılı tüm deniz taşımacılığı faaliyetlerini engelleme uyarısında bulundu.
Yapılan değerlendirmelerde, hareketin üzerindeki baskıyı artırmak amacıyla Babülmendep Boğazı’nı tamamen ulaşıma kapatmaya yönelik adımlar atabileceği kaydedildi.

Beyaz Saray tarafından yaptırımların sertleştirilmesi hamlesinin Körfez bölgesindeki ülkeleri de güvenlik riskiyle karşı karşıya bırakabileceği belirtildi. İran yönetimi, ABD kararlarına katılım sağlayan Körfez ülkelerinin hedef alınacağını bildirmişti.
İran’ın siber operasyonlarla Batılı ülkeleri doğrudan hedef alan adımlarını yoğunlaştırabileceği değerlendiriliyor. ABD’nin Minnesota eyaletinde bulunan yerel su altyapı şebekelerine düzenlenen siber saldırılar öne çıkarken, Washington Post gazetesi Federal Soruşturma Bürosu’nun (FBI) organize edilen saldırıların arkasında İran’ın yer aldığı tespitinde bulunduğunu yazdı.
ABD’den İran’a küresel ekonomik operasyon: Yeni yaptırımlar açıklandı



