DİSK-AR: İşçilerin ücret kaybı 8 ayda 1 trilyon 863 milyar lirayı aştı

DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, 2026’nın ilk 8 ayında enflasyon ve vergilerin işçi ücretlerinde yarattığı toplam kaybın en az 1 trilyon 863 milyar liraya ulaştığını söyledi.

DİSK-AR: İşçilerin ücret kaybı 8 ayda 1 trilyon 863 milyar lirayı aştı
DİSK-AR: İşçilerin ücret kaybı 8 ayda 1 trilyon 863 milyar lirayı aştı
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 10 Eylül 2026 15:58

DİSK Araştırma Merkezi (DİSK-AR) tarafından hazırlanan Ücret Kayıpları Raporu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde düzenlenen basın açıklamasıyla duyuruldu. DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, 2026’nın ilk 8 ayında enflasyon ve vergilerin işçi ücretlerinde yarattığı toplam kaybın en az 1 trilyon 863 milyar liraya ulaştığını söyledi.

Açıklamaya DİSK yöneticileri de katıldı.

“8 ayda neredeyse 2 trilyon liramız aktarıldı”

DİSK-AR’ın yaklaşık 1,5 yıldır işçi ücretlerindeki erimeyi her ay hesapladığını belirten Çerkezoğlu, Ücret Kayıpları Raporu’nda yüksek enflasyon ve ağır vergi yükünün işçi ücretlerinde yarattığı kayıpların ortaya konulduğunu söyledi.

Çerkezoğlu, hesaplamanın yalnızca kayıtlı işçi ücretleri üzerinden yapıldığını belirterek, 2026’nın ilk 8 ayında enflasyon ve vergilerin işçi ücretlerine getirdiği toplam kaybın en az 1 trilyon 863 milyar lira olduğunu ifade etti.

Çerkezoğlu, “Yani 8 ayda neredeyse 2 trilyon liramız, bizlerden alınıp sermayeye ve iktidara aktarılmıştır. Yılın 8. ayında enflasyonun ve vergilerin yarattığı bu ağır kayıp, milyonlarca işçinin, emekçinin, emeklinin sofrasındaki ekmeği daha da küçültmüştür” dedi.

İktidarın “Enflasyon düştü, düşecek” söylemiyle ücretleri baskıladığını belirten Çerkezoğlu, son dört Orta Vadeli Program’da hedeflenen enflasyon oranlarının tutturulamadığını hatırlattı.

2026 yılı için daha önce yüzde 16 olarak belirlenen enflasyon hedefinin yüzde 28,4’e, 2027 yılı için yüzde 9 olarak belirlenen hedefin ise yüzde 21’e revize edildiğini aktaran Çerkezoğlu, uygulanan ekonomi politikalarının işçileri, emekçileri ve emeklileri açlık ve yoksullukla karşı karşıya bıraktığını söyledi.

Çerkezoğlu, “Bu ekonomi yönetimi, bu anlayış, bu zihniyet, bu politikalar, her gün bu ülkenin işçisini, emekçisini, emeklisini açlığa ve yoksulluğa mahkûm etmektedir. Kontrolden çıkmadığını söyledikleri yüksek enflasyon karşısında eriyen ücretler, alım gücümüzü düşürmeye devam ediyor. Bu da yetmezmiş gibi adaletsiz vergi sistemi ile bölüşüm krizi daha da derinleşiyor. Bugün kontrolden çıkan, bu ülkedeki bölüşüm krizidir. Kontrolden çıkan, milyonlarca işçinin, emekçinin, emeklinin açlıkla, yoksullukla yüz yüze kalmasıdır” ifadelerini kullandı.

Asgari ücretin kaybı 6 bin 196 liraya ulaştı

Çerkezoğlu, işçilerin ücret kayıplarının geçen yılın ağustos ayına göre yüzde 56 arttığını belirtti. Ücretlerin yılda bir kez artırılmasına karşın fiyatların yılın her ayı ve her günü artmaya devam ettiğine dikkat çeken Çerkezoğlu, milyonlarca işçinin 28 bin liralık asgari ücrete mahkûm edildiğini söyledi.

Asgari ücretteki kaybın daha da ağır olduğunu belirten Çerkezoğlu, 2026’nın ilk 8 ayında, ağustos ayı itibarıyla asgari ücretin enflasyon ve kesintiler nedeniyle yaşadığı kaybın 6 bin 196 liraya ulaştığını ifade etti.

Açlık sınırının 37 bin lirayı, yoksulluk sınırının ise 120 bin lirayı geçtiğini belirten Çerkezoğlu, 28 bin lira olarak uygulanan ve reel olarak 21 bin liraya gerilediğini söylediği asgari ücretin milyonlarca çalışana reva görüldüğünü dile getirdi.

“Sendikal haklar ağır baskı altında”

Çerkezoğlu, ücretlerdeki kayıpların sendikal haklarla da doğrudan bağlantılı olduğunu belirterek örgütlenme, toplu iş sözleşmesi ve grev hakkının ağır baskı altında olduğunu söyledi.

Türkiye’de sendikalı işçilerin oranının resmi rakamlara göre yüzde 14 seviyesinde olduğunu aktaran Çerkezoğlu, toplu iş sözleşmesi kapsamındaki işçilerin oranının yüzde 10’a, özel sektörde toplu iş sözleşmesi kapsamının ise yüzde 4’e gerilediğini belirtti.

Sendikalı ve toplu iş sözleşmesi kapsamındaki işçilerin ortalama kazancının, sendikasız ve toplu sözleşmesiz işçilerden yüzde 92 daha fazla olduğunu ifade eden Çerkezoğlu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın sorumluluğuna dikkat çekti.

Çerkezoğlu, “Önünde bulunduğumuz Çalışma Bakanlığının görevi ve sorumluluğu açıktır. Bir ülkede Çalışma Bakanlığı, işçilerin sendikal haklarını kullanmasını güvence altına almalıdır” dedi.