• Ana Sayfa
  • Ekonomi - Emek
  • Hürmüz gerilimi petrol fiyatlarını sıçrattı: Türkiye’de akaryakıt baskısı büyüyor

Hürmüz gerilimi petrol fiyatlarını sıçrattı: Türkiye’de akaryakıt baskısı büyüyor

ABD ile İran arasında hafta sonu tanker saldırılarıyla yeniden tırmanan gerilim petrol piyasalarını haftanın ilk işlem gününde de sarstı. Brent petrol 97 dolar sınırına yaklaşırken, Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemi sayısı mayıstan bu yana en düşük seviyeye geriledi. Küresel fiyatlardaki yükseliş Türkiye’de doğrudan petrol arzı kesintisinden çok akaryakıt ve enerji maliyetleri üzerinden hissedilecek.

Hürmüz gerilimi petrol fiyatlarını sıçrattı: Türkiye’de akaryakıt baskısı büyüyor
Hürmüz gerilimi petrol fiyatlarını sıçrattı: Türkiye’de akaryakıt baskısı büyüyor
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 7 Eylül 2026 08:39

ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı çevresinde tırmanan gerilim nedeniyle petrol piyasalarında yeni haftaya da yükselişle başladı. Brent petrolün varil fiyatı pazartesi günü 97 dolar seviyesine yaklaşırken, ABD’nin Batı Teksas türü ham petrolü (WTI) 92 doların üzerine çıktı. Brent geçen haftayı yüzde 7,8, WTI ise yaklaşık yüzde 10 yükselişle tamamlamıştı.

Petrol fiyatlarındaki son yükselişin arkasında yalnızca çatışmalar değil, çatışmaların dünyanın en önemli petrol geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğini giderek daha fazla tehdit etmesi bulunuyor.

Tankerler hedefte, Hürmüz’de trafik azalıyor

Gerilimin son halkasında ABD güçleri cumartesi günü üç İran petrol tankerini vurdu. İran da aynı gün Hürmüz Boğazı’nda izinsiz güzergahlardan geçtiğini söylediği üç tankeri hedef aldığını açıkladı. Ticari tankerler, ABD ile İran arasındaki çatışmanın doğrudan hedeflerinden biri haline geldi.

Saldırıların ardından Hürmüz’deki ticari gemi trafiği daha da geriledi. Reuters’ın gemi takip verilerine dayandırdığı bilgilere göre, son 10 günde boğazdan günde ortalama 10 emtia gemisi geçti. Bu, mayıs ayından bu yana kaydedilen en düşük seviye. Cumartesi günü boğazdan geçen gemi sayısı ise yalnızca iki oldu.

Bu durum petrol piyasalarının temel endişesini artırıyor: Petrolün kendisinden önce, petrolü taşıyan gemilerin hareket edememesi.

Piyasa arz kesintisinden korkuyor

Hürmüz Boğazı, Körfez’deki büyük petrol üreticilerinin dünya pazarlarına ulaşmasında kritik bir geçiş noktası. Bu nedenle boğazdaki trafiğin uzun süre aksaması, petrol arzının küresel ölçekte daralabileceği endişesini güçlendiriyor.

Piyasalar da son haftalarda bu riski fiyatlıyor. Brent petrol, ABD ve İran arasındaki çatışmaların yeniden yoğunlaşmasıyla geçen hafta yüzde 7,8 yükseldi. Pazartesi günü de yükselişini sürdürerek 97 dolar sınırına yaklaştı.

Üstelik fiyatlardaki yükseliş yalnızca hafta sonundaki tanker saldırılarıyla başlamadı. ABD ile İran arasında yeniden başlayan çatışmalar nedeniyle Brent, 1 Eylül’de tek günde yüzde 4,6 artarak 94,65 dolara çıkmıştı.

OPEC+ üretimi artırmadı

Petrol piyasalarının yakından izlediği bir diğer gelişme de OPEC+ toplantısı oldu. Örgüt, 6 Eylül’deki toplantısında ekim ayı için mevcut üretim politikasını değiştirmeme kararı aldı.

Bu karar, Hürmüz’deki arz endişelerinin arttığı bir dönemde piyasaya yeni bir üretim artışı mesajı gelmemesi anlamına geliyor. OPEC+’ın bir sonraki toplantısı 4 Ekim’de yapılacak.

Türkiye’ye etkisi ne olacak?

Hürmüz’deki gelişmelerin Türkiye açısından etkisi, bir arz kesintisinden ziyade küresel petrol fiyatlarının yükselmesi üzerinden ortaya çıkacak.

Türkiye farklı ülkelerden ve farklı güzergahlardan petrol tedarik ettiği için Hürmüz’deki her aksama Türkiye’nin petrol arzının kesileceği anlamına gelmiyor. Ancak uluslararası ölçekte Brent fiyatının yükselmesi, Türkiye’nin ithal ettiği petrolün maliyetini artırıyor.

Bu artışın ilk ve en görünür yansımalarından biri akaryakıt fiyatları oluyor. Brent petrol ve döviz kurundaki hareketler, Türkiye’de benzin ve motorin fiyatlarının belirlenmesinde temel unsurlar arasında yer alıyor.

Dolayısıyla Hürmüz’deki gerilim Türkiye’ye petrolün tamamen kesilmesinden çok, daha pahalı petrol olarak yansıyabilir.

Enerji faturası büyüyebilir

Türkiye açısından risk yalnızca pompa fiyatlarıyla sınırlı değil. Petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki kalıcı yükseliş, enerji ithalat faturasını da artırabilir.

Enerji düşünce kuruluşu Ember, Hürmüz krizinin petrol ve fosil yakıt fiyatlarını yükseltmesi halinde Türkiye’nin 2026 sonuna kadar enerji ithalat faturasına 14 milyar dolardan fazla ek yük getirebileceğini hesaplamıştı. Bunun yaklaşık 7,7 milyar dolarının petrol ithalatından kaynaklanabileceği öngörülmüştü.

Bu nedenle gözler şimdi yalnızca Brent petrolün 100 dolar sınırını aşıp aşmayacağında değil, Hürmüz’deki tanker trafiğinin ne kadar süreyle düşük kalacağında.

Çünkü petrol piyasasında asıl belirleyici soru artık fiyatın ne kadar yükseldiğinden çok, arzın ne kadar süreyle kısıtlanacağı.