• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Rojava’da öğrenciler okulları boykot ediyor: ‘Kendi dilimizi istiyoruz’

Rojava’da öğrenciler okulları boykot ediyor: ‘Kendi dilimizi istiyoruz’

Haseke ve Kobani’de öğrenciler, Kürtçe ders saatlerinin azaltılmasına tepki göstererek eğitim yılının ilk gününde okulları boykot etti. Öğrenciler, “Kendi dilimizde eğitim verilmediği sürece okula dönmeyeceğiz” dedi.

Rojava’da öğrenciler okulları boykot ediyor: ‘Kendi dilimizi istiyoruz’
Rojava’da öğrenciler okulları boykot ediyor: ‘Kendi dilimizi istiyoruz’
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 6 Eylül 2026 15:11
  • Güncellenme: 6 Eylül 2026 15:36

Kuzey ve Doğu Suriye’de (Rojava) öğrenciler, Kürtçe ders saatlerinin azaltılmasına karşı yeni eğitim-öğretim yılının ilk gününde okulları boykot etti. Haseke’de öğrenciler okuldan çıkarken, Kobani’de öğrenciler sınıflara girmeyi reddetti.

Suriye’de 2026-2027 eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte Kürtçenin eğitimdeki statüsüne ilişkin tartışmalar sürüyor. Eğitim Bakanlığı’nın Kürtçe ders saatlerini azaltma kararına tepki gösteren öğrenciler, ana dillerinde eğitim talebiyle okulları boykot etti.

Haseke’de öğrenciler okuldan çıktı

Haseke kentinde bir okulun önünde bir araya gelen öğrenciler, kararın uygulanmasına tepki göstererek okuldan çıktı. Öğrenciler, “Kendi dilimizi istiyoruz” sloganları attı.

Bir öğrenci, neden okuldan çıktıklarını soran muhabire, “Kendi dilimiz için! Kendi dilimizde okumak istiyoruz” yanıtını verdi. Öğrenci, okula geldiklerinde kendilerine Arapça eğitim göreceklerinin söylendiğini belirtti.

Bir başka öğrenci ise “Kendi dilimiz için çıktık. Kendi dilimiz olmadan okumayacağız” dedi.

Öğrencilerden biri de haftada yalnızca iki ders Kürtçe eğitim verilmesini kabul etmediklerini söyledi.

Muhabirin aktardığına göre öğrenciler, Kürtçe eğitim verilmediği sürece okula dönmeyeceklerini belirterek tepkilerini sürdürdü.

Kobani’de öğrenciler sınıflara girmedi

Kobani’de de öğrenciler, Kürtçe ders saatlerinin azaltılmasını protesto ederek eğitim yılının ilk gününde sınıflara girmedi.

Öğrenciler, Eğitim Bakanlığı’nın kararını kabul etmediklerini belirterek kararın iptal edilmesini ve Kürtçenin yeniden temel eğitim dili olmasını talep etti.

Öğrencilerden Hingivîn Musa, Arapçayı reddetmediklerini ancak ana dillerinin eğitimin temeli olması gerektiğini söyledi. Musa, “Dilsel kimliğimize ve geçmiş yıllarda elde edilen eğitim kazanımlarına saygı duyulmalı” dedi.

Alan Mihemed adlı öğrenci ise beşinci sınıfta olduğunu ve beş yıldır okulda Kürtçe eğitim gördüğünü belirterek, “Ana dilimizde okumak istiyoruz; eğer tüm derslerimiz Kürtçe olmazsa okula gitmeyeceğim” ifadelerini kullandı.

Öğrenciler, karar iptal edilene ve talepleri karşılanana kadar boykot ve protestolarını sürdüreceklerini açıkladı.

Karar ne getiriyor?

Suriye Eğitim Bakanlığı, 27 Ağustos’ta yayımladığı 493 sayılı kararla, 2026 tarihli 13 sayılı kararnamenin eğitim alanındaki uygulama talimatlarını değiştirdi. Kararla Kürtçenin, Kürt nüfusun önemli bir bölümünü oluşturduğu bölgelerde devlet ve özel okullarda “ulusal dil” olarak okutulması ve müfredatın bir parçası haline getirilmesi öngörüldü.

Karar kapsamında Kürtçe dersi haftada üç saat olarak belirlendi ve bu dersin notunun öğrencilerin yıl sonu not ortalamasına dahil edilmesi kararlaştırıldı. Ayrıca ilk yıl için sosyal bilgiler, tarih, coğrafya ve felsefe derslerinin Arapça veya Kürtçe alınabilmesine yönelik geçici bir seçenek getirildi.

Ancak bölgedeki öğrenciler, öğretmenler ve akademisyenler açısından temel sorun Kürtçenin yalnızca bir ders olarak okutulması değil, eğitim dili olarak kullanılması. Daha önce Rojava’da anaokulundan üniversiteye kadar Kürtçe eğitim veren bir sistem oluşturulmuştu. Bu nedenle üç saatlik Kürtçe dersinin mevcut eğitim sisteminin gerisine düşülmesi anlamına geleceği belirtiliyor.

13 sayılı kararname ve 29 Ocak anlaşması

Kürtçenin eğitimdeki statüsüne ilişkin tartışma, Suriye Geçici Hükümeti Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın Ocak 2026’da yayımladığı 13 sayılı kararnameyle başlamıştı. Kararnamede Suriyeli Kürtlerin Suriye halkının “temel ve asli bir parçası” olduğu belirtilirken, Kürtlerin kültürel ve dilsel kimliklerini koruma ve ana dillerini geliştirme hakkı tanındı.

Ancak SDG ile Şam arasında 29 Ocak’ta imzalanan anlaşmada Kürtçe eğitimin yalnızca bu kararnameyle düzenlenmesinin yeterli olmayacağı yönündeki itirazlar gündeme geldi. Anlaşmada, Eğitim Bakanlığı ile birlikte Kürt toplumunun eğitim sürecinin ele alınması ve eğitim alanındaki özgünlüklerin gözetilmesi öngörüldü.

Suriye Cumhurbaşkanlığı Danışmanı Mazlum Abdi de daha önce yaptığı açıklamalarda, 13 sayılı kararnamenin Kürtçenin eğitim dili olması açısından yeterli olmadığını belirterek, “Biz eğitimin tümden Kürt dilinde olmasını istiyoruz” demişti.

Bu nedenle 27 Ağustos’ta yayımlanan ve Kürtçeyi haftada üç ders saatiyle sınırlandıran uygulama, bölgede Kürtçenin eğitim dili olarak korunması talebini yeniden gündeme getirdi.

Rojava’da Kürtçe eğitim kararına taviz yok: ‘Kabul edersek varlığımızdan da vazgeçmiş oluruz’