• Ana Sayfa
  • Kadın
  • YPJ Genel Komutanı Newroz Ehmed: ‘Kendi özgünlüğümüzü korumanın mücadelesini vereceğiz’

YPJ Genel Komutanı Newroz Ehmed: ‘Kendi özgünlüğümüzü korumanın mücadelesini vereceğiz’

Şam’la yürütülen müzakere sürecini değerlendiren YPJ Genel Komutanı Newroz Ehmed, entegrasyonun bir erime anlamına gelmediğini vurgulayarak “Kendi özgünlüğümüzü ve kadınların öz savunma misyonunu koruma mücadelesini sürdüreceğiz” dedi.

YPJ Genel Komutanı Newroz Ehmed: ‘Kendi özgünlüğümüzü korumanın mücadelesini vereceğiz’
YPJ Genel Komutanı Newroz Ehmed: ‘Kendi özgünlüğümüzü korumanın mücadelesini vereceğiz’
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 10 Eylül 2026 14:17
  • Güncellenme: 10 Eylül 2026 14:19

Suriye’de değişen dengeler, Şam yönetimiyle yürütülen diplomasi ve entegrasyon süreciyle birlikte Kadın Savunma Birlikleri’nin (YPJ) yeni dönemdeki rolü tartışılıyor.

YPJ Genel Komutanı Newroz Ehmed, Yeni Yaşam Gazetesi’nden Nezahat Doğan’a konuştu. Şam yönetimiyle YPJ’nin statüsüne ilişkin görüşmelerin sürdüğünü beliren Newroz Ehmed, YPJ’nin mevcut yapısının korunması ve kadınların öz savunma mekanizmalarındaki rolünün devam etmesi için müzakere yürüttüklerini söyledi.

Ehmed, Rojava’da Kürtçenin eğitim dilindeki konumuna ilişkin tartışmaların yanı sıra Suriye’nin demokratikleşmesi ve Türkiye’deki Kürt meselesine dair de değerlendirmelerde bulundu.

SDG’nin entegrasyonunun ardından YPJ’nin statüsüne ilişkin görüşmelerin sürdüğünü belirten Newroz Ehmed, Savunma Bakanlığı bünyesinde yer alamayacaklarının kendilerine iletildiğini, bu nedenle İçişleri Bakanlığı’yla görüşmelerin gündeme geldiğini aktardı.

Ancak YPJ’nin talebinin mevcut asayiş yapılanmasına bireysel olarak katılmak olmadığını vurgulayan Ehmed, “Talebimiz YPJ olarak özgünlüğümüzü, deneyimlerimizi muhafaza ederek kendi bölgelerimizde konumlanma yönünde” dedi.

Özel birlikler içerisinde yer almak istediklerini belirten Newroz Ehmed, bu yapıda kadınlara özgü bir birlik bulunmadığının kendilerine söylendiğini ancak Şam yönetiminin bu konuda “açık” olduğunu ifade etti.

YPJ’nin geleceğine ilişkin tartışmalarda ismin değişip değişmemesinin esas mesele olmadığını belirten Newroz Ehmed, asıl olarak misyonun ve rolün korunması gerektiğini söyledi.

“Öncelikle bu gücün geleceğine netlik kazandırmak istiyoruz. Kendi bölgesinde bir savunma gücü olarak kalmasını istiyoruz. İsim olarak YPJ kalıp kalmayacağı tartışılıyor ama isim çok önemli değil. Önemli olan misyonunu ve rolünü koruyabilmesi” diyen Newroz Ehmed, entegrasyonun bir erime anlamına gelmediğini vurguladı.

‘Sadece savaşan bir güç olarak ele almadık’

YPJ’nin kuruluşundan bu yana yalnızca askeri bir güç olarak hareket etmediğini belirten Ehmed, kadınların ve toplumun öz savunma kapasitesinin geliştirilmesinin temel hedeflerden biri olduğunu söyledi.

