• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Rojava’da Kürtçe eğitim kararına taviz yok: ‘Kabul edersek varlığımızdan da vazgeçmiş oluruz’

Rojava’da Kürtçe eğitim kararına taviz yok: ‘Kabul edersek varlığımızdan da vazgeçmiş oluruz’

Kamışlo ve Derik’te öğrenciler, öğretmenler ve yurttaşlar, Kürtçenin okullarda haftada 3 saat ders olarak okutulmasına ilişkin kararın değiştirilmesini talep etti: “Dilden taviz verdiğimizde, varlığımızdan da vazgeçmiş oluruz”

Rojava’da Kürtçe eğitim kararına taviz yok: ‘Kabul edersek varlığımızdan da vazgeçmiş oluruz’
Rojava’da Kürtçe eğitim kararına taviz yok: ‘Kabul edersek varlığımızdan da vazgeçmiş oluruz’
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 4 Eylül 2026 09:26

Suriye Geçici Hükümeti Eğitim Bakanlığı’nın 27 Ağustos’ta yayımladığı 493 sayılı kararla, Kürtçenin Kürt nüfusun yoğun olduğu bölgelerde devlet ve özel okullarda “ulusal dil” olarak okutulması ve müfredatın parçası haline getirilmesi kararlaştırıldı. Kürtçe dersi haftada 3 saatle sınırlandırılırken, dersin notunun yıl sonu ortalamasına dahil edilmesi öngörüldü.

Kürtçenin daha önce anaokulundan üniversiteye kadar eğitim dili olarak kullanıldığı Rojava’da karara karşı tepkiler sürüyor.

Kamışlo’da öğrenciler ve yurttaşlar tepki gösterdi

Kamışlo’da öğrenciler, aileler, öğretmenler ve kent sakinleri, kararın değiştirilmesi talebiyle yürüyüş düzenledi. Yüzlerce kişinin katıldığı yürüyüş, Şehitler Meydanı’ndan başlayarak Milli Eğitim Müdürlüğü önünde sona erdi.

Eylemde “Dilimiz Varlığımızdır, Kürtçe Eğitim Hakkını İstiyoruz” sloganı öne çıkarken, Kürtçe, Arapça ve İngilizce pankartlar taşındı.

Eğitim Araştırmaları Yönetimi Üyesi Zuleyxa Ebdê, haftada 3 saat Kürtçe dersi verilmesine ilişkin kararın Kürt halkının taleplerini karşılamadığını söyledi. Kararın 13 sayılı kararnameyle de uyumlu olmadığını belirten Ebdê, Kürtçenin seçmeli ya da sınırlı saatlerde okutulan bir ders olarak ele alınmasına karşı çıktı.

Ebdê, eğitim materyallerinin Kürtçeye çevrilebileceğini belirterek, öğretmenlere haklarını ve kimliklerini koruma çağrısında bulundu.

9. sınıf öğrencisi Evîn Îbrahîm de Kürtçeye sınırlı sayıda ders saati ayrılmasını kabul etmediklerini belirterek, eğitim materyallerinin Kürtçe hazırlanmasını ve Kürtçenin Suriye anayasasında resmi dil olarak tanınmasını istedi.

Yurttaş Wasil Esad ise Kürtçenin kimlik ve kültür açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek, haftada 3 saatlik dersin yeterli olmadığını söyledi. Esad, yıllardır verilen anadilde eğitim mücadelesinin dikkate alınması gerektiğini belirtti.

Derik’te de karar reddedildi

Derik’te yurttaşlar da haftada 3 saat Kürtçe dersi kararına tepki gösterdi.

Mûrad Elî, Kürtçe eğitim için Kürtçe materyaller kullanılması gerektiğini belirterek, “Sadece 3 saat ders verilmesini kabul etmiyoruz, çocuklarımın ana dilde eğitimi devam etmelidir” dedi.

Raxida Xelî ise kararın Kürtçe eğitimle yetişen neslin mevcut durumuyla uyuşmadığını belirterek, Kürtçenin Arapça gibi resmi dil olarak tanınmasını ve eğitimde daha kapsamlı kullanılmasını talep etti.

Xelî, karar değişmediği takdirde çocuklarını okula göndermeme yönündeki tutumlarını dile getirerek, “Dilden taviz verdiğimizde, varlığımızdan da vazgeçmiş oluruz” ifadelerini kullandı.

Ciwan Hesen ise 29 Ocak’ta Suriye Geçici Hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında imzalanan anlaşmaya vurgu yaparak, Kürtlerin dil ve eğitim alanındaki haklarının güvence altına alınması gerektiğini söyledi.

Kürtçe eğitim daha önce anaokulundan üniversiteye kadar sürdürülüyordu

Kürtçe eğitim kararı, bölgede yıllardır uygulanan eğitim sistemi açısından da tartışılıyor. Kamışlo’da düzenlenen eylemde yapılan açıklamada, 29 Ocak 2026 tarihli anlaşmaya atıf yapılarak Kürtlerin Suriye’nin yerli halklarından biri olarak tanınması gerektiği belirtildi.

Kobani Üniversitesi akademisyenleri de kararın yeniden ele alınmasını istedi. Üniversite Eşbaşkanı Şervan Mislim, Kürtçenin yıllardır kreşten üniversiteye kadar eğitim dili olarak kullanıldığını belirterek, haftada 3 saatlik uygulamanın akademik ve bilimsel açıdan yeterli olmadığını söyledi.

Kürt Dili ve Edebiyatı Akademisyeni Şivîn Hecî ise Kürtçe eğitim alan öğrencilerin farklı bir dilde eğitim görmeye zorlanmasının eğitim hayatlarını olumsuz etkileyeceğini belirtti. Hecî, Kürtçenin Suriye bünyesinde resmi olarak tanınması çağrısı yaptı.

13 sayılı kararname ve 29 Ocak anlaşması

Kürtçenin eğitimdeki statüsüne ilişkin tartışma, Suriye Geçici Hükümeti Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın Ocak 2026’da yayımladığı 13 sayılı kararnameyle başlamıştı. Kararnamede Suriyeli Kürtlerin Suriye halkının “temel ve asli bir parçası” olduğu belirtilirken, Kürtlerin kültürel ve dilsel kimliklerini koruma ve ana dillerini geliştirme hakkı tanındı.

Ancak SDG ile Şam arasında 29 Ocak’ta imzalanan anlaşmada Kürtçe eğitimin yalnızca bu kararnameyle düzenlenmesinin yeterli olmayacağı yönündeki itirazlar gündeme geldi. Anlaşmada, Eğitim Bakanlığı ile birlikte Kürt toplumunun eğitim sürecinin ele alınması ve eğitim alanındaki özgünlüklerin gözetilmesi öngörüldü.

Suriye Cumhurbaşkanlığı Danışmanı Mazlum Abdi de daha önce yaptığı açıklamalarda, 13 sayılı kararnamenin Kürtçenin eğitim dili olması açısından yeterli olmadığını belirterek, “Biz eğitimin tümden Kürt dilinde olmasını istiyoruz” demişti.

Bu nedenle 27 Ağustos’ta yayımlanan ve Kürtçeyi haftada üç ders saatiyle sınırlandıran uygulama, bölgede Kürtçenin eğitim dili olarak korunması talebini yeniden gündeme getirdi.

Kürtçe eğitim kararına tepki: ‘Bu karardan dönülmelidir’

 

Etiketler: kürtçerojava