BM Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese, Cenevre’deki İnsan Hakları Konseyi’nde konuştu. Albenese, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının yoğunlaştığı Ekim 2023’ten bu yana Filistinlilere karşı işlenen sistematik işkence ve kötü muamelelere ayrıntılı biçimde yer veren yeni raporunun detaylarını da aktardı.
300’den fazla tanıklığa dayanan rapora göre işkence, İsrail’in gözaltı merkezleriyle sınırlı münferit uygulamalardan ibaret değil; farklı gözaltı ve tutukluluk alanlarına ve Filistinlilerin günlük yaşamlarına yayılan sistematik bir politika niteliği taşıyor. Raporda, bu uygulamaların temel amacının Filistinlileri, topraklarını terk etmeye zorlamak olduğu belirtiliyor.
Kitlesel gözaltılar ve kötü muamele
Rapora göre Ekim 2023’ten bu yana 18 bin 500’den fazla Filistinli gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında çocukların da bulunduğu belirtildi.
Tanıklıklarda; aç bırakma, ağır dayak, cinsel şiddet, elektrik verme, uykudan mahrum bırakma ve gerekli tıbbi bakımdan yoksun bırakma gibi çeşitli işkence ve kötü muamele biçimleri anlatılıyor. Gözaltında hayatını kaybeden Filistinlilerin sayısının 84 ile 94’ün üzerinde olduğu belirtilirken, birçok ölüm vakasının kamuoyundan gizlendiği ileri sürülüyor.
Cinsel şiddet bir aşağılama ve kontrol aracı olarak kullanılıyor
Raporda ayrıca, Filistinli tutuklulara yönelik tecavüz ve diğer cinsel şiddet biçimlerine ilişkin çok sayıda vaka da yer alıyor. Bu uygulamaların yalnızca fiziksel zarar vermeyi amaçlamadığı; aynı zamanda kişileri aşağılamak, korkutmak, zorlamak ve kontrol altında tutmak için kullanıldığı belirtiliyor.
Doktorlar, gazeteciler ve akademisyenler de hedefte
Rapor, doktorlar, gazeteciler, BM çalışanları ve akademisyenlerin özellikle hedef alınmasına da dikkat çekiyor. Albanese’ye göre bu durum, yalnızca bireylerin hedef alınmasından daha geniş bir tabloya işaret ediyor: Filistin toplumunun kendisini ayakta tutmasını ve işlevlerini sürdürmesini sağlayan kurumların ve meslek gruplarının da zayıflatılmaya çalışıldığına işaret ediliyor.
Gazze bir “işkence ortamına” dönüştürüldü
Rapora göre İsrail, Gazze’yi insanların kendilerini güvende hissedebileceği hiçbir yerin kalmadığı bir alana dönüştürdü. Bombardıman, zorla yerinden etme, aç bırakma ve evlerin, hastanelerin ve kültürel alanların yıkılması gibi uygulamaların bir arada kullanılmasıyla Filistinlilere yönelik kolektif bir acı ve korku ortamı oluşturulduğu belirtiliyor.
Kuşatma ve aç bırakma
Raporda gıda, su, yakıt ve insani yardım girişlerinin kısıtlanması da kitlesel acı ve ölüme yol açan kasıtlı politikalar olarak nitelendiriliyor. Yüzlerce kişinin yetersiz beslenme nedeniyle hayatını kaybettiği ileri sürülürken, temel ihtiyaçlardan mahrum bırakmanın Filistinliler üzerinde baskı oluşturmanın ve onları yaşam alanlarından uzaklaştırmanın bir aracı olarak kullanıldığı savunuluyor.
2 milyon kişi yerinden edildi
Rapora göre Filistinliler aynı zamanda sürekli gözetim, zorla yerinden edilme ve tekrarlanan saldırılar yoluyla ağır bir psikolojik baskı altında tutuluyor. Yaklaşık 2 milyon kişinin zorla yerinden edildiği, daha sonra “güvenli bölge” olarak gösterilen alanların dahi tekrar tekrar saldırıya uğradığı belirtiliyor. Albanese raporda, bunun Filistinliler açısından sürekli bir korku, belirsizlik ve zorlanma hâli yarattığını ifade ediyor.
Raporda, işkencenin yalnızca münferit bir kötü muamele biçimi olmadığı; Filistinlilere yönelik daha geniş bir tahakküm, yıkım ve zorla yerinden etme sisteminin parçası olarak kullanıldığına yer veriliyor.