“İlk oluşumdan bu yana biz kendimizi sadece savaşan bir güç olarak ele almadık. Hem toplumu hem de kadınları tüm saldırı biçimlerine karşı eğitme, örgütleme, bilinç oluşturma ve öncülük etme rolüyle yola çıktık. Bu temelde oluşturuldu” diyen Ehmed, bu rolün yeni dönemde de devam edeceğini ifade etti.

Ehmed, YPJ’nin resmi bir güç içerisinde yer almasının toplumsal misyonunu ortadan kaldırmayacağını belirterek, “Aynı zamanda kadınlar için öz savunmaya dair ne gerekiyorsa yapacağız. Bu yönlü çalışmalarımız devam edecek. Bu entegre olmakla bitecek, sonuçlanacak bir durum değildir. Çünkü bu bir toplumsal ihtiyaç” dedi.

‘Kendi özgünlüğümüzü korumanın mücadelesini vereceğiz’

YPJ’nin hükümet güçlerine dahil olmasıyla birlikte kadınların özgünlüğünü kaybedeceği yönündeki kaygıların farkında olduklarını belirten Ehmed, bu konuda mücadelenin sürdürüleceğini söyledi.

“Ordu denilince herkesin kafasında şekillenen bir tanımlama var, elbette bizim talep ettiğimiz de o bilinen tanımlamaya, oluşuma katılmak değil. Kendini savunma temelinde katılmayı öngörüyoruz. Bunun mücadelesini veriyoruz” ifadelerini kullanan Newroz Ehmed, YPJ’nin kendi hukuki ve kurumsal tanımının olmasını istediklerini belirtti.

Newroz Ehmed, “Kendi özgünlüğümüzü korumanın mücadelesini vereceğiz. İç güvenlik güçlerine katılsak da bu mücadeleyi yürüteceğiz” diyerek kadınların iç güvenlik güçlerinde de örgütlü olduğunu ve YPJ’nin katılımıyla kadınların sayısının daha da artacağını söyledi.

‘Geçmiş pratiklerin etkilerini aşmak zaman gerektirecek’

6 Ocak saldırılarında öldürülen kadın savaşçıların bedenlerine yönelik saldırıların ardından yaşanan sürecin ağır olduğunu belirten Newroz Ehmed, geçmişte yaşananların yeni dönemde aşılması gerektiğini söyledi.

Newroz Ehmed, şunları kaydetti:

“Artık Suriye’nin kendisini yeniden ele alması gerekiyor. Biz hep Suriye’nin birliğini, bütünlüğünü savunduk. Aynı topraklarda yaşayan iki gücün birbirine bu şekilde saldırması kabul edilir bir durum değil. Bu yönlü bir değişimin de olması gerekiyor. Entegrasyon sürecinden geçiyorken o anlamıyla yeni bir sayfa da açmamız gerekiyor. Elbette geçmiş pratiklerin etkilerini aşmanın zorlukları olacaktır. Hem bizler açısından hem de hükümet, ordu açısından da durum böyle.”

Ancak savaşçılar açısından geçmişte yaşananların kolaylıkla geride bırakılamayacağını belirten Newroz Ehmed, “Halkımız ve savaşçılarımız açısından da sanki hiçbir şey olmamış gibi yaşamak ve katılmak elbette zor. Bunun için zaman gerekecek” dedi.

Özellikle kadınların katılım konusunda daha fazla kaygı yaşadığını belirten Newroz Ehmed, bunun geçmişte kadınlara yönelik işlenen suçlarla bağlantılı olduğunu söyledi.

‘Ana diliyle öğrenim görmek herkesin hakkı’

YPJ’nin yeni dönemdeki rolüne ilişkin tartışmaların yanı sıra Rojava’daki ana dilinde eğitim meselesinin de en ciddi sorunlardan biri olduğunu belirten Newroz Ehmed, Kürtçenin haftada üç ders saatiyle sınırlandırılmasına tepki gösterdi.

“Gerçekten en ciddi sorun şimdi bu. Çünkü çocuklar yıllardır Kürtçe eğitim alıyordu. Arapça da biliyorlardı, okuyorlardı ama eğitim tamamıyla Kürtçeydi” diyen Ehmed, alınan kararın yeterli olmadığını söyledi.

“Anadiliyle öğrenim görmek herkesin hakkı. Bunu yaparken de genel dilleri reddetmiyorsun” ifadelerini kullanan Ehmed, Kürtçenin anayasal güvenceye kavuşturulması ve eğitim tercihlerinin topluma bırakılması gerektiğini belirtti.

Ehmed, yeni eğitim sistemine geçiş için bir ara sürece ihtiyaç olduğunu, müfredatın değiştirilmesi ve kitapların çevrilmesi konusunda ciddi sorunlar yaşandığını söyledi.

‘Risklerin önünü alabilecek tek şey hükümetin demokratikleşmesidir’

Suriye’nin geleceğine ilişkin değerlendirmesinde ise demokratikleşmenin temel mesele olduğunu belirten Newroz Ehmed, ülkedeki farklı halkların ve toplumsal kesimlerin sürece dahil edilmesi gerektiğini söyledi:

“Genel Suriye olarak da önümüzde bir süreç var. Suriye üzerindeki yaptırımlar kaldırıldı. Bu bir fırsat. Tüm bu risklerin önünü alabilecek tek şey bu hükümetin demokratikleşmesidir. Demokratikleşme de herkesin katılımıyla gerçekleşir. Suriyeli halklar için güven ortamını yaratmakla olur. O zaman gerçekten Suriye de güçlenir, birleşir ve gücünün hepsi bir yerde toplanabilir.”

Newroz Ehmed, IŞİD ve cihatçı grupların yanı sıra bölgesel ve uluslararası güçlerin Suriye üzerindeki etkisinin de sürdüğünü belirterek, iç cephenin güçlendirilmesinin öncelikli olduğunu ifade etti.

Türkiye’deki süreç | ‘Demokratik siyaset en doğru çözüm yolu’

Türkiye’de Kürt meselesinin çözümü kapsamında yürütülen sürecin Rojava’daki gelişmelerden bağımsız olmadığını belirten Newroz Ehmed, iki taraftaki süreçlerin birbirini etkilediğini söyledi.

Demokratik siyasetin en doğru çözüm yolu olduğunu belirten Ehmed, savaş ve çatışmaların ardından demokratik siyasete geçişin kolay olmadığını ancak bunun yeni dönemin temel mücadele alanlarından biri olduğunu belirtti.

Türkiye’nin Kürtlerin varlığını kabul etmesinin bölge açısından tehdit oluşturmayacağını ifade eden Newroz Ehmed, “Kürtlerin varlığını kabul ediyorsa, bu Türkiye’yi zayıflatmaz, ona karşı bir tehlike de oluşturmaz” dedi.

‘Sonuca ulaşmadan mücadelemizi sonlandırmayacağız’

YPJ’nin statüsüne ilişkin Şam’la görüşmelerin sürdüğünü belirten Newroz Ehmed, karşılıklı müzakereyle bir uzlaşmaya ulaşmayı umduklarını söyledi:

“Bizim de umudumuz ve çalışmalarımız o yönlü. Biz de bu konuda adım atılacağına inanıyoruz. Çözüme kavuşan birçok konu var, ancak henüz çözülmeyen konular var. Daha iyi tanıma ve anlamak için de ısrar, diyalog gerekir.”

YPJ’nin statüsünün belirlenmesinin ardından da kadınların ve toplumun demokratik yaşama katılımı için mücadelenin süreceğini belirten Ehmed, “YPJ konusu da öyle. Bir uzlaşmaya varsak bile, her şey bitmiyor. Elbette mücadelemiz tüm kadınların, bileşenlerin katılımını sağlayana ve demokratik siyaseti geliştirene kadar sürecek” ifadelerini kullandı.

Görüşmelerin sonuçlanmaması durumunda da mücadeleye devam edeceklerini belirten Ehmed, “Bunun için de elbette sonuca ulaşmadan mücadelemizi sonlandırmayacağız. Farklı yol ve yöntemlerle mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.

Röportajın tamamına buradan ulaşabilirsiniz.